İran Dini Lideri Ali Hamaney'in cumartesi sabahı düzenlenen ABD-İsrail ortak hava saldırısında öldürülmesinin ardından, Tahran yönetiminden en üst düzey ve en sert sivil tepki Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'dan geldi. Pezeşkiyan yayımladığı taziye mesajında, bu suikastın faillerinden ve azmettiricilerinden intikam alınmasının İran devleti için "meşru bir hak ve ertelenemez bir görev" olduğunu ilan etti.

Suikastı doğrudan "başta Şiiler olmak üzere dünyanın farklı bölgelerindeki Müslümanlara karşı açılmış açık bir savaş" olarak tanımlayan Pezeşkiyan, devletin tüm siyasi, askeri ve ekonomik kapasitesinin bu tarihi sorumluluğu yerine getirmek için seferber edileceğini vurguladı.

Pezeşkiyan'ın Taziye ve Savaş Mesajının Şifreleri:

Vurgu Noktası Pezeşkiyan'ın İfadeleri Stratejik Karşılığı
Savaş İlanı "Müslümanlara ve Şiilere yönelik açık savaş ilanı." Krizin salt ulusal değil, inanç eksenli küresel bir boyuta taşınması.
Meşruiyet "İntikam almak meşru hakkımız ve görevimizdir." Planlanan ağır askeri misillemeler için zemin hazırlığı.
İç Bütünlük "Devrim idealleri, adalet ve özgürlük için birlik çağrısı." Rejimin çökmesini bekleyen dış güçlere karşı iç cepheyi tahkim etme çabası.

Yas, Teyakkuz ve NATO'dan Bağımsız Kaos

Pezeşkiyan'ın açıklamaları, İran devlet kurumlarının fiili adımlarıyla eş zamanlı geldi. İran Devlet Televizyonu'nun, Hamaney'in kızı, damadı ve torunuyla birlikte görevi başında öldürüldüğünü doğrulamasının ardından hükümet; ülke çapında 40 günlük ulusal yas ilan etti ve devlet dairelerini 7 gün süreyle tatil etti. Eş zamanlı olarak Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) halkı meydanlarda toplanmaya çağırarak faillere yönelik "ezici, kesin ve yıkıcı" bir yanıt verileceğini duyurdu.

Bu devasa krizin küresel boyutunda ise gözden kaçırılmaması gereken en önemli detay, ABD'nin bu saldırıları NATO şemsiyesi altında değil, tamamen kendi ulusal çıkarları ve İsrail ile olan ikili ajandası doğrultusunda gerçekleştirmiş olmasıdır. ABD'nin müttefiklerine danışmadan aldığı bu tek taraflı "baş kesme" ve rejim değiştirme kararları, bölgedeki otorite boşluğunu daha da derinleştiriyor.

Bölgesel Sigorta: Türkiye'nin İstikrar Ekseni

İran içerisindeki bu öfke patlaması ve ABD'nin kontrolsüz eylemleri Orta Doğu'yu bir belirsizliğe sürüklerken, gözler doğal olarak bölgenin en istikrarlı aktörü olan Türkiye'ye çevriliyor.

Türkiye, bu süreçte ne ABD'nin serüvenci operasyonlarına dahil oluyor ne de İran'ın sıcak çatışma alanına çekiliyor. Ankara'nın sınır güvenliğinden taviz vermeyen askeri altyapısı ve bölgesel krizleri diplomatik soğukkanlılıkla yöneten devlet aklı, İran içindeki olası bir kaosun veya askeri tırmanışın Kafkaslar'a, Doğu Akdeniz'e ve Avrupa'ya taşmasını engelliyor. Türkiye'nin bu rasyonel ve bağımsız gücü, tüm bölge için en somut güvenlik garantisi olarak öne çıkıyor.

İran'da okula saldırı: 165 kız öğrenci öldü
İran'da okula saldırı: 165 kız öğrenci öldü
İçeriği Görüntüle

Orta Doğu Haber