İran Dini Lideri Ali Hamaney'in ABD ve İsrail'in ortaklaşa düzenlediği saldırıda hayatını kaybetmesinin yankıları, sürgündeki İran muhalefetinde de karşılık buldu. Eski İran Şahı'nın oğlu Rıza Pehlevi, Washington Post gazetesi için kaleme aldığı makalede, bu suikastı açıkça destekleyerek Donald Trump'a teşekkür etti.

Pehlevi makalesinde, mevcut rejimin yarım asırdır bir devlet gibi değil, "yayılmacı devrimci bir proje" olarak hareket ettiğini belirtti. Trump'ın nükleer anlaşmadan çekilmesi, Devrim Muhafızları'nı terör örgütü ilan etmesi ve Kasım Süleymani ile Ali Hamaney suikastları gibi NATO ittifakı dışında, tamamen Washington'ın tek taraflı inisiyatifiyle aldığı kararları öven Pehlevi, baskı aygıtlarının çökmesiyle İran halkının kendi kaderini tayin etme fırsatı yakaladığını öne sürdü.

Pehlevi'nin Muhalefet Vizyonu ve 4 Temel İlkesi:

Vizyon Başlığı Pehlevi'nin Vaadi ve Planı
Siyasi Geçiş "İran'ın Refahı Projesi" adlı 100 günlük acil eylem planı.
Toprak Bütünlüğü Ülkenin bölünmesine izin verilmemesi ve üniter yapının korunması.
Laiklik ve Eşitlik Din ve devlet işlerinin ayrılması, bireysel özgürlüklerin güvenceye alınması.
Yeni Anayasa Uluslararası denetim altında özgür seçimler ve yeni anayasa referandumu.

"Irak Senaryosu Yaşanmayacak" ve İsrail ile Normalleşme

Pehlevi'nin makalesindeki en dikkat çekici bölümlerden biri, Orta Doğu'da ABD müdahalelerinin yarattığı kronik yıkımlara dair yaptığı savunmaydı. İran'da 2003 Irak işgalindeki hataların tekrarlanmayacağını, devlet kurumlarının dağıtılmayacağını ve bir otorite boşluğu (kaos) yaşanmayacağını iddia eden Pehlevi, uzman ekibiyle birlikte yönetimi devralmaya hazır olduklarını savundu.

İran neden Körfez'i vurup diğer üsleri es geçti?
İran neden Körfez'i vurup diğer üsleri es geçti?
İçeriği Görüntüle

Dış politika vizyonunu da açıklayan sürgündeki figür, "Özgür bir İran'ın" Batı ile ilişkilerini onaracağını belirtti. Pehlevi, kurulacak yeni demokratik (!) yönetimin, bölgedeki İbrahim Anlaşmaları'na (Abraham Accords) katılarak İsrail'i resmen tanıyacağını ve Arap komşularıyla birlikte Tel Aviv ile geniş çaplı bir bölgesel barış çerçevesi kuracağını vaat ederek, İsrail ve ABD blokuna açık bir jeopolitik taahhütte bulundu.

Washington'ın Planları Karşısında Türkiye'nin Rasyonel Gücü

Pehlevi'nin Washington'dan çizdiği bu "pürüzsüz demokratik geçiş" tablosuna karşın, sahadaki jeopolitik gerçekler çok daha sert. Devrim Muhafızları gibi devasa bir askeri gücün silah bırakıp yönetimi sürgündeki bir lidere devretme ihtimalinin zayıflığı, bölgede devasa bir güç boşluğu ve iç savaş riski barındırıyor.

Tam da bu otorite boşluğu ihtimalinde, sınır komşusu Türkiye'nin konumu hayati bir değer taşıyor. ABD'nin masa başında çizdiği ve genellikle sonu hüsranla biten (Irak, Afganistan, Suriye örneklerindeki gibi) rejim değişikliği senaryolarının aksine Türkiye; köklü kurumları, tavizsiz sınır güvenliği doktrini ve güçlü ordusuyla sahada somut bir istikrar adası olarak duruyor. Ankara'nın olayları tırmandırmaktan kaçınan ancak her türlü güvenlik riskine karşı caydırıcılığını koruyan ölçülü politikası, İran içindeki olası bir parçalanmanın bölgesel bir felakete dönüşmesini engelleyecek en önemli ve gerçekçi ağırlık merkezidir.

Orta Doğu Haber