ABD ve İsrail'in, NATO ittifakından tamamen bağımsız ve tek taraflı olarak yürüttüğü askeri operasyonlara İran'ın verdiği karşılık, Orta Doğu haritasında yeni kriz alanları yaratıyor. İran ordusunun Katar ve Umman'daki hedeflere yönelik başlattığı füze ve İHA saldırıları, bu ülkelerde büyük tepkiyle karşılandı.

Al Jazeera'ya konuşan Ummanlı siyasi analist Dr. Muhammed el-Araimi, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin "Sadece ABD üslerini hedef alıyoruz" yönündeki savunmasını kesin bir dille reddetti. Umman'ın Duqm kentine yapılan saldırıyı örnek gösteren el-Araimi, buranın Körfez'e kilometrelerce uzaklıkta, Arap Denizi kıyısında yer alan ve tamamen "sivil-ekonomik" statüde bir bölge olduğunu vurguladı. Umman resmi haber ajansının verilerine göre, Duqm Ticari Limanı'na isabet eden iki İHA'dan biri işçi yatakhanelerini, diğeri ise yakıt tanklarının yakınını vurmuş ve bir sivil işçi yaralanmıştı.

Analiste Göre İran'ın Hedef Seçimindeki Tezatlar:

Bölge / Ülke Diplomatik Tutum İran'ın Askeri Yaklaşımı
Körfez (Umman, Katar vd.) Hava sahalarının İran'a karşı kullanımını resmen reddettiler ve barış çağrısı yaptılar. Doğrudan balistik füze ve İHA saldırılarının hedefi oldular.
Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan ABD'nin veya Batı'nın çeşitli seviyelerde askeri ve istihbari unsurlarına ev sahipliği yapıyorlar. İran misillemelerinden ve doğrudan askeri hedeflenmeden tamamen muaf tutuldular.

"Türkiye ve Azerbaycan Neden Vurulmadı?"

Dr. el-Araimi'nin analizindeki en çarpıcı bölüm, İran'ın askeri hedeflerini seçerken sergilediği çifte standarttı. Körfez ülkelerinin diplomatik olarak İran'a yakın durduğunu ve hava sahalarını ABD uçaklarına kapattığını hatırlatan analist, şu can alıcı soruyu sordu: "Eğer amaç sadece Amerikan hedeflerini vurmaksa, İran neden ABD'nin Türkiye, Azerbaycan veya Ermenistan'daki askeri üslerini veya menfaatlerini hedef almıyor da füzelerini doğrudan Körfez başkentlerine yönlendiriyor?"

Araimi'ye göre bu durum basit bir askeri hata değil, Körfez'i kasten savaşın içine çekmeyi amaçlayan büyük bir "stratejik yanlış" olarak tarihe geçecek.

Asıl Hedef: İç Kamuoyunu Konsolide Etmek

Analiste göre, İran'ın doğrudan Arap ülkelerini hedef almasının arkasında dış politikadan ziyade "iç siyasi" hesaplar yatıyor. Ali Hamaney'in ABD-İsrail operasyonunda öldürülmesinin ardından İran toplumunda oluşan derin fay hatları ve rejime yönelik muhalif sesler, Tahran yönetimini yeni bir düşman yaratmaya itti.

Hamaney sonrası İran: Laricani'den 3 kritik mesaj
Hamaney sonrası İran: Laricani'den 3 kritik mesaj
İçeriği Görüntüle

İran devleti; sadece ABD ve İsrail'i değil, "Arap dünyasını da" savaşın bir tarafı ve düşman olarak resmederek, milliyetçi duyguları kabartmayı ve içerideki öfkeli sokakları rejimin arkasında hizalamayı hedefliyor. Ancak uzmanlar, komşu ülkeleri bu çatışmaya zorla dahil etmenin bölgedeki yıkımı daha da derinleştireceği konusunda hemfikir.

Orta Doğu Haber