BM uyarısı: Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti cezasız kalıyor
BM uyarısı: Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti cezasız kalıyor
İçeriği Görüntüle

Çağımızda coğrafi isimler sadece yer bildiren tarafsız işaretler değil; hafıza, kimlik ve siyasi meşruiyet taşıyan sembollerdir. Suriye'nin kuzeyinde yaşanan isim değişiklikleri, bölgenin kadim ve çok katmanlı yapısını tek bir ulusal anlatıya hapsetme riski taşıyor. Tarihsel olarak Şam ve Halep merkezli idari birimlerin parçası olan bu topraklar, İslam ve Osmanlı dönemleri boyunca hiçbir zaman homojen bir etnik kimliğe dayalı müstakil bir siyasi yapıya ev sahipliği yapmadı.

Kuzey Suriye'de İsim Değişikliğine Uğrayan Başlıca Merkezler:

Resmi/Tarihi İsim Siyasi/Yeni İsim Tarihsel Arka Plan
Ayn el-Arab Kobani Osmanlı ve Suriye kayıtlarında Arapça ismi tescillidir.
Tel Abyad Giri Spi Bölgenin kadim yerleşimlerinden biridir.
Resulayn Serekaniye Çok kültürlü, su kaynaklarıyla bilinen antik merkez.
Kamışlı Kamışlo 1920'lerde kurulan, idari ve kozmopolit bir merkez.
Afrin Efrin Osmanlı döneminde Halep vilayetine bağlı kırsal alan.

Modern Şehirler ve Ulusal Anlatılar

Ulusalcı anlatılar, bölgedeki şehirlerin kadim ve kesintisiz bir etnik tarihe sahip olduğunu savunsa da; idari kayıtlar pek çok şehrin (Kamışlı gibi) 20. yüzyılın başlarında modern merkezler olarak kurulduğunu gösteriyor. Binlerce yıllık köklü bir tarihe sahip olan Münbiç gibi şehirler, bu tür tek tip etnik anlatılara sığdırılamayacak kadar zengin bir dokuya sahiptir. Ayrıca, İslam öncesi dönemden itibaren Tağlib ve Bekir bin Vail gibi büyük Arap kabilelerinin Fırat kıyılarındaki varlığı, bölgenin tarihsel olarak hiçbir zaman kapalı bir etnik alan olmadığını kanıtlıyor.

"Rojava" Kavramı: Coğrafi mi Siyasi mi?

İsimlendirme savaşı sadece şehirlerle sınırlı kalmayıp, bölgenin tamamını kapsayan "Rojava" (Batı Kürdistan) terimiyle daha geniş bir çerçeveye yayılıyor. Tarihi haritalarda veya Suriye Devleti'nin resmi kayıtlarında yer almayan bu terim, coğrafyayı sembolik olarak yeniden tanımlamayı ve yeni bir siyasi meşruiyet üretmeyi hedefliyor. Uzmanlar, bu durumun Suriye'nin toplumsal dokusunda derin çatlaklar oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.

Orta Doğu Haber