BM Filistin İnsan Hakları Ofisi tarafından yapılan açıklamada, İsrailli yerleşimcilerin saldırılarının hiçbir engel ile karşılaşmadan devam ettiği vurgulandı. Kudüs yakınlarındaki Mihmas'ta Nasrallah Ebu Siyam isimli Filistinlinin katledilmesine rağmen hiçbir şüphelinin gözaltına alınmaması, uluslararası kurumlarca "hukukun işlemediği bir ortam" olarak tanımlandı. Raporda, 17 Şubat'tan bu yana Ürdün Vadisi ve Ramallah çevresindeki 42 ailenin yerleşimci baskısı nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldığı belirtildi.
Ekim 2023’ten Bugüne Batı Şeria’daki İnsani Tablo:
| Gösterge | Mevcut Veri (Şubat 2026) | Durum |
| Şehit Sayısı | 1.117 Filistinli | Sürekli artış eğiliminde. |
| Yaralı Sayısı | ~11.500 Kişi | Hastaneler üzerinde baskı. |
| Gözaltı Sayısı | ~22.000 Kişi | Sadece Ramazan'da 100+ kişi. |
| Toplam Mahkum | 9.300+ (350 çocuk) | Cezaevi koşulları ağırlaşıyor. |
Masafer Yatta ve Ya’bad: Sistematik Baskınlar
El-Halil'in güneyindeki Masafer Yatta bölgesinde, yerleşimcilerin Filistinli evlerini ve hayvan barınaklarını "arama" bahanesiyle basarak sivilleri darp ettiği bildirildi. Benzer şekilde, kuzeydeki Ya’bad kasabası da İsrail ordusunun yoğun kuşatması altında. Belediye Başkanı Emced Atatara, askeri baskınların ve gözaltıların amacının yerleşimcileri korumak ve bölgedeki yerleşim birimlerini genişleterek Filistin varlığını tamamen silmek olduğunu ifade etti.
Kutsal Mekanlara Saldırı Ve İlhak Tehlikesi
Nablus'un batısındaki Tell kasabasında bulunan Ebu Bekir Sıddık Camii'nin bir kısmının yerleşimciler tarafından ateşe verilmesi, saldırıların boyutunu gözler önüne serdi. Filistin yönetimi ve sivil toplum kuruluşları, artan bu suçların İsrail'in Batı Şeria'yı resmen ilhak etmesine zemin hazırladığını savunuyor. BM kararlarıyla korunan "bağımsız devlet" imkanının, bu tür fiili durumlarla (settlement expansion) tamamen ortadan kaldırılmaya çalışıldığı uyarısı yapılıyor.





