İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde bulunan ve on binlerce sivile su sağlayan ana su tankını patlattığı görüntüler büyük tepki topladı. Bölgedeki su krizini tırmandıran bu saldırı, uluslararası hukukta "temel yaşam kaynaklarının silah olarak kullanılması" tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Türk Kızılayı tarafından inşa edilen tesis hedefte
Sosyal medyada bir İsrail askeri tarafından paylaşılan ve coğrafi konumu doğrulanan görüntülerde, Refah'ın kuzeyindeki Mirage su tankının patlatılma anı yer aldı. Türk Kızılayı finansmanıyla 2010 yılında yaklaşık 450 bin dolar maliyetle inşa edilen bu tesis, bölgedeki 70 bin sivilin su ihtiyacını karşılıyordu. Uydu fotoğrafları, 3 bin metreküp kapasiteli tankın ve çevresindeki su dağıtım ağının tamamen harabeye döndüğünü gösterdi.
BM uzmanlarından "sessiz bomba" uyarısı
BM uzmanları, temiz suya erişimin kasıtlı olarak engellenmesini "insanlığa karşı suç" olarak nitelendirerek dünya kamuoyuna acil çağrı yaptı. Uzmanlar, su ve gıda kaynaklarının kesilmesini "ölümcül ve sessiz bir bomba" olarak tanımlarken, İsrail'in bu yöntemle sivilleri toplu cezalandırmaya tabi tuttuğunu vurguladı. Mevcut verilere göre Gazze'deki su ve kanalizasyon altyapısının %89'u ağır hasar görmüş durumda; bu da her 10 aileden 9'unun güvenli suya erişemediği anlamına geliyor.





