İran'da hayat pahalılığı ve yerel para biriminin değer kaybı nedeniyle başlayan toplumsal hareketlilik, altıncı gününde siyasi ve askeri düzlemde yeni kırılmalara yol açıyor. Göstericilerin talepleri ekonomik sıkıntılardan yönetim karşıtı sloganlara evrilirken, başkent Tahran ve Meşhed gibi önemli şehirlerde güvenlik güçleri ile protestocular arasında gerilim tırmanıyor. İnsan hakları kuruluşları, olaylar sırasında hayatını kaybedenlerin sayısının en az 10'a yükseldiğini ve çok sayıda kişinin gözaltına alındığını bildiriyor.
Dış politikada ise ABD Başkanı Donald Trump’ın protestolara destek vererek "İran güç kullanırsa müdahale ederiz" şeklindeki çıkışı Tahran’da büyük tepkiyle karşılandı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Trump’ın açıklamalarını "sorumsuz ve tehlikeli bir mesaj" olarak nitelendirirken, silahlı kuvvetlerin ülkenin egemenliğini korumak için tam teyakkuzda olduğunu vurguladı. Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı Ali Laricani ise Washington’ın iç işlerine karışmasının bölgedeki ABD çıkarlarını tehlikeye atacağı uyarısında bulundu.
İçeride ise Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, halkın hoşnutsuzluğunu kabul ederek hükümetin ekonomik sorunlardaki sorumluluğuna dikkat çekti ve suçu sadece dış güçlere atmanın çözüm olmayacağını belirtti. Öte yandan, sürgündeki Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi’nin halkı sokaklara ve yol kapatma eylemlerine çağırması, hareketliliğin siyasi derinliğini artırdı. Bölgesel olarak Suriye’deki nüfuz kaybı ve İsrail’in askeri baskılarıyla köşeye sıkışan İran yönetimi için bu protestolar, hem iç güvenlik hem de stratejik gelecek açısından en büyük sınavlardan biri olarak değerlendiriliyor.





