Suriye tarihinin en büyük yolsuzluk operasyonlarından biri olan ve "Rıfat'ın İmparatorluğu" belgeseliyle detayları paylaşılan süreç, Rıfat Esed'in sadece bir askeri figür değil, aynı zamanda küresel bir kara para aklama ağının merkezinde olduğunu kanıtlıyor.
200 milyon dolarlık "Sessiz" sürgün anlaşması
1984 yılında kardeşi Hafız Esed ile yaşadığı iktidar çatışması sonrası Suriye'den ayrılmayı kabul eden Rıfat Esed, bu gidiş karşılığında 200 milyon dolardan fazla bir meblağ talep etti. Suriye Merkez Bankası'nın bu nakit ihtiyacını karşılayamaması üzerine, dönemin Sovyetler Birliği ara buluculuk yaptı ve Libya lideri Muammer Kaddafi bu parayı nakit olarak ödemeyi kabul etti. Fransız savcılar, 1984 yılına ait Suriye cumhurbaşkanlığı bütçesindeki devasa açığın tam da bu transferle örtüştüğünü mali analizlerle ispatladı.
Paravan şirketler ve kara para aklama trafiği
Rıfat Esed, Avrupa'daki mülklerini gizlemek için ailesi ve yakınları adına kayıtlı onlarca paravan şirket kullandı. Fransız yargısı, Esed'in Fransa'daki varlıklarının yaklaşık 90 milyon euro değerinde olduğunu saptadı.
"Rıfat Esed'in bu mülkleri edinebilecek yasal bir geliri veya mantıklı bir ticari faaliyeti yoktu. Bu servet, doğrudan Suriye halkından çalınan paralardır." — Vincent Brengarth, Fransız İddia Makamı Avukatı
Fransız istihbaratıyla 30 yıllık "Karanlık" iş birliği
Belgeseldeki en çarpıcı detaylardan biri, Rıfat Esed'in 2021'deki kaçış öyküsü. Hakkında hapis cezası ve mal varlığına el koyma kararı bulunmasına rağmen Esed, limuzinlerle ve Fransız İçişleri Bakanlığı görevlilerinin eskortuyla uçağına kadar uğurlandı. Eski Fransız istihbarat subaylarına göre bu "güvenli çıkış", Esed'in 30 yıl boyunca Paris'e sunduğu istihbarat hizmetlerinin ve bölge başkentleriyle kurduğu gizli temasların bir ödülüydü. Fransız "derin devleti", Esed'i hapse atıp sırların ifşa olması yerine "sessiz bir anlaşma" ile gitmesine izin vermeyi tercih etti.
Yakın zamanda 88 yaşında hayatını kaybeden Rıfat Esed, geride mülkiyet tartışmaları süren milyarlarca dolarlık bir servet ve binlerce masumun kanıyla lekelenmiş bir siyasi miras bıraktı.





