Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg’e verdiği mülakatta Türkiye’nin küresel ve bölgesel meselelerdeki stratejik duruşuna dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Savunma sanayiinden enerji arz güvenliğine, diplomatik arabuluculuktan Gazze'nin geleceğine kadar pek çok kritik başlıkta Türkiye'nin vizyonunu paylaşan Erdoğan, Ankara'nın milli çıkarlarını merkeze alan dengeli politikasını vurguladı.
Savunmada F-35 ve Enerjide LNG Stratejisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ödemesini önceden yaptığı F-35 savaş uçaklarının teslim alınması ve programa yeniden dahil edilmesinin "önemli ve gerekli" olduğunu belirtti. Bu konudaki haklı beklentinin altını çizen Erdoğan, enerji alanında ise özellikle ABD'den yapılan LNG tedarikinin ciddi oranda artırıldığını kaydetti. Hidrokarbon ihtiyacını büyük oranda ithalatla karşılayan bir ülke olarak enerji güvenliğinin kırmızı çizgileri olduğunu belirten Erdoğan, "Milli çıkarlarımız ve enerji güvenliğimiz doğrultusunda temkinli ve dengeli bir yaklaşım izlemeliyiz" dedi.
Gazze ve Bölgesel Arabuluculuk Rolü
Türkiye’nin diplomatik etkisine dikkat çeken Erdoğan, Ukrayna-Rusya savaşında her iki liderle (Putin ve Zelenskiy) doğrudan konuşabilen tek aktörün Türkiye olduğunu hatırlattı. Gazze’de kurulması planlanan "Uluslararası İstikrar Gücü" hakkında da iddialı mesajlar veren Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin bu görev için neden en uygun aday olduğunu şu üç maddeyle özetledi:
-
Tarihsel Bağlar: Filistin tarafıyla sahip olunan derin tarihsel ve kültürel kökler.
-
Diplomatik Tecrübe: Geçmişte İsrail ile yürütülen güvenlik ve diplomasi kanalları.
-
NATO Kimliği: Bir NATO üyesi olarak sahip olunan askeri standartlar ve bölgesel nüfuz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki barış ve istikrar arayışlarında kilit bir paydaş olmaya devam edeceğini ve atılacak adımların bölgenin huzuru için hayati önem taşıdığını vurguladı.




