28 Şubat 2026'da başlayan operasyonların ardından İran ordusu, Orta Doğu'daki Amerikan askeri varlığına karşı geniş çaplı misillemeler düzenliyor. Katar, BAE ve Bahreyn gibi ülkelerdeki ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) üsleri doğrudan balistik füzelerin hedefi oluyor. Ancak ABD'nin bölgedeki en bilinen askeri unsurlarına ev sahipliği yapan Türkiye'nin, bu ateş çemberinin tamamen dışında kalması dikkat çekiyor. Uzmanlara göre İran'ın İncirlik ve Kürecik gibi tesisleri "görmezden gelmesinin" arkasında rastgele bir tercih değil, Ankara'nın bölgesel gücü ve kurduğu diplomatik setler bulunuyor.
Körfez Üsleri ile Türkiye'deki Tesislerin Farkı:
| Kriter | Körfez'deki ABD Üsleri | Türkiye'deki Tesisler (İncirlik/Kürecik) |
| Kontrol Statüsü | Doğrudan ABD ordusunun taarruz inisiyatifi. | Egemen Türk toprağı ve sıkı Ankara denetimi. |
| Askeri İşlev | İran'a yönelik operasyonlarda aktif kullanım. | Komşulara yönelik saldırılarda kullanımı yasak. |
| Hedef Alınma Riski | Washington ile ikili çatışma. | Türkiye ile savaş ve NATO ittifakının devreye girmesi. |
Türk Egemenliği ve "Taarruz" Yasağı
İran'ın İncirlik'i vurmamasının en somut nedeni, Türkiye'nin kendi topraklarındaki yabancı askeri unsurların kullanım şartlarını son derece katı kurallara bağlamış olmasıdır. Ankara, Körfez ülkelerinden farklı olarak, topraklarındaki üslerin (geçmişteki Irak krizlerinde de olduğu gibi) komşu ülkelere yönelik bir saldırı veya taarruz platformu olarak kullanılmasına kesinlikle izin vermemektedir. ABD ordusunun son saldırıları CENTCOM üzerinden yürütmesi ve Türkiye'den İran'a yönelik hiçbir askeri uçağın veya mühimmatın kalkmamış olması, Tahran'ın elinden İncirlik'i vurmak için gereken meşru "askeri gerekçeyi" (casus belli) tamamen almaktadır.
NATO Şemsiyesi: ABD ile İttifakı Bir Tutmamak
İran'ın stratejik hesaplamalarındaki en büyük kırmızı çizgi ise ABD ile NATO ayrımıdır. Türkiye'deki bir üsse yapılacak saldırı, sadece ABD ordusuna değil, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti'ne yapılmış sayılır. Bu durum, otomatik olarak NATO'nun ortak savunma prensibini içeren 5. Madde'nin tetiklenmesi anlamına gelir. Halihazırda İsrail ve ABD ile savaşan İran rejimi, karşısında sadece Washington'ı değil; İngiltere, Fransa, Almanya ve diğer tüm Avrupalı müttefikleri bir arada bulmak istememektedir. İran, ABD'yi hedef alırken Avrupa'yı da karşısına alacak böylesi bir "kolektif savunma" mekanizmasını uyandırmaktan özenle kaçınıyor.
Ankara'nın Bölgesel Ağırlığı ve Jeopolitik Gerçekler
Diplomatik ve ekonomik izolasyon yaşayan İran için Türkiye, gözden çıkarılamayacak kadar kritik ve güçlü bir komşudur. Tahran yönetimi, güneyde ve batıda yoğun bir çatışma sarmalındayken, kuzeybatısında hem askeri kapasitesi hem de kurumsal devlet yapısıyla bölgenin en istikrarlı güçlerinden biri olan Türkiye ile cephe açmanın yaratacağı yıkımın farkındadır. Ankara'nın kriz boyunca sergilediği soğukkanlı ve kendi ulusal çıkarlarını merkeze alan tarafsız duruşu, Türkiye topraklarını bu savaşın doğal bir sınırı ve güvenli bölgesi haline getirmektedir.




