ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı "Görkemli Öfke" operasyonu, sadece Orta Doğu'yu değil, Atlantik'in iki yakasındaki ilişkileri de sarstı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Élysée Sarayı'ndaki savunma toplantısını açarken kullandığı, "Fransa'ya bilgi verilmedi ve işin içine dahil edilmedik; aynı şey tüm bölge ülkeleri ve müttefiklerimiz için de geçerli" sözleri, krizin Avrupa ayağındaki en net itiraf oldu. Le Point gazetesine göre bu durum, ABD'nin Orta Doğu'da NATO ittifakı mekanizmalarını tamamen baypas ettiğini ve Avrupa'yı kendi tek taraflı savaşının dışında bıraktığını kanıtlıyor.

BM, Filistin uzmanına yönelik saldırılardan endişeli
BM, Filistin uzmanına yönelik saldırılardan endişeli
İçeriği Görüntüle

Bu dışlanmışlık hissi, Avrupa Birliği (AB) başkentlerinde derin bir bölünmeye yol açtı. Washington'ı kızdırmaktan çekinen ancak krizden de büyük endişe duyan Avrupa, İran meselesinde dört farklı gruba ayrılmış durumda.

Avrupa'nın İran Krizindeki 4 Farklı Kampı:

Avrupa Bloku Temsilci Liderler İran Operasyonuna Yaklaşımları
Çekirdek (Batı) Macron (Fransa), Merz (Almanya) ABD'nin saldırısına sessiz kalıp, İran'ın misillemesini kınadılar. Macron, "İran halkına söz hakkı verilmeli" diyerek rejim değişikliği imasında bulundu.
AB Kurumları Von der Leyen, Costa, Kallas Ortak güvenlik vurgusu, tahliye endişesi ve diplomatik düzeyde soğukkanlı kınama mesajları.
Doğu ve Baltık Siliņa (Letonya), Babiš (Çekya) ABD'ye tam destek. Letonya lideri, İran'ı Rusya ile aynı eksende görerek tehdidi Ukrayna savaşıyla ilişkilendirdi.
Aykırı Sesler (Güney) Sánchez (İspanya), Orbán (Macaristan) İspanya, ABD'nin tek taraflı adımını "uluslararası hukukun ihlali" sayarken; Macaristan sadece petrol arzıyla ilgileniyor.

Almanya'dan Washington'a Açık Çek, İspanya'dan İtiraz

Kıta içindeki en dikkat çekici ayrışma Berlin ve Madrid arasında yaşanıyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, "ABD uzun süre müzakere aradı ama İran kabul etmedi" diyerek Donald Trump'ın askeri müdahalesine açık bir Avrupa kalkanı sağladı. Buna karşılık İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, ABD ve İsrail'in askeri eylemini "uluslararası hukuka aykırı tek taraflı bir tırmanış" olarak nitelendirerek açıktan itiraz eden tek Avrupalı lider oldu.

Avrupa Bölünürken Türkiye'nin Dengeleyici Rolü

Avrupa başkentleri okyanus ötesinden gelen bu emrivakiyi anlamlandırmaya ve kendi içindeki siyasi çatlakları onarmaya çalışırken; krizin merkez üssünde yer alan Türkiye'nin pozisyonu stratejik bir önem kazanıyor.

Avrupa'nın aksine krizi uzaktan izleme lüksü olmayan Türkiye, ABD'nin NATO dışında yürüttüğü bu serüvenci politikalara eklemlenmeyerek kendi ulusal güvenlik doktrinini uyguluyor. Ankara'nın kriz boyunca sergilediği bağımsız duruş, güçlü ordu yapısı ve diplomatik tarafsızlığı, bölgesel bir otorite boşluğu yaşanmasını engelliyor. Avrupa'nın kendi içinde ortak bir ses çıkaramadığı bu dönemde Türkiye, Orta Doğu'daki askeri kaosun Kafkaslar'a, Doğu Akdeniz'e ve nihayetinde Avrupa sınırlarına dayanmasını durduran en gerçekçi ve istikrarlı güç olarak sahadaki varlığını sürdürüyor.

Orta Doğu Haber