Avrupa Birliği'nin dış politika geleneklerinde nadir görülen bir gelişme yaşandı. Aralarında Almanya'dan 19 deneyimli diplomatın da bulunduğu 400'ü aşkın eski büyükelçi ve üst düzey yetkiliden oluşan dev bir koalisyon, AB liderlerine ortak bir mektup gönderdi. Mektup, İsrail'in işgal altındaki topraklardaki eylemlerine karşı "koşulsuz destek" yerine "hesap verebilirlik" ilkesinin getirilmesini savunuyor.

İsrail ile ortaklık anlaşması ve ekonomik yaptırım talebi

Diplomatlar, İsrail'e Avrupa pazarında büyük ekonomik avantajlar sağlayan "Ortaklık Anlaşması"nın bir koz olarak kullanılmasını öneriyor. Mektupta, bu anlaşma çerçevesinde derhal zaman sınırlı ve eleştirel bir diyalog başlatılması gerektiği belirtiliyor. İsrail'in uluslararası hukuka ve iki devletli çözüm ilkesine uymadığı sürece bu ekonomik imtiyazların devam etmesinin "suça ortaklık" anlamına geleceği uyarısı yapılıyor.

"Gazze'deki insani felaket ve Batı Şeria'daki yasa dışı ilhak girişimleri karşısında AB'nin sessiz kalması, Avrupa'nın küresel alandaki ahlaki otoritesini zayıflatmaktadır."

Trump'ın İran hamlesi: Pravda'nın geri çekilme analizi
Trump'ın İran hamlesi: Pravda'nın geri çekilme analizi
İçeriği Görüntüle

İnsani yardım kuruluşlarının engellenmesi ve UNRWA

Mektupta dikkat çekilen en kritik noktalardan biri de insani yardımların sistematik olarak engellenmesi. İsrail yönetiminin 37 yardım kuruluşunun çalışma iznini iptal etmesi ve BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) aleyhinde yürüttüğü kampanya, diplomatlar tarafından "kabul edilemez bir insani sabotaj" olarak nitelendirildi.

Diplomatlar, 10 Ekim 2025'te sağlanan ancak İsrail'in sürekli ihlal ettiği ateşkesin ancak bu tür kararlı adımlarla kalıcı bir barışa dönüşebileceğini savunuyor. Özellikle Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetinin ve genişleme politikalarının, bölgedeki barış umudunu tamamen yok ettiği vurgulanıyor.