Yemen’de yıllardır süregelen iç savaş, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından desteklenen Güney Geçiş Konseyi’nin (GGK) son hamlesiyle yeni bir parçalanma eşiğine geldi. GGK yönetiminin, Güney Yemen’in bağımsızlığını ilan etmeye yönelik somut adımlar atacağını duyurması, ülkenin toprak bütünlüğü konusundaki endişeleri zirveye taşıdı. Aden merkezli bu hareketlilik, Yemen hükümeti ile koalisyon ortakları arasındaki stratejik çatlağı da derinleştiriyor.

Ahmed Şara: Kürt hakları anayasanın güvencesindedir
Ahmed Şara: Kürt hakları anayasanın güvencesindedir
İçeriği Görüntüle

Gelen bilgilere göre GGK, bağımsızlık ilanı hazırlıkları kapsamında Aden ve çevresindeki kamu kurumlarında, limanlarda ve askeri tesislerde kontrolünü sıkılaştırdı. Bu hamle, sadece Yemen’in iç dinamiklerini değil, aynı zamanda Kızıldeniz ve Babu'l Mendeb Boğazı gibi küresel enerji geçiş yollarının güvenliğini de doğrudan etkileme potansiyeline sahip. Siyasi analistler, BAE’nin bölgedeki limanlar ve stratejik noktalar üzerindeki nüfuzunu pekiştirmek amacıyla güneyin ayrılmasını desteklediğini savunuyor.

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Yemen’in birliğini savunmaya devam ederken, GGK’nın bu tek taraflı girişiminin bölgedeki barış çabalarına darbe vuracağı uyarısında bulunuyor. Yemen Cumhurbaşkanlığı Konseyi içerisinde de büyük bir siyasi krize yol açan bu süreç, ülkeyi fiilen ikiye bölünmüş bir yapıya doğru hızla sürüklüyor. Uluslararası toplumun, insani krizin daha da derinleşmesinden endişe ettiği bu tablo, Orta Doğu'daki jeopolitik dengeleri yeniden sarsacak bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Orta Doğu Haber