Orta Doğu

Paris deklarasyonu: Barış mı, teslimiyet mi?

ABD, İsrail ve Suriye arasındaki tarihi bildiri sosyal medyayı böldü; kamuoyu "stratejik ortaklık" ve "egemenlik kaybı" iddiaları arasında tartışıyor.

Abone Ol

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan Suriye-İsrail ortak bildirisi, Paris’teki iki günlük gizli görüşmelerin ardından dünya gündemine oturdu. Bildiri, iki ülke arasındaki ilişkileri "dolaylı müzakere" safhasından "resmi koordinasyon" aşamasına taşısa da, sosyal medyada ciddi bir kutuplaşmaya neden oldu.

Ortak Füzyon Mekanizması ve Detaylar

Bildirinin merkezinde yer alan Ortak Füzyon Mekanizması, ABD denetiminde şu alanlarda iş birliğini öngörüyor:

  • İstihbarat: Anlık bilgi paylaşımı ve çatışmayı önleme.

  • Askeri: Sahadaki gerilimi düşürmek için doğrudan iletişim.

  • Diplomatik ve Ticari: ABD gözetiminde ilk kez resmi ekonomik temaslar.

Sosyal Medya İkiye Bölündü

Paris Bildirisi, Suriye kamuoyunda ve bölge uzmanları arasında iki temel görüşü ortaya çıkardı:

  1. "Tarihi Fırsat" Savunucuları: Savaş yorgunu halkın nefes alacağını ve ülkenin yeniden inşasının başlayacağını savunuyor.

  2. "Teslimiyet" Uyarıları: İsrail’in Golan’daki varlığı ve 8 Aralık 2024 sonrası yeni toprakları işgal etmesi nedeniyle, bu durumun egemenlikten vazgeçmek olduğu iddia ediliyor.

Golan ve Çekilme Takvimi

Reuters’a konuşan Suriyeli bir yetkili, müzakerelerin odağında 1974 Karşılıklı Ayrılma Anlaşması'nın olduğunu belirtti. Suriye tarafı, anlaşmanın kalıcılığı için İsrail’in 8 Aralık sonrası işgal ettiği Şam kırsalı, Kuneytra ve Dera hattındaki bölgelerden çekilmesini şart koşuyor.

Orta Doğu Haber