Üniversitenin farklı birimlerinde görev alan akademisyen ve araştırmacıların imza attıkları mektupta, Oxford'un İsrail'le işbirliklerine son vermesi talebiyle kurulan öğrenci kampını destekledikleri ifade edildi.

Oxford öğrencilerinin okullarından ateşkes çağrısı yapma ve İsrail'i kınama talebinde bulunduğu hatırlatılan mektupta, Gazze'deki öğrenci ve akademisyenlerle dayanışma gösterme talebi de vurgulandı.

Gazze'deki durumun felaket seviyesinde olduğunun altı çizilen mektupta şu ifadelere yer verildi:

"Oxford Üniversitesi'nin eğitimde küresel liderliğe ve uluslararası düzeyde eğitim fırsatlarını geliştirmeye olan bağlılığı göz önüne alındığında, öğrencilerimizin taleplerini tamamen makul buluyoruz. Üniversite, esirlerin serbest bırakılması ve Gazze'de devam eden şiddete son verilmesi çağrısında bulunmuştu. Buna ilaveten çoğu çocuk olmak üzere İsrail hapishanelerinde idari gözetim altında tutulan Filistinli mahkumların serbest bırakılması çağrısında bulunuyoruz. Ayrıca üniversitenin bir dizi başka acil önlem almasını da talep ediyoruz."

Üniversitenin doğrudan silah firmalarına yatırım yapmama politikasına işaret edilen mektupta, üniversite yönetiminden her türlü yatırımı ayrıntılı olarak açıklaması da istendi.

Scholz, İsrail'den uluslararası hukuka saygı göstermesini istedi Scholz, İsrail'den uluslararası hukuka saygı göstermesini istedi

"Rektör yardımcısından yüzden fazla üniversite profesörünün öldürülmesini ve İsrail'in Gazze'deki eğitim kurumlarını ve arşivleri yok etmesini kesin olarak kınamasını istiyoruz" ifadeleri kullanılan mektupta, Gazzeli akademisyen ve öğrencilere destek verilmesi talebi de yer aldı.

Bu kapsamda öğrencilere ve akademisyenlere çalışmalarına devam edebilmesi için Oxford'un kütüphane kaynaklarına ve çevrim içi eğitimlerine ulaşım fırsatı verilmesi talebinde bulunuldu.

Gazze'deki üniversitelerin yeniden inşasına destek verilmesi talebi de paylaşılan mektupta, "Gazze'yle dayanışma kampını kamuya yönelik küresel bir eğitim projesi olarak görüyoruz. Üniversite yönetiminin bunu diyalog fırsatı olarak değerlendireceğini umuyoruz." görüşü paylaşıldı.

Mektuba imza atanlar arasında 63'ü profesör, 49'u doçent olmak üzere 500'e yakın akademisyen ve araştırmacı yer aldı.