ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı ve Tel Aviv cephesinde "Aslan Kükremesi" olarak adlandırılan ortak askeri operasyon, bölgedeki tüm dengeleri sarsacak bir şiddette devam ediyor. İsrail ordusundan yapılan detaylı açıklamaya göre, harekatın ilk dalgasına tam 200 savaş uçağı katıldı. İran'ın hava savunma sistemlerini, radar ağlarını ve füze fırlatma rampalarını kapsayan 500 ayrı hedefin vurulduğu bu saldırı, İsrail Hava Kuvvetleri'nin bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük sınır ötesi operasyon olarak kayıtlara geçti.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, bu harekatı "İran rejiminin askeri kapasitesini kalıcı olarak yok etmeyi amaçlayan, benzeri görülmemiş ve kader tayin edici bir kampanya" sözleriyle tanımladı. Ordu yetkilileri, İran hava savunma sistemlerine vurulan bu ilk ağır darbenin, İsrail uçaklarına İran semalarında çok daha geniş bir "hareket özgürlüğü" kazandırdığını vurguluyor.
Sahadaki Yeni Askeri Teknolojiler ve Kapasiteler:
| Taraf | Kullanılan Teknoloji / Vurucu Güç | Stratejik Hedef ve Etkisi |
| İsrail | 200 Savaş Uçağı (F-35, F-15 filoları) | 500 hedefin imhası, hava sahası hakimiyetinin ele geçirilmesi. |
| İran | Fettah Hipersonik Füzeleri | İsrail'in çok katmanlı hava savunmasını (Demir Kubbe/Arrow) aşmak. |
| ABD | Patlayıcı Yüklü (Kamikaze) Dronlar | Tarihte ilk kullanım; kritik tesislerin sıfır hata ile imhası. |
Tahran'ın "Fettah" Hamlesi ve Uzun Savaş Doktrini
İsrail uçaklarının bombardımanı sürerken, İran misilleme stratejisini hızla devreye soktu. İran Devlet Televizyonu, ordunun ses hızını defalarca aşabilen ve mevcut hava savunma sistemleri tarafından engellenmesi son derece zor olan Fettah hipersonik füzelerini düşman hedeflerine doğru ateşlediğini duyurdu. İsrail tarafında gün içinde tam 528 kez çalan sirenler ve orta kesimlere düşen füze şarapnelleri, bu misillemenin boyutunu gözler önüne seriyor.
İran kanadından gelen açıklamalar ise savaşın kısa sürede bitmeyeceğine işaret ediyor. Devrim Muhafızları Danışmanı İbrahim Jabbari'nin, "Trump şunu bilmeli; biz yıllarca savaşabilecek teknolojiye ve donanıma sahibiz. Şu ana kadar sadece eski füzelerimizi kullandık, en gelişmiş silahlarımızı henüz sahaya sürmedik" şeklindeki çıkışı, İran'ın bir "yıpratma savaşı" planladığını gösteriyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise ABD medyasına verdiği demeçte diplomatik bir pencere aralamaya çalışarak, "Bu savaş bizim tercihimiz değildi, bize dayatıldı. Ancak uranyum zenginleştirme hakkımız da dâhil olmak üzere hiçbir meşru hakkımızdan taviz vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Washington'un Beklentisi: "Nesiller Boyu Sürecek Bir Dönüşüm"
Savaşın diğer büyük aktörü Amerika Birleşik Devletleri ise sahada yeni teknolojiler test ediyor. Fox News'e konuşan askeri kaynaklar, Pentagon'un İran'daki hedeflere yönelik saldırılarda muharebe tarihinde ilk defa "patlayıcı yüklü özel dronlar" kullandığını doğruladı. Reuters'a konuşan ABD'li yetkililer ise Başkan Donald Trump'a operasyon öncesinde çok kritik bir brifing verildiğini; bu savaşın "Orta Doğu'da ABD'nin çıkarlarına hizmet edecek ve nesiller boyu sürecek kalıcı bir jeopolitik dönüşüm" yaratma potansiyeli taşıdığını aktardı.
Öte yandan, taraflar arasında yoğun bir bilgi savaşı da yaşanıyor. İran kanadının bölgedeki füze saldırılarında 200 ABD askerinin öldürüldüğü ve bir Amerikan savaş gemisinin hasar gördüğü yönündeki iddiaları, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) yetkilileri tarafından El Cezire'ye yapılan açıklamayla kesin bir dille yalanlandı. Walla ve Washington Post gibi medya organlarına konuşan güvenlik kaynakları, bu yoğun operasyon sarmalının durulmasının beklenmediğini ve savaşın "en az bir hafta" daha aynı yüksek tempoda devam edeceğini öngörüyor.





