Filistinliler, İsrail'in 14 Mayıs 1948'de, işgal altında tuttuğu Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etmesi ve Filistinlileri zorunlu göçe tabi tutması nedeniyle 15 Mayıs'ı "Nekbe" (Büyük Felaket) olarak anıyor.

İsrail güçleri "Nekbe" sırasında yaklaşık 1 milyon Filistinliyi zorla topraklarından çıkararak sürgün etti. Filistinlilere ait 675 köy ve kasaba yok edildi, binlerce Filistinli ise öldürüldü.

"Nekbe" nedeniyle halihazırda Filistinlilerin yüzde 80'i dünyanın farklı yerlerinde mülteci olarak yaşıyor. AA muhabiri Nekbe'nin 76. yıldönümünde Libya'da yaşayan Filistinlilere mikrofon uzattı.

"Nekbe 1948'de oldu ancak şüphesiz bugün hala devam ediyor"

Libya'daki Filistin Topluluğu Yüksek Kurulu Başkanı Hassan Muhammed el-Muganni, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1971'de Libya'ya iş için geldiğini, Gazze kentinin memleketi olduğunu ve ailesinin Nekbe'nin tanıklarından olduğunu söyledi.

Nekbe'nin ardından Gazze'yi terk etmediklerini anne ve babasının vefat edene kadar Gazze'de yaşadıklarını kaydeden Muganni, Libya'nın uzak olması dolayısıyla Nekbe'den sonra vatanlarından zorla çıkarılan Filistinlilerin iltica ettiği bir ülke olmadığını aktardı.

"Nekbe 1948'de oldu ancak şüphesiz bugün hala devam ediyor. Bugün amaçlanan Filistin davasının bütünüyle tasfiye edilmesidir." diyen Muganni, Filistin halkına yönelik 1948'de topraklarını terk etmeleri için çok katliamlar yapıldığını bugün yaşananların aynı hedef için yapıldığını ifade etti

Muganni, aynı 1948'de Filistinlilerin topraklarını terk etmeye zorlandığı gibi bugün de Gazze'de yaşayan Filistinlilerin Mısır'a göç etmeye zorlandığını dile getirdi.

"Filistinliler sürekli topraklarına geri dönme umuduyla yaşıyor"

DSÖ: Sudan'daki tıbbi malzemeler ihtiyacın yalnızca yüzde 25'ini karşılıyor DSÖ: Sudan'daki tıbbi malzemeler ihtiyacın yalnızca yüzde 25'ini karşılıyor

Trablus Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Filistinli Süleyman Hasan da, Nekbe'nin yıl dönümünde içinin karmaşık hislerle dolduğunu ve Filistinliler için Nekbe'nin hüzün ve umudu birlikte ifade ettiğini söyledi.

Anne ve babası Gazze'nin Han Yunus kentinden olan Hasan, Nekbe'nin hüznü ifade ettiğini çünkü Filistin halkının bu güne kadar acısının dinmediğini, hala katledilmeye devam ettiğini kaydetti.

"Uluslararası toplum 21. yüzyılda nasıl olur da insan haklarını, mazlumları savunduğunu iddia edebiliyor? Bir halk nasıl olur da bu asırda kendi vatanında özgürlükten mahrum bir şekilde yaşar. Dünya bu ihlalleri görüp nasıl sessiz kalabilir?" diyen Hasan, bunlar nedeniyle içlerindeki ilk hissin hüzün ve acı olduğunu ifade etti.

Nekbe'nin aynı zamanda Filistinliler için umudu da ifade ettiğini söyleyen Hasan, "Bugün görüyoruz ki Gazze'de abluka altındaki halk tüm dünya ile savaşıyor. Sadece Siyonistlerle değil. Cesaretle işgalci (İsrail) karşısında bu topraklar bizim ve buradan biz çıkmayacağız siz çıkacaksınız diyor." ifadelerini kullandı.

Hasan, Nekbe'den bu güne kadar Filistinlilerin hiçbir zaman topraklarını kendi iradeleri ile terk etmediğini sadece mecbur kalanların topraklarından ayrılmak zorunda kaldığını ve çeşitli ülkelerdeki Filistinlilerin sürekli topraklarına geri dönme umuduyla yaşadığını söyledi.