Al Jazeera'nin özel haberine göre, İsrail işgali altındaki Kudüs'te yaşayan Filistinliler, ev yıkımları, oturum izinlerinin iptali ve ağır para cezaları gibi varoluşsal tehditlerle mücadele ederken en büyük desteği yerel insan hakları örgütlerinden görüyor. Kadın ve Toplum Danışmanlık Merkezi (WCLAC) ve Kudüs Üniversitesi Toplum Eylem Merkezi gibi kuruluşlar, şehirde kalma mücadelesi veren ailelere hayati bir "savunma hattı" oluşturuyor.
Hukuk labirentinde rehberlik
Haberde, Kudüslülerin Ürdün, Filistin ve İsrail kanunlarının iç içe geçtiği karmaşık bir hukuk sistemiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Özellikle "Yeşil Kimlik" sahibi olup Kudüslülerle evlenen kadınlar ve çocukları, aile birleşimi yasalarındaki engeller nedeniyle büyük mağduriyet yaşıyor. Hak örgütleri, yüksek avukatlık ücretlerini karşılayamayan bu ailelere ücretsiz hukuki destek sağlayarak, İsrail'in demografik yapıyı değiştirme politikalarına karşı direniyor.
İhlaller dünyaya duyuruluyor
Bu örgütler sadece hukuki destekle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda İsrail'in yıkım, yerinden etme ve şiddet politikalarını belgeleyerek uluslararası platformlara taşıyor. BM ve AB nezdinde yürütülen lobi faaliyetleriyle, Kudüs'teki sessiz etnik temizlik girişimleri dünya gündeminde tutulmaya çalışılıyor.