İsrail'in 7 Mayıs'ta kara saldırısı başlattığı Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinden üç haftada yaklaşık 1 milyon Filistinli göç etmek zorunda kaldı.

Gazze Şeridi'nin orta kesiminde, temel ihtiyaçların bulunmadığı ve çöp dağlarının oluştuğu Deyr el-Belah'ta hayat mücadelesi veren çok sayıda yerinden edilmiş Filistinli içme suyu veya temizlik için kullandıkları tuzlu suya erişebilmek için her gün kent sahilindeki arıtma tesisine akın ediyor.

Söz konusu arıtma tesisine sadece Deyr el-Belah'tan değil çevre bölgelerden de Filistinliler geliyor. Han Yunus'un batısındaki Mevasi bölgesinden gelen Filistinliler, kısıtlı miktarda temiz suya erişebilmek için uzun mesafeler katediyor. İnsanlar, diğer bölgelerdeki Filistinlilere su ulaştırmak için kurum ve derneklerin tankerlerini doldurduğu arıtma tesisi önünde saatlerce beklemek zorunda kalıyor.

İsrail ordusunun, yaklaşık 8 aydır havadan saldırılarını ve karadan işgalini sürdürdüğü, sınır kapılarına saldırarak insani yardım girişini büyük ölçüde engellediği 2,3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi'nde çoğu birden fazla kez olmak üzere zorla yerinden edilen 2 milyon Filistinli su, gıda ve ilaç sıkıntısı başta olmak üzere çeşitli krizlerle mücadele ediyor.

İsrail Dışişleri Bakanı Katz: "Çok geç olmadan İran'ı hemen durdurmalıyız" İsrail Dışişleri Bakanı Katz: "Çok geç olmadan İran'ı hemen durdurmalıyız"

"Her gün suya erişim savaşı veriyoruz"

Filistinli Ahmed Mahmud, elinde tuttuğu bir bidonla temiz su alabilmek için Er-Reşid Caddesi'ndeki arıtma tesisi önünde kavurucu güneşin altında sıranın kendisine gelmesini bekliyor.

34 yaşındaki Mahmud, "Gazze'ye yönelik savaşın başlamasından bu yana aralarında suya erişim savaşı da olmak üzere günlük birçok savaş veriyoruz. Vazgeçemeyiz, yenilemeyiz de çünkü bu sadece acılarımızı artırır." dedi.

Her gün bir bidon su için yaşadıklarını anlatan Mahmud, şunları söyledi:

"Her sabah ihtiyaçlarımızı gidermek ve tuzlu ve tatlı sularla bidonları doldurmak için yola çıkıyorum, yemek pişirmek üzere ocağı yakmak için dönüyorum. Ancak suya erişim savaşı, en zor ve en şiddetli olan savaş."

"Bir bidon su için uzun kuyruklarda bekliyoruz"

Gazze kentinin Şeyh Rıdvan Mahallesi'nden yerinden edilerek Deyr el-Belah'a gelen Enes Kaud, "Refah'takilerin yerinden edilmesinden bu yana Deyr el-Belah'taki nüfus yoğunluğu nedeniyle ciddi bir su kriziyle karşı karşıyayız. Yerinden edilenlerin kentteki her yere, caddelere, ara sokaklara çadırlar kurmak zorunda kalmasıyla boş yer kalmadı." diye konuştu.

Refah'tan gelen yeni göç dalgası sonrası yaşanan su krizine dikkati çeken Kaud, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Su, Deyr el-Belah halkı ve yerinden edilerek buraya gelenler için yetersizdi. Refah halkı ile yerinden edilerek oraya gitmek zorunda olanların da Deyr el-Belah'a gelmesi işleri daha da zorlaştırdı ve karmaşık hale getirdi. Artık bir bidon su veya çamaşır ve bulaşıkları yıkamak için bir kova su almak için uzun kuyruklarda bekliyoruz."

Arıtma tesisinden haftada bir veya iki kez ücretsiz şekilde içme suyu alabildiklerini söyleyen Kaud, kalan zamanlarda suyu satın almak zorunda kaldıklarını ve bir bidon suyun fiyatının 1 şekelden 3 şekele (yaklaşık 1 dolar) yükseldiğini aktardı.

Kaud, İsrail ordusunun yıkıcı saldırılarının durdurulması ve Gazze kenti ile Gazze Şeridi'nin kuzeyinden zorla göç ettirilenlerin yaşadıkları bölgelere dönebilmesi çağrısında bulundu.

Su kesintisi ve arızalar uzun bekleyişleri boşa çıkarabiliyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyinden Deyr el-Belah'a göç etmek zorunda kalan Filistinli kadın Umm Nebil, İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle Refah'tan gelen yeni göç dalgasının bölgede insanların suya erişimini daha da güçleştirdiğini söyledi.

Umm Nebil, "Geçen kasım ayında Gazze'nin kuzeyinden göçe zorlandık, Deyr el-Belah'ın doğusundaki Aksa Şehitleri Hastanesi'ndeki çadırlarda yaşıyoruz. En büyük sıkıntımız tatlı ve tuzlu suya erişebilmek." dedi.

Su alabilmek için yakıcı güneşin altında uzun kuyruklarda saatlerce sıra beklemek zorunda kaldığını söyleyen Filistinli kadın, kesinti veya tesiste meydana gelen arızalar nedeniyle birçok kez su alamadan döndüğünü belirtti.

Umm Nebil, tuzlu su aldıkları yerin kirliliğinden şikayet etse de suya olan acil ihtiyaç ve alternatifin bulunmamasının kendilerini buna mecbur bıraktığını ifade etti.

Filistinli kadın, tuzlu su aldıkları yere işaret ederek, "Burayı temizlemek için yapılan hiçbir girişimin, yerinden edilenlerin sayısının çokluğu ve buranın ihtiyaçları karşılayacak düzeyde olmaması sebebiyle işe yaramadığı görülüyor." diye konuştu.

Sık sık yaşanan su kesintileri ve dolum işleminin aksaması nedeniyle az miktarda su temininde dahi sıkıntıların yaşandığını anlatan Umm Nebil, bu durumun göçe zorlanan ve temel ihtiyaçlarından mahrum bırakılan Filistinlilerin acılarının katlanmasına neden olduğunu vurguladı.

Umm Nebil, İsrail'in 7 Mayıs'taki kara saldırısı öncesinde yerinden edilen Filistinliler nedeniyle nüfusu 1,5 milyona ulaşan Refah kentinden insanların bir kez daha göçe zorlandığına işaret ederek buradan gelen yeni göç dalgasıyla Deyr el-Belah'ta suya erişim konusunda sıkıntıların daha da arttığını belirtti.

Filistinli kadın, "Deyr el-Belah'ta herkesin uygun bir şekilde suya erişebilmesi için su dolum noktalarının artırılması" çağrısında bulundu.

Refah'ta 1 milyon Filistinli yerinden edildi

Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), 28 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun yoğun bombardımanı ve genişlettiği kara saldırıları nedeniyle son 3 haftada Refah'ta 1 milyon Filistinlinin yerinden edildiğini duyurmuştu.

UNRWA'dan dün yapılan açıklamada, "Zorla yerinden edilme ve korku, insanları ellerinden gelen her yerde sığınacak yer aramaya itiyor ancak Gazze Şeridi'nde güvenlik yok. Aileler temel ihtiyaç malzemelerinin ve uygun yaşam şartlarının bulunmadığı bölgelere kaçıyor." ifadesi kullanılmıştı.

Deyr el-Belah kentinde yerinden edilen Filistinlilerin yaşadığı bölgelerdeki "çöp dağlarına" ilişkin fotoğrafların paylaşıldığı açıklamada, "Burası Deyr el-Belah, baktığınız her yerde bir çöp yığını var." ifadesine yer verilmişti.

İsrail, Uluslararası Adalet Divanının saldırıları durdurma kararına rağmen Refah kentine yönelik havadan ve karadan saldırılarını genişleterek sürdürüyor.