İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde sürdürdüğü askeri operasyonların ardından derin bir psikolojik kriz dalgasıyla sarsılıyor. 2025 yılı verilerine göre, 22 İsrail askerinin kendi canına kıymasıyla bu tür vakalarda son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaşıldı. Özellikle Gazze'deki sıcak çatışma bölgelerinde görev alan askerler arasında yayılan ve "Gazze Sendromu" olarak adlandırılan ruhsal çöküş, ordunun operasyonel gücünü ve personel moralini ciddi şekilde tehdit ediyor.
Haaretz ve Quds News gibi kaynaklara yansıyan raporlar, ordudaki içsel çürümenin boyutlarını gözler önüne seriyor. Kayıtlara geçen vakalar arasında sadece saha birlikleri değil, teknik personelin de bulunması dikkat çekiyor. Özellikle Gazze’deki saldırılarda görev alan üst düzey bir drone operatörünün, "yaptıklarını ve tanık olduğu görüntüleri ruhsal olarak taşıyamadığı" gerekçesiyle hayatına son vermesi, askeri psikoloji birimlerini alarma geçirdi. Uzmanlar, savaşın uzaması ve vicdani yükün artmasının bu tablodaki en büyük etken olduğunu vurguluyor.
İsrail ordusu bünyesindeki sağlık birimleri, 2026 yılının psikolojik açıdan çok daha karanlık geçebileceği uyarısında bulunurken, resmi rakamların buzdağının sadece görünen kısmı olduğu iddia ediliyor. Terhis edildikten sonra sivil hayatta canına kıyan eski askerlerin resmi istatistiklere dahil edilmemesi, krizin gerçek büyüklüğünün gizlendiği yorumlarını beraberinde getiriyor. Bu durum, İsrail’in askeri geleceği açısından en az dış tehditler kadar tehlikeli bir iç sorun olarak değerlendiriliyor.