Filistin Esirler Cemiyeti Başkanı Abdullah ez-Zagari, İsrail makamlarının hapishanelerdeki "olağanüstü hal" (OHAL) uygulamasını uzatmasını sert bir dille eleştirdi. Ramallah merkezli cemiyetten yapılan açıklamada, bu kararın Filistinli mahkumlara yönelik sürdürülen "sistematik soykırım suçuna" resmi bir kılıf sağladığı ifade edildi.
Hapishanelerde kasıtlı ve yavaş ölüm politikası
Ez-Zagari, İsrail'in OHAL bahanesiyle mahkumları işkence, açlık ve tıbbi ihmal yoluyla kasten ölüme sürüklediğini savundu. Uluslararası insan hakları kurumlarını sorumluluklarını yerine getirmemekle suçlayan Zagari, ateşkes sonrası dönemde dahi mahkumlara karşı elektrikli şok cihazları gibi yasaklı silahların kullanıldığına dair tanıklıklar olduğunu belirtti.
Salgın hastalıklar ve kayıplar endişe verici
İsrail makamlarının da kabul ettiği yüzde 91’lik aşırı doluluk oranının, hapishanelerde uyuz (skabies) gibi salgın hastalıkların hızla yayılmasına yol açtığı vurgulandı. Soykırım sürecinin başından bu yana hapishanelerde 100'den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği, bunlardan 87'sinin kimliğinin tespit edildiği bildirildi. Ayrıca, Gazze'den alıkonulan çok sayıda kişinin "zorla kaybetme" kapsamında akıbetinin bilinmediği ve bu durumun uluslararası hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.
Zagari, BM ve uluslararası toplumdan; Kızılhaç'ın hapishaneleri sınırsızca ziyaret etmesi ve esir ailelerinin görüş haklarının iade edilmesi için İsrail'e baskı yapmasını talep etti.




