Tahran'da düzenlenen "Ulusal Dış Politika Konferansı"nda İranlı üst düzey yetkililer, ülkenin dış ilişkilerindeki kronikleşmiş sorunları ve komşu ülkelerle yaşanan gerilimleri mercek altına aldı. Toplantıda, devrim ilkeleri ile mevcut diplomatik başarılar arasındaki boşluk dile getirilirken, dış politikada yeni bir dil arayışı öne çıktı.

Filistin Arap Kupası'nda ilk altın madalyayı kazandı
Filistin Arap Kupası'nda ilk altın madalyayı kazandı
İçeriği Görüntüle

"Devrim ihracı" itirafı

Stratejik İlişkiler Konseyi Başkanı ve eski Dışişleri Bakanı Kemal Harrazi, komşu ülkelerle olan ilişkilerde geçmişte "birçok hata" yapıldığını açıkça kabul etti. Harrazi, "devrim ihracı" kavramının yanlış yöntemlerle hayata geçirilmesinin bölge ülkelerinde haklı bir korku ve kaygı yarattığını belirterek; dış politikanın hegemonya karşıtlığı ile komşuluk ilişkilerini geliştirmek arasında dengeli bir yol izlemesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan, İran Araştırmaları Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi ise anayasadaki bazı maddelerin, hükümetler yerine doğrudan halklarla ilişki kurma izlenimi yarattığına dikkat çekerek bunun uluslararası diplomaside kafa karışıklığına yol açabileceği uyarısında bulundu.

Nükleer dosyada "güven inşası" söylemi

Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, nükleer müzakerelerle ilgili İran literatürüne "güven inşası" kavramını dahil ederek dikkat çekici bir çıkış yaptı. Erakçi, yaptırımların kaldırılması şartıyla uluslararası toplumun endişelerini gidermek için güven artırıcı önlemler almaya hazır olduklarını söyledi. Nükleer zenginleştirme hakkının "kırmızı çizgileri" olduğunu hatırlatan Bakan, "Sorular varsa cevaplamaya, endişeler varsa gidermeye hazırız ancak kimsenin sahip olduğumuz hakları elimizden almasına izin vermeyiz" dedi. Bu açıklamalar, Muskat'ta ABD ile yürütülen dolaylı müzakerelerin devam ettiği ve Trump yönetiminin bölgedeki askeri hareketliliğinin arttığı bir dönemde stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.