İran’ın resmi haber kanallarından Mehr Haber Ajansı, salı günü yayınladığı haberle, geçtiğimiz cumartesi günü hayatını kaybeden dini lider Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in suikasta kurban gittiği yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı. Ajans, "güvenilir kaynaklara" dayandırdığı bilgisinde, 56 yaşındaki Mücteba Hamaney’in sağlık durumunun yerinde olduğunu belirterek, ölüm haberlerini "Siyonist medyanın uydurduğu söylentiler" olarak nitelendirdi.
Devlet işlerini ve aile işlerini yürütmeye devam ediyor
Haberde, "Şehit Devrim Lideri"nin oğlunun şu anda saldırılarda hayatını kaybeden aile üyelerinin cenaze işlerini takip ettiği, aynı zamanda devletin önemli meseleleri hakkında danışmanlık yaptığı ve dosya incelemelerine devam ettiği bildirildi. Mücteba Hamaney’in, babasının ölümünün ardından geçiş sürecinde aktif rol oynadığı mesajı verildi.
Saldırıda hayatını kaybeden aile üyeleri
Geçtiğimiz cumartesi günü ABD ve İsrail tarafından başlatılan hava saldırılarında, dini lider Ali Hamaney’in konutunun hedef alınması sonucu büyük bir yıkım yaşanmıştı. İlk raporlar Hamaney ile birlikte oğlu Mücteba’nın da öldüğünü iddia etse de, İran medyası sadece diğer aile fertlerinin kaybını doğruladı. İran kaynakları, Ali Hamaney’in eşi Mansure Hocaste Bakırzade’nin saldırıda aldığı yaralar sonucu hayatını kaybettiğini kesinleştirdi.
Ayrıca, saldırıda Hamaney’in kızlarından birinin, bir gelininin, damadının ve bir torununun da yaşamını yitirdiği yönündeki bilgiler birçok kaynak tarafından doğrulandı. 1964 yılında Ali Hamaney ile evlenen Mansure Hocaste Bakırzade’nin; Mustafa, Mücteba, Mesud, Meysem, Büşra ve Hüda isimli altı çocuğu bulunuyordu.
İran'da liderlik ve cenaze hazırlıkları
Hamaney ailesinin yaşadığı bu büyük kayıp, İran’da yas ilan edilmesine neden olurken; Mücteba Hamaney’in hayatta olduğunun açıklanması, ülkedeki liderlik devri tartışmaları açısından kritik bir önem taşıyor. Özellikle İbrahim Reisi'nin ölümünden sonra Mücteba Hamaney, babasının halefi olarak en güçlü adaylar arasında gösteriliyordu. Mevcut savaş şartları altında, hayatta kalan aile üyelerinin ve devlet kurumlarının nasıl bir yol haritası izleyeceği dünya kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.




