Filistinli yetkililer, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’nın güneyinde bulunan Harem-i İbrahim Camii’nin idare ve denetim yetkilerini El Halil Belediyesi’nden alarak, Kiryat Arba Yahudi Yerleşim Birimi’ndeki sözde Yahudi Dini Konseyi'ne devretme kararına tepki gösterdi. 25 Kasım'da yapılan itirazın İsrail makamları tarafından reddedilmesi, caminin statüsüne yönelik uzun süredir devam eden gerilimi tırmandırdı.
Harem-i İbrahim Camii Vakfı Müdürü Mutez Ebu Suneyne, İsrail'in birkaç gün önce caminin iç avlusunu ele geçirme kararını caminin iç ve dış duvarlarına astığını belirterek, bu kararın "doğrudan tehdit ve uluslararası sözleşmelerin açık ihlali" olduğunu vurguladı. Ebu Suneyne, caminin elektrik ve su sistemlerine de el konulduğunu belirterek, İsrail yönetiminin caminin "coğrafi ve demografik yapısını değiştirerek tam kontrol sağlamayı hedeflediğini" ifade etti.
Filistin'den UNESCO’ya acil itiraz
Caminin 2017 yılında UNESCO dünya mirası alanı olarak tescil edilmesi nedeniyle, Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı'nın 60 günlük yasal itiraz sürecini resmi kurumlarla koordineli şekilde takip ettiği ve UNESCO’ya resmi itiraz sunulduğu belirtildi.
El Halil Belediye Başkan Vekili Esma Şerebati de İsrail’in son kararının, belediyenin caminin ve Eski Şehir’in özelliklerini değiştirmeye yönelik projelere itiraz etmesi sonrasında gelen bir dizi kısıtlama adımının devamı olduğunu söyledi. Şerebati, bölgede Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin baskısının arttığını vurgularken, "Suskunluk ve eylemsizlik, el halil kentine ve eski şehir’e büyük zarar verecektir," uyarısında bulundu.
Tarihi ve manevi önemi: Müslümanlar için en kutsal 4. cami
Mekke, Medine ve Kudüs’teki Mescid-i Aksa’dan sonra Müslümanlar için en kutsal dördüncü cami olarak kabul edilen Harem-i İbrahim, Hazreti İbrahim ve eşinin kabirlerinin yanı sıra diğer peygamberlerin mezarlarını da barındırıyor.
Cami, İsrail'in 1967’den beri işgal altında tuttuğu ve yaklaşık bin 500 İsrail askerinin yaklaşık 400 Yahudi yerleşimciyi korumakla görevli olduğu bölgede bulunuyor. Harem-i İbrahim, 25 şubat 1994’teki katliamın ardından ikiye bölünmüş ve yarısından fazlası Yahudilere tahsis edilerek sinagoga çevrilmişti.





