Şoygu: Ukrayna savaşı tek kutuplu dünyanın sonunu getirdi

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Moskova Uluslararası Güvenlik Konferansı'nın açılışında önemli açıklamalarda bulundu.
  • 16.08.2022, 16:55:24
  • Güncelleme: 1 ay önce
Şoygu: Ukrayna savaşı tek kutuplu dünyanın sonunu getirdi

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Army-2022 forumu kapsamında düzenlenen Moskova Uluslararası Güvenlik Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, Ukrayna'daki özel askeri operasyonun tek kutuplu dünyanın sonunu getirdiğini söyledi.

Şoygu "Ukrayna'da özel askeri operasyonun başlaması, tek kutuplu dünyanın sonunu getirdi. Çok kutupluluk realite haline geldi. Dünyanın kutupları netleşti" dedi.

SOĞUK SAVAŞ'TAN DAHA KÖTÜ

Şoygu, Avrupa'da güvenlik durumunun Soğuk Savaş'ın zirvesinde olduğu dönemdekinden daha kötü hale geldiğini belirterek, "Avrupa'da güvenlik durumu Soğuk Savaş'ın zirvesinde olduğu dönemki durumdan daha kötü hale geldi. NATO’nun askeri faaliyetleri en saldırgan Rus karşıtı yönelime girdi. Kıtaya ABD'den önemli güçler aktarıldı, Doğu ve Orta Avrupa'daki koalisyon birliklerinin sayısı önemli ölçüde arttı” diye konuştu.

SÜPER SİLAH EFSANESİ

Şoygu, Rus Silahlı Kuvvetleri'nin özel askeri operasyonunun, Batı'nın Ukrayna'ya sağladığı ve sözde cephedeki durumu tersine çevirebilecek ‘süper silah’ efsanesini ortadan kaldırdığını söyledi.

Şoygu, “Özel askeri operasyon, Batı'nın Ukrayna'ya sağladığı ve cephedeki durumu kökten değiştirebilecek ‘süper silah’ hakkındaki efsaneyi ortadan kaldırdı. Başlangıçta, Javelin tanksavar sistemlerinden, ‘benzersiz’ dronların tedarikinden bahsediliyordu. Son zamanlarda, HIMARS çoklu roket sistemleri ve uzun menzilli obüsler, Batılıların süper silah rolüne terfi etti. Ancak bu silahlar da savaş alanında kolayca öğütülüyor” dedi.

SÖMÜRGE DENEYİMİ

İngiltere'nin sömürge deneyiminin mevcut Kiev yetkilileriyle çalışmasına yardımcı olduğuna vurgu yapan Şoygu, “Açıkçası, Kiev rejiminin ana sponsoru olarak Birleşik Krallık'ın sömürge deneyimi, Kiev'deki mevcut yönetimle çalışırken Londra'ya çok faydalı oldu” ifadelerini kullandı.

NÜKLEER İDDİALARI

Rusya'nın Ukrayna'da taktik nükleer silah kullanma planlarına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Şoygu, "Medyada, Rus taktik nükleer silahlarının özel askeri operasyon sırasında kullanılacağı veya kimyasal silah kullanmaya hazır olduğu iddiaları ile ilgili spekülasyonlar yayılıyor. Bunların tümü yalan" dedi.

ABD DİKKATLERİ BAŞKA YÖNE ÇEKMEYE ÇALIŞIYOR

Sahte bilgilerin yayılmasının, dikkatleri Ukrayna'da ortaya çıkarılan ABD askeri biyolojik araştırmalarından uzaklaştırmayı amaçladığını kaydeden Şoygu, şöyle devam etti: "Bilgi provokasyonları, dikkatleri Ukrayna’da ortaya çıkarılan ABD'li uzmanların yürüttüğü askeri biyolojik araştırmalardan uzaklaştırmayı amaçlıyor. Şu anda düzenli olarak kamuoyun dikkatine sunulan etkileyici bir veri dizisi birikmiş durumda. Bu yöndeki çalışmalar devam edecek."

START-3

Bakan, Rusya'nın START-3 kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ettiğini, taşıyıcılar ve savaş başlıklarının belirlenen seviyeleri aşmadığını belirtti.

Şoygu, “Stratejik Saldırı Silahlarının Azaltılması Anlaşması ile ilgili olarak da zor bir durum gelişiyor. Anlaşma 2026'ya kadar yürürlükte. Rus tarafı, yükümlülükleri yerine getiriyor, beyan edilen taşıyıcı ve savaş başlıkları seviyeleri belirlenen sınırlar içinde tutuluyor. ABD'nin Rusya'nın ABD ile diyaloğa devam etme hakkını kazanması gerektiği yönündeki açıklamaları kabul edilemez. Silah kontrolü iki yönlü bir yoldur. Sonuç ancak tüm katılımcıların çıkar dengesi göz önüne alındığında elde edilebilir” dedi.

SÖMÜRGE DÜZENİNİ YENİDEN İSTİYORLAR

Şoygu, Batının egemen ülkelere askeri baskı, ayrılıkçılık ve terörizme destek yoluyla Afrika'da sömürge düzenini yeniden kurmak istediğine vurgu yaparak, “Afrika için özgünlük, kolektif Batı ülkelerinin sömürge dönemine özgü etkileşim düzenini ve kurallarını geri getirme arzusundan ibarettir.Yeni sömürgecilik, egemen ülkelerin hükümetlerine askeri baskı, ayrılıkçı ve terörist hareketlere destek yoluyla kuruluyor” ifadelerini kullandı.

UMUT YOK

2011 Viyana Belgesi'nin resmi olarak yürürlükte olduğunu, ancak pratikte uygulanmasına yönelik bir umut olmadığını kaydeden Şoygu, bugün artık hiç kimsenin ABD'nin yok ettiği Anti-Balistik Füze Antlaşması'nı, Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması'nı, Açık Semalar Antlaşması'nı hatırlamadığını, ancak daha önce bu anlaşmaların silahsızlanma ve bir barış atmosferi yaratmak için temel öneme sahip olduğunu kaydederek, şöyle devam etti:

“Bir diyalog platformu olarak tasarlanan ve çeşitli görüşlerin dikkate alındığı Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Rus karşıtı anlatıların üreticisi haline geldi. 2011 Viyana Belgesi resmi olarak yürürlükte kalmaya devam ediyor, ancak pratikte uygulanmasına yönelik bir umut yok. Taraflar arasında güven olmadığında, teyit mekanizması aslında bu anlaşmanın ruhuna uymayan bir istihbarat bilgisi kaynağına dönüşüyor.”

RUSYA'YI İZOLE ETME PLANI BAŞARISIZ OLDU

Bakan, yabancı delegasyonların Moskova Güvenlik Konferansı'na katılımının Batı'nın Rusya'yı izole etme planlarının başarısız olduğunu gösterdiğini vurgulayarak, “ABD ve NATO'nun Rusya'yı bir kez daha tecrit etme girişimlerine rağmen, foruma katılımınız bu planların başarısız olduğunun gözle görülür bir teyididir. Desteğiniz için teşekkür ederiz” dedi.

MUTLAK EGEMENLİK GEÇMİŞTE KALDI

Şoygu, küresel güvenlik sisteminin kökten değiştiğini, ABD ve müttefiklerinin mutlak egemenliğinin geçmişte kaldığını söyledi. Bakan, “Bu konferans, küresel ve bölgesel güvenlik sisteminde köklü bir değişim ortamında gerçekleşiyor. ABD'nin ve müttefiklerinin mutlak egemenliği geçmişte kaldı” diye konuştu.

ABD, LATİN AMERİKA'YI RUSYA İLE KARŞI KARŞIYA GETİRMEYE ÇALIŞIYOR

Şoygu, ABD'nin Latin Amerika'daki etkisini artırmaya, bölge ülkelerini Rusya ve Çin ile karşı karşıya getirmeye çalıştığına dikkat çekerek, Rusya karşıtı kampanyalar başlattığını, Ukrayna'daki operasyonla ilgili gerçekleri gizlediğini vurguladı. .

Bakan, “Bugün Latin Amerika, Amerikalıların emelleri nedeniyle ciddi güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya. ABD politikası, bölgedeki ülkelerin Washington'un kontrolü dışındaki herhangi bir güç kutbuyla etkileşimini engellemeyi amaçlıyor. Bu politikanın amacı bölgeyi Rusya ve Çin Halk Cumhuriyeti ile karşı karşıya getirmek, geleneksel bağları yok etmek, askeri ve askeri teknoloji alanlarında yeni işbirliği biçimlerini engellemektir. Latin Amerika'da Rus karşıtı kampanyalar başlatılıyor, Ukrayna'daki özel askeri operasyonun nedenleri ve seyri hakkındaki gerçekler gizleniyor” ifadelerini kullandı.

BATININ SİLAHLARINI İNCELİYORUZ

Şoygu, Rusya'nın ele geçirilen Batı silahlarının özelliklerini dikkatle incelediğini belirterek, “Ele geçirilen Batı silahlarının özelliklerini dikkatle inceliyoruz. Muharebe operasyonlarını yürütme yöntemlerini iyileştirmede ve Rus silahlarının etkinliğini arttırmada bu silahların özellikleri ve spesifik niteliklerini göz önüne alıyoruz” dedi.

CENEVRE SÖZLEŞMELERİNE UYUYORUZ

Şoygu, her düzeydeki Rus komutanının Cenevre Sözleşmelerine uyduğunu ve uymaya devam edeceğini vurguladı.

Bakan, “Özel askeri operasyonun insani yönleri üzerinde ayrıca durmak istiyorum. Savaş kurallarına ilişkin Cenevre Sözleşmelerine uyulması her zaman her seviyedeki Rus komutanların odak noktası olmuştur ve olmaya devam ediyor. Operasyonun başlangıcından itibaren, askeri personelin sivil nüfus ve düşman savaş esirleriyle ilgili eylemleri için prosedürü belirleyen ilgili emirler verildi” bilgisini paylaştı.

KIZIL HAÇ'A TEŞEKKÜR

Şoygu, Rusya Savunma Bakanlığı'nın, Rusya'nın özel askeri operasyonu sırasında insani alandaki yapıcı ve siyasetten uzak işbirliği için Birleşmiş Milletler (BM) ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne (ICRC) minnettar olduğunu söyledi.

Şoygu, insani konularda Rus askeri personeli ile BM ve ICRC arasında verimli bir etkileşimin kurulduğunu belirterek, "Yapıcı ve siyasetten uzak işbirliği için bizimle etkileşimde bulunan bu kuruluşların yöneticilerine ve çalışanlarına teşekkür ediyoruz. Özellikle BM himayesinde ve Türkiye'nin aktif rolü ile Ukrayna'nın Karadeniz limanlarından tahıl ihracatı gibi zor bir sorunu çözmek mümkün oldu. Kızılhaç uzmanları, esir düşen askeri personelle ilgili olarak önemli bir arabuluculuk görevi yürütüyor” dedi.

  • Kaynak: SputnikNews