Kanser aşısı ilk deneyde önemli başarı elde etti

Uğur Şahin ve Özlem Türeci tarafından geliştirilen Kovid-19 aşısının temelini oluşturan mRNA teknolojisinin kullanıldığı kanser aşısının uygulandığı 16 pankreas hastası deneğin sekizi tümör hücrelerine karşı antikor geliştirdi.
  • 08.06.2022, 17:41:25
  • Güncelleme: 3 ay önce
Kanser aşısı ilk deneyde önemli başarı elde etti

Kanser aşısı çalışmalarını Kovid aşısına dönüştürerek pandemi döneminde Batı'dan acil kullanım yetkisi alan ilk aşıyı üreten Prof. Dr. Uğur Şahin ile Prof. Dr. Özlem Türeci'nin pandeminin hız kestiği dönemde kanserle mücadele çalışmalarında önemli ilerleme kaydedildi. Şahin ile Türeci'nin kurucusu olduğu Almanya merkezli Biontech'in Kovid aşısının temelini oluşturan mRNA teknolojisini tatbik ettiği 16 pankreas hastası denekten 8'i tümör hücrelerine karşı antikor geliştirdi.

Pankreas tümörleri ameliyatla çıkarılan ve arından kemoterapi gören 16 deneğe bu müdahalelerden 2.5 ay sonra tümörlerinin genetik özelliklerine özel olarak uyarlanmış mRNA etken maddesi verildi. Bu süreçte 16 denekten 8'i tümör hücrelerine karşı antikor geliştirdi ve antikor geliştirmeyen deneklere kıyasa önemli ölçüde daha uzun süre hastalığın nüksetmesiyle karşılaşmadı. Yani aşı yapılan hastaların yarısında 18 ay sonra kanser saptanmadı.

Çalışmayı yöneten Vinod Balachandran, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerinden gelen antijenleri tanıyabildiğini, T hücrelerini bu antijenleri tanımaya yönelik eğitmek için mRNA'yı kullanabileceklerini söyledi. Balachandran, artık tedaviyi uygulayan kişinin de deney ve kontrol grubundakilere deneysel ilaç mı yoksa plasebo mu verdiğini bilmediği çift kör deneyine geçebileceklerini belirtti.

Pankreas kanserinin en ölümcül tümör türlerinden olduğunu, çünkü immünoterapi dahil neredeyse hiçbir tedavinin işe yaramadığını belirten Balachandran, araştırmalarının pankreas kanserinin çok az mutasyona uğradığı, bunun bağışıklık sisteminin bu kanser hücrelerini tanımasını zorlaştırdığını varsayımından hareket ettiğini aktardı.

mRNA, mesajcı RNA olarak da bilinen mesajcı ribonükleik asit anlamına geliyor. Vücudun kendisi, genlerde depolanan bilgileri kimyasal işlemlere dönüştürmek için RNA'yı kullanıyor. mRNA aşıları aynı ilkeye dayanıyor. Konvansiyonel aşılarda olduğu gibi patojen veya bileşenlerine gerek duymayan mRNA aşısı, RNA olarak virüsün genetik bilgisini kısmen insan hücresine taşıyıp orada patojenin kısmen üretilmesi için uyarımda bulunuyor. Ardından bağışıklık sistemi bu virüs parçaları üzerinde tatbikat yapıyor.

Bağışıklık sisteminin yüzeylerindeki mutasyonlarla sağlıklı hücrelerden farklı olan kanser hücrelerine karşı eğitim alması da çok benzer şekilde çalışıyor. Biontech, bu mutasyona uğramış kanser hücrelerini tanıyıp yok etmesine yönelik bağışıklık sistemini eğitmek için mRNA'yı kullanıyor.

Pankreas kanseri hastalarının yaklaşık yüzde 90'ı teşhis konduktan sonraki iki yıl içinde ölüyor, ameliyatın ardından kemoterapiden sonra bile nüksetme oranı çok yüksek seyrediyor, bu şekilde tedavi edilen her 5 hastadan yalnızca biri 5 yıldan uzun yaşıyor.