İsrail'in Suriye’deki manevra alanı kısıtlanacak mı?

Bölgedeki son jeopolitik değişiklikler, İsrail'in Suriye'deki İran varlığına karşı hareket etme kabiliyetini azaltıyor. Konuyla ilgili İbranice yayın yapan Kan’da, İsrail’in Suriye hava savunma sistemine karşı hareket edip etmemeye karar vermesi gerektiği belirtildi.
  • 28.10.2021, 18:34:56
  • Güncelleme: 2 ay önce
İsrail'in Suriye’deki manevra alanı kısıtlanacak mı?

İsmi açıklanmayan bir İsrail güvenlik kaynağı, 25 Ekim'de Kan'a verdiği demeçte, İsrail'in bölgedeki üstünlüğünü korumak için hava kuvvetlerinin yakında Suriye hava savunma sistemine karşı hareket edip etmemeye karar vermesi gerekeceğini söyledi.

İsrail'in Suriye'deki İran hedeflerine yönelik saldırıları son yıllarda rutin hale geldi. Sadece iki hafta önce İsrail'in (yabancı basına göre) bir hafta içinde iki kez saldırdığı bildirildi.

Bu saldırıların birinde 9 Ekim'de T-4 hava üssü yakınlarındaki bir silah sevkiyatı hedef alındı. Diğerinde ise, 14 Ekim'de Humus eyaletinin Tadmor bölgesini vuruldu. Ancak İsrail'in Suriye'deki askeri faaliyeti için yedi yıl önce açılan fırsat penceresi, bir dizi bölgesel ve küresel değişimler nedeniyle daralıyor gibi görünüyor.

İsrail, 2013-2014 yıllarında Suriye'deki iç savaş zemininde hava saldırılarına başladı. İç savaş kaosu İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) doğrudan bir çatışma riski olmadan serbestçe hareket etmesini sağladı. İsrail'in “savaşlar arasındaki savaş” olarak adlandırdığı bu savaşta, İran'ın Suriye'deki mevcudiyetini baltalayıp Hizbullah'a gelişmiş silah sevkiyatını engellemek ve böylece tam teşekküllü bir savaşı ertelemek amaçlanıyordu.

Ancak Suriye'deki mevcut durum artık neredeyse on yıl süren bir kaosa benzemiyor. Suriye iç savaşının sona ermesinden bu yana Esad rejimi, son aylarda yoğunlaşan uçaksavar ateşlemelerinin de gösterdiği gibi, tüm ülke üzerindeki kontrolünü yeniden sağlamaya çalışıyor. İsrail Hava Kuvvetleri (IAF) az sayıda isabet ve ihmal edilebilir hasar bildirmiş olsa da Suriye'nin hava savunma kapasitesinin arttığı belirtiliyor.

Zaman geçtikçe Esad rejimi veya baş ortağı İran, Kudüs'teki karar vericilerin Suriye'deki baskınları onaylamadan önce iki kez düşünmesini sağlamak için İsrail saldırılarına daha agresif bir şekilde yanıt vermeye karar verebilir.

Rusya da bu baskınları zorlaştırabilir. İsrail Başbakanı Naftali Bennett, 22 Ekim'de Soçi'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Tıpkı selefi Benjamin Netanyahu'ya geçmişte olduğu gibi, kendisine cömert bir karşılamada bulunuldu.

Ancak Rus medyasında İsrail'in Suriye'deki saldırılarından memnuniyetsizliği yansıtan haberler çıktı. Ruslar da bu tür baskınlar hakkında haber yapmaya başladılar, hatta bazen Rusya tarafından sağlanan hava savunma sistemlerinin İsrail savaş uçakları tarafından ateşlenen füzeleri başarıyla engellediğini iddia ettiler.

İsrailli savunma yetkilileri Rus mevkidaşlarıyla herhangi bir gerginlikten söz etmedi ve en azından şimdilik Ruslar Suriye'deki IDF faaliyetlerini azaltmıyor. Ancak her İsrail saldırısından sonra Rusya'dan gelen haberler, Rusya'nın sınırsız yetkisinin bir son kullanma tarihi olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Sonuç olarak bölgede yaşanan ve yaşanacak olan İran-İsrail gerilimleri, Rusya'nın halihazırdaki "sınırsız" yetkilerini daha da güçlendirmeye devam edeceği tahmin ediliyor.

  • Kaynak: al-monitor