Afganlar yazlık çadırlarda hayata tutunmaya çalışıyor

Afganistan’daki çatışmalardan dolayı Herat’a göç eden yüzlerce aile, yazlık çadırlarda hayata tutunma mücadelesi veriyor.
  • 17.01.2022, 16:30:48
  • Güncelleme: 4 ay önce
Afganlar yazlık çadırlarda hayata tutunmaya çalışıyor

ABD’nin işgalinin sona ermesiyle birlikte Taliban yönetimine geçen Afganistan’da insanlar zorlu kış şartlarında hayatta kalmaya çalışıyor.

Geçtiğimiz yaz aylarında şiddetlenen çatışmalardan dolayı Badgis, Farah, Faryab ve Gor gibi bölgedeki şehirlerden Herat’a göç eden yüzlerce aile, kışı yazlık çadırlarda atlatmak için çaba harcıyor.

Sıkıntı çeken aileler Taliban yönetimi ve uluslararası kurumların yardımlarını bekliyor.

EKSERİSİ YAZLIK ÇADIRDA YAŞIYOR

Herat’ın merkezine uzanan karayolunun kenarlarında kurulan kamplarda yaşayan insanların ekserisi yazlık çadırlarda ikamet ediyor.

Kamplara önceden gelen kişilerin çadırları kış şartlarına uygun hale getirilse de çoğu insan yaşadığı çadırlarını naylon, kilim ve battaniye ile örterek soğuktan korunmaya çalışıyor.

Az sayıda çadırın ise etrafına kilden duvar ördüğü ve oda inşa etmeye çalıştığı görülüyor.

EKMEKLER PLASTİK YAKILARAK PİŞİRİLİYOR

Kamplarda yaşayan insanların odun yahut kömür almaya güçleri yetmediği için, ekmekler plastiklerin yakıldığı ateşlerde pişiriliyor.

Plastikte pişirilen ekmekler sağlığa zarar vermesinin haricinde kullanılan eşyalarında kararmasına sebep oluyor.

Birçok ailenin eşya olarak sadece birkaç battaniye, yorgan, yastık, piknik tüpü ile birkaç tas, tabak ve bardağa sahip olduğu kampta, insanların çoğunun zorlu kış şartlarına rağmen yazlık ayakkabı giydiği ve yorganlarının altında soğuğa direnmeye çalışıyor.

KAMPTAKİLERİN ÇOĞU AÇ YATIYOR

En büyük kamplardan biri olan Karizek bölgesinde yaşayan insanlar, dertlerini anlatıyorken, hemen hemen herkesin yiyecek sıkıntısı yaşadıklarını ve bazı insanların günlerce aç yattığını belirtti.

Kampta yaşayan beş çocuk babası Abdurrahman Muhammedi, “Bugün ne yediniz?” diye sorulduğunda “Hiçbir şey yemedim. Dün kahvaltı da yapmadım sadece akşam yemeği için saat 5 gibi çay ve bir parça ekmek yedim." ifadelerini kullandı.

KADINLAR 2 GÜNDE 1 DOLAR PARA KAZANIYORLAR

Kamptaki bazı kadınlar, tacirlerin getirdikleri yünleri işleyip yumak haline getirdiklerini ve 1 kilogram ipten 1 dolar (100 afgani) kazandıklarını bunun için ise 2 gün yoğun bir şekilde çalışmaları gerektiğini anlattı. Kimi kadınlar ise çöpten topladıkları kağıt ve plastiklerle geçimini sağlamaya çalışıyor.

Bu kamplarda yaşayan çocukların büyük çoğunluğu okula gidemiyorlar.

Kampta su kaynağı olmadığı için bidonlarla uzakta bulunan çeşmelerden su temin ediliyor.

"ÖLÜM, TORUNLARIMI SATMAKTAN DAHA İYİ"

Afganistan’da artan yoksulluk ve açlık sebebiyle kimi insanların çocuklarını sattığı bilinirken, Tacik ve Hazaraların yaşadığı kamplarda bu duruma daha az rastlanıyor.

Kampta bulunan Safura isimli yaşlı kadın, 3 torunuyla birlikte taşlardan inşa etmeye çalıştığı 50 santimetre yükseklikteki barınakta yaşamaya çalışıyor.

Eşini ve çocuklarını kaybettiğini belirten Safura, barınağını göstererek, "Burada yaşıyorum. Burada uyuyorum. Yağmur yağıyor, burası suyla doluyor." ifadesini kullandı.

Safura, ülkede yoksulluk nedeniyle çocuklarını satmak zorunda kalanlar konusunda ise "Ölüm, torunlarımı satmaktan daha iyi. Ölürüm de satmam." dedi.

SOĞUK İNSANLARIN HAYATINI KAYBETMESİNE SEBEP OLUYOR

Kampta yaşayan Nisar Ahmed, soğuk ve açlık nedeniyle insanların öldüğünü belirterek, “Durum çok kötü. Ne yemek ne ekmek var, hiçbir şey yok. Yardım da yok." dedi.

Kampta 5 torunuyla yaşayan ve uyuşturucu bağımlısı oğlunun nerede olduğunu bilmeyen, Abdulehad Necmettin de ancak iki kişinin sığabileceği bir yazlık çadırda hayatta kalmaya çalışıyor.

Yaklaşık bir ay önce eşinin öldüğünü dile getiren Necmettin, "Buraya geldiğimizde hava çok soğuktu. Eşim soğuk nedeniyle hayatını kaybetti. Hastaneye götürdüm öldüğünü söylediler. Geri getirdim, memlekette ailesinin yanında defnettik." dedi.

KAMPIN EN KÜÇÜK ÇOCUĞU İSE 20 GÜNLÜK YADİGAR

Kampın en küçüğü Yadigar’ı amcasının anlattığına göre, annesi Herat’a göç ederken yolda doğurmuş ve doğumdan kısa bir süre sonra kan kaybından hayatını kaybetmiş. Amca, "Annesinden bize yadigar kaldığı için ismini de Yadigar koyduk." ifadesini kullandı.

ÇATIŞMALAR 140 BİN İNSANIN GÖÇÜNE SEBEP OLDU

Herat Göç Müdürü Muhammed Refik Nirumend, yaptığı açıklamada, kendi kayıtlarına göre çevre vilayetlerden Herat'a göç edenlerin sayısının yaklaşık 140 bin olduğunu belirtti.

Göçmenlerden yeniden memleketlerine dönmek isteyenler ya da Herat'ta kalmak isteyenlere yönelik yardım planları üzerinde çalıştıklarını açıklayan Nirumend, şu ana kadar 7 bin aileye yardım dağıttıklarını ve Dünya Gıda Programının da yardım yapmaya yönelik taahhütte bulunduğunu ifade etti.

"İlk planımız ya da hedefimiz, geri dönüştür. Onurlu bir geri dönüş. Herat'ın 140 bin göçmenin yatağı olmaması için hangi bölgeden olursa olsun herkes memleketlerine onuruyla dönmelidir." ifadelerini kullanan Refik Nirumend geri dönmek isteyenlerin ihtiyaçlarının belirlendiğini bildirdi.

Kalmak isteyenlerin de işlerini kolaylaştıracağını belirten Nirumend, "Sığınacak bir yere, yemeğe, suya, yakacak ve gıda malzemelerine ihtiyaçları var. Biz de bunun üzerinde çalışıyoruz." dedi.

Özellikle Müslüman ülkelerden Afganistan'a yardım etmesini isteyen Nirumend, "Sorunlarımız var. Bizim ya da iş birliği içinde olduğumuz kurumların yaptığı yardımlar açıktır ki bu insanlara yetmiyor. Gerçekten dostumuz olan ve Birleşmiş Milletlerdeki tarafsız ülkeler gelsinler, yardımda bulunsunlar." dedi.