Lamola, Lahey merkezli Uluslararası Adalet Divanında (UAD) İsrail'e karşı açtıkları soykırım davasının duruşmalarının sona ermesinin ardından Divan binasından çıkışında, basına açıklamalarda bulundu.

Ülkesinin, Soykırım Sözleşmesi'ni ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail'e dava açtığına işaret eden Lamola, İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin soykırım niteliği taşıdığını ifade etti.

Bakan Lamola, "Hiçbir şey şu anda İsrail tarafından izin verilen soykırım eylemlerini haklı çıkarmaz. Hiçbir şey soykırımı haklı gösteremez." dedi.

Nasır Hastanesi'ndeki toplu mezardan 51 ceset daha çıkarıldı Nasır Hastanesi'ndeki toplu mezardan 51 ceset daha çıkarıldı

Lamola, Gazze'yi yok etmek amacıyla yapılan saldırıları hiçbir sebebin haklı göstermeyeceğini yineleyerek "Ayrıca çok açık bir şekilde ifade ediyoruz ki; mahkemenin yargı yetkisi sözleşme çerçevesinde belirlenmiş ve tüm diplomatik yollar takip edilmiştir." dedi.

Güney Afrika'nın İsrail'e karşı UAD'da açtığı "soykırım davası"

1948 tarihli BM Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nin 9. maddesi uyarınca, bir devletin sözleşmenin maddelerini ihlal etmesi durumunda, sözleşmeye taraf herhangi bir devlet, ihlalci devlet aleyhine UAD'de dava açabiliyor.

Güney Afrika Cumhuriyeti, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de işlediği fiillerle Soykırımın Sözleşmesi'ni ihlal ettiği gerekçesiyle 29 Aralık'ta UAD'de dava açarak İsrail aleyhine ihtiyati tedbir kararı alınmasını talep etti.

Güney Afrika bu kapsamda Uluslararası Adalet Divanından 9 ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesini talep ediyor. Bunlar arasında, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonları derhal durdurması, Filistinlilere yönelik soykırımın önlemesi için gerekli tüm makul tedbirleri alması, yerlerinden edilenlerin evlerine dönerek yeterli gıda, su, yakıt, tıbbi ve hijyen malzemeleri, barınak ve giysi dahil olmak üzere insani yardıma erişiminin sağlaması, soykırıma karışanların cezalandırılmaları için gerekli adımları atması ve soykırımın delillerini muhafaza etmesi de bulunuyor.

Güney Afrika, durumun aciliyeti sebebiyle UAD'den tedbir kararına hükmetmesini talep ederken duruşmaların tamamlanmasının ardından Divan, tarafların beyanlarını ve delillerini inceleyerek karar için müzakerelere başlıyor.

Kararının açıklanması için hakimleri bağlayan bir son tarih bulunmamakla birlikte Divan'ın önce yargılamalarına bakıldığından soykırım gibi aciliyet gerektiren durumlarda bu sürenin birkaç hafta olduğu görülüyor.