ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Şeridi’nde güvenliği sağlamak amacıyla kurmayı planladığı uluslararası güç, dünya genelinde büyük bir dirençle karşılaşıyor. Uzmanlar, projenin "İsrail’in güvenlik yükünü başkalarına devretme" çabası olarak görülmesi ve yetki sınırlarının belirsizliği nedeniyle birçok devletin bu riski almak istemediğini belirtiyor.
"İşgalin Taşeronluğu" Endişesi
Filistinli siyasi analizci Nihat Ebu Guş’a göre, Endonezya ve Pakistan gibi önemli Müslüman ülkelerin projeye mesafeli durmasının temel nedeni, bu güce yüklenen "direnişin silahsızlandırılması" misyonu. İsrail ve ABD, bu gücün Gazze’deki silahlı grupları tasfiye etmesini şart koşarken; Filistinli gruplar, bölgeye gelecek her türlü yabancı askeri unsuru "yeni bir işgal gücü" olarak kabul edeceklerini ve hedef alacaklarını açıkça duyurdu.
Katılanlar ve Mesafeli Duranlar
İsrail basınında yer alan haberlere göre, şimdiye kadar sadece dört ülke (Kosova, Arnavutluk, Yunanistan ve Fas) bu güce asker göndermeye sıcak bakıyor. Bu ülkelerin ortak özelliği, İsrail ile güçlü diplomatik veya stratejik çıkarlara sahip olmaları.
Küresel Katılım Tablosu:
| Bölge | Katılan/Sıcak Bakan Ülkeler | Çekinceli/Reddeden Güçler |
| Avrupa | Macaristan, Yunanistan, Arnavutluk | Almanya, Fransa, İspanya |
| İslam Dünyası | Fas (Sınırlı katılım) | Endonezya, Pakistan, Türkiye |
| Latin Amerika | Arjantin, Paraguay | Brezilya, Kolombiya, Şili |
ABD Üssü ve BM’nin Devre Dışı Bırakılması
The Guardian’ın sızdırdığı belgelere göre, Trump yönetiminin Gazze’de 5 bin asker barındıracak 350 dönümlük bir askeri üs kurmayı planlaması, "istikrar gücü" maskesi altındaki kalıcı kontrol niyetini deşifre etti. Öte yandan, merkezi Avrupa ülkeleri, Trump’ın "Barış Konseyi" aracılığıyla Birleşmiş Milletler’i (BM) tamamen etkisiz hale getirmeye çalışmasından rahatsızlık duyuyor.
Ebu Guş, Filistin halkının bu konseyden bir beklentisi olmadığını vurgulayarak; "Ülkeler, İsrail bölgeden tamamen çekilmeden Gazze'ye bir dolar bile yatırmak veya tek bir asker göndermek istemiyor. Aksi takdirde, dökülen kanda ortak olacaklarını biliyorlar" ifadelerini kullandı.