Yemen’in doğusundaki Hadramut vilayetinde, uzun yıllar boyunca "ihmal edilmiş bir çöl" olarak görülen El-Haş'a bölgesi, son günlerde yaşanan askeri hareketlilikle birlikte iç savaşın en kritik stratejik düğüm noktalarından birine dönüştü. Hadramut Valisi Salem el-Hunbeşi’nin liderliğindeki "Vatan Kalkanı" (Dera' el-Watan) güçlerinin, kentin en büyük askeri tesisi olan 37. Zırhlı Tugay Karargahı’nı ele geçirmesi, bölgedeki tüm dengeleri altüst etti.
Hadramut Vadisi’nin batısında yer alan El-Haş'a, sadece askeri bir üsse ev sahipliği yapmasıyla değil, aynı zamanda vadi ile çölü birbirine bağlayan jeopolitik konumuyla öne çıkıyor. Şebve ve Aden’e uzanan uluslararası karayolu üzerinde bir "geçiş kapısı" niteliği taşıyan bölge, Hadramut’un zengin enerji kaynaklarına ve stratejik derinliğine açılan kilit bir nokta olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, bu bölgenin kontrolünün sağlanmasının, Güney Geçiş Konseyi’nin (GGK) Hadramut Vadisi ve Seyun gibi önemli merkezlerdeki savunma hattını büyük ölçüde zayıflatacağını vurguluyor.
Son 24 saatte yaşanan çatışmalarda, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon uçaklarının da destek verdiği operasyonlar sonucunda 37. Tugay’ın kontrol altına alınması, Yemen hükümetinin bölgedeki otoritesini pekiştirme çabası olarak görülüyor. Bir zamanlar sessiz bir çöl kasabası olan El-Haş'a, bugün artık Yemen’in doğu hattındaki askeri ve siyasi nüfuz mücadelesinin kaderini belirleyen en stratejik "kapı" konumunda.





