Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 29 Kasım Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü dolayısıyla anlamlı bir mesaj yayımladı. NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda Duran, Filistin davasının sadece bölgesel bir kriz değil, küresel bir adalet sınavı olduğuna dikkat çekti.
İletişim Başkanı Duran, bu özel günün mazlumun sesi olmanın, adaletin yanında durmanın ve insanlığın ortak vicdanına sahip çıkmanın bir sembolü olduğunu ifade etti. Filistin topraklarında yıllardır süren işgal ve zulmün, tüm insanlık için bir utanç kaynağı ve sınav niteliği taşıdığını belirten Duran, "Tüm baskılara rağmen onuruyla direnen, inancını ve umudunu koruyan Filistinli kardeşlerimiz; adaletin, direnişin ve insanlık onurunun simgesi haline gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan’ın liderliğinde kararlı duruş
Türkiye'nin Filistin politikasının temelinde insani ve vicdani sorumlulukların yattığını vurgulayan Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki liderliğine atıfta bulundu. Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Dünya beşten büyüktür" diyerek uluslararası sistemin çifte standartlarına meydan okuduğunu ve Filistin halkının sesi olmayan küresel düzene karşı en gür sesi yükselttiğini hatırlattı.
"Başkenti Kudüs olan bağımsız devlet kurulana dek..."
Mesajında Türkiye'nin hem insani yardımlar hem de diplomatik girişimlerle sahada olmaya devam edeceğinin altını çizen İletişim Başkanı, Gazze, Batı Şeria ve Kudüs'teki sivillerin haklarının korunmasının uluslararası hukukun bir gereği olduğunu belirtti.
Duran, açıklamasını Türkiye'nin kırmızı çizgisini bir kez daha vurgulayarak şu sözlerle tamamladı:
"Biz inanıyoruz ki, zulüm sonsuza kadar hüküm süremez; adalet mutlaka tecelli eder. Bağımsız, egemen ve başkenti Kudüs olan bir Filistin Devleti kuruluncaya kadar, Türkiye, Filistin davasının en güçlü savunucusu olmaya devam edecektir. Filistin’in yarını özgür, Kudüs’ün geleceği aydınlık olacaktır."





