Filistin Özel Raportörü Albanese, X hesabından, Gazze'de 7 Ekim'den bu yana günde ortalama 10'dan fazla çocuğun bir ya da iki bacağını kaybettiğini belirten Save The Children yetkilisinin paylaşımını alıntılayarak, bu tür suçları planlayan, işleyen ya da emir verenlerin yargı önüne çıkarılması gerektiğini vurguladı.

Albanese, "Filistin konusunda Uluslararası Ceza Mahkemesi, yavaş ve etkisiz olduğunu ispatlarken savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım konusunda yetkisi olan ulusal mahkemeler harekete geçirilmelidir." çağrısında bulundu.

BM, Gazze'de TRT ekibine saldırının soruşturulmasını istedi BM, Gazze'de TRT ekibine saldırının soruşturulmasını istedi

BM Konut Hakkı Özel Raportörü Rajagopa da X hesabından Albanese'in çağrısını destekleyerek, "Evet, şimdi eyleme geçmeye ihtiyaç var. Uluslararası Ceza Mahkemesi çok yavaş olduğunu ispatlıyor." ifadelerini kullandı.

BM raportörleri ve insan hakları kuruluşları, İsrail'in Gazze'de sivilleri hedef alan saldırılarını ve toplu cezalandırma eylemlerini soykırım olarak nitelendirirken, UCM Başsavcısı Karim Han'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere sorumlular hakkında tutuklama kararı çıkarmak gibi önleyici bir adım atmaması eleştiriliyor.

Başsavcı Han, son olarak 7 Aralık'ta yaptığı açıklamada, Gazze’de sivillere yardım malzemeleri ulaştırılmasını kasten engellemenin savaş suçu olarak değerlendirilebileceği uyarısında bulunmuştu. Buna rağmen İsrail Gazze'ye insani yardımların girişlerini sınırlandırmaya devam etmiş, BM Dünya Gıda Programı (WFP) 20 Aralık'ta yaptığı açıklamada, Gazze'de her dört kişiden birinin felaket düzeyinde açlık çektiğini bildirmişti. Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, Gazze'de gerçekte bu oranın yüzde 90'ın üzerinde olduğu uyarısında bulunmuştu.

Karim Han'ın, İsrail'in Gazze'ye yönelik ayrım gözetmeyen saldırıları tüm şiddetiyle sürerken, kasımda İsrail'i ve ardından Ramallah’ta Filistin hükümetini ziyaret etmesi fakat Filistinlilere yönelik İsrail soykırımının devam ettiği Gazze'ye gitmemesi eleştirilmişti.

Han, Rusya'nın Ukrayna'ya açtığı savaşın başlamasından 50 gün sonra Kiev yakınlarında yer alan Buça şehrinde incelemelerde bulunmuş ve Ukrayna davasında 1 yıl gibi bir sürede Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında yakalama kararı talep etmişti. UCM Savcılığının, Filistin'de işlenen suçlar için 8 yıldır devam eden soruşturmaya rağmen henüz bir yakalama kararı çıkarmaması "çifte standart" eleştirilerini beraberinde getiriyor.