De Croo, Londra Ekonomi ve Siyasi Bilimler Okulu'nda (LSE) düzenlenen etkinlikte öğrencilerin sorularını yanıtladı.

Avrupa Birliği'nin (AB), Rusya'nın Ukrayna'ya karşı saldırılarını başlatmasıyla ekonomik alanda attığı adımların, Rusya'yı savaş ekonomisine geçmeye mecbur bıraktığını kaydeden De Croo, AB'nin önceliklerinden birinin gerektiğinde Avrupa'nın savunmasını sağlayacak askeri yatırımları besleyecek ekonomik altyapının oluşturulması olduğunu söyledi.

Ayrıca Avrupa savunma sanayisinin ve ortak stratejisinin geliştirilmesinin önemli olduğunun altını çizen De Croo, Ukrayna'yı desteklemeye devam etmeleri gerektiğini aktardı.

Alexander De Croo, Rusya'ya uygulanan ekonomik yaptırımların sürdürülmesi gerektiğini de savundu.

Donald Trump'ın yeniden ABD Başkanı seçilmesi ihtimaline yönelik soru üzerine De Croo, "Demokrasiye saygı duymak zorundasınız. Umalım ki sonuç ne olursa olsun yıllar önce Kongre binasında yaşananları bir daha görmeyelim. Biz Avrupalılar için soru nasıl tepki vereceğimiz. Hazır olmalı ve rahat olmalıyız." diye konuştu.

"İki devletli çözüm için en uygun zaman şimdi"

De Croo, AB'nin Orta Doğu'daki gelişmeler hakkındaki tutumunu, dönem başkanı olan Belçika'nın nasıl etkileyeceği yönündeki soru üzerine de İspanyol mevkidaşı Pedro Sanchez'le bölgeyi ziyaret ettiğini hatırlattı.

"İngiltere'de namaz yasağı getiren okulun arkasında aşırı sağcı siyasetçiler var" "İngiltere'de namaz yasağı getiren okulun arkasında aşırı sağcı siyasetçiler var"

Hem 7 Ekim'deki saldırılara karşı çıkıp esirlerin serbest bırakılmasını istediğini hem de askeri operasyonların sivil kayıplar verilmeden yapılması gerektiğini savunduğunu söyleyen De Croo, "Bu tarz çatışmalarda bir tarafa ya da diğer tarafa çekilirsiniz. Ben bir tarafı desteklemiyorum. Desteklediğim taraf insan yaşamıdır. (Gazze'de) Bu sayıda insan ölmüşse, 100 gün gibi bir sürede günlük yüzlerce çocuğa denk gelecek şekilde 10 bin çocuk ölmüşse bu durum bir ateşkes gerektirir. Belçika'nın pozisyonu budur." diye konuştu.

De Croo, geçen kasımda çatışmalara verilen insani ara sayesinde çok sayıda esirin serbest bırakıldığını ve Gazze'ye insani yardımların girdiğini de dile getirerek, "Şiddet durmalı, insani yardımların girişleri sağlanmalı, esirler serbest bırakılmalı. Son 20 yılda iki devletli çözüm için çalışılacak en uygun zaman şimdi. Şimdi bunu kullanalım. Lütfen şiddeti durduralım. İsrail'in nüfusunu tehdit eden terör tehdidini yok etmek istemesini anlıyorum, haklı bir endişe ama şu anki operasyonlar buna katkı sağlıyor mu, ikna edilmem gerekecek." ifadelerini kullandı.

"5 yıl önce duyduğumda kulaklarımı tıkadığım bazı şeyler artık normalleşiyor"

De Croo, Avrupa Parlamentosu için yapılacak seçimlerde popülist partilerin temsil oranının yükselmesi öngörüsüne yönelik soru üzerine de "Popülist partiler zaten Avrupa Parlamentosu'nda. Burada birkaç tehdit var. Bunlardan birisi popülist mesajın ana akım haline gelmesi. Şu an Avrupa'da bu yaşanıyor. Bundan 5 yıl önce duyduğumda kulaklarımı tıkadığım bazı şeyler artık normalleşiyor. Bence bu durum çok tehlikeli." değerlendirmesini yaptı.

Popülist partilerin yönettiği ülkelerde bazı temel hakların kısıtlandığını anlatan De Croo, "Hayatımızın bir noktasında bir şekilde azınlık olabiliriz. Sizin başınıza gelmeyeceğini düşünebilirsiniz ama bir noktada azınlık olabilirsiniz ve haklarınız kısıtlanabilir. O yüzden dikkatli olmak gerek." şeklinde konuştu.