Yemen’in doğusundaki stratejik ve enerji kaynakları bakımından zengin Hadramut ile Mahra vilayetleri, Suudi Arabistan destekli meşru hükümet güçleri ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli Güney Geçiş Konseyi (GGK) arasındaki nüfuz mücadelesinin merkez üssü haline geldi. Hadramut Valisi Salem Ahmed el-Hunbeşi’nin "Vatan Kalkanı" birliklerine komuta ederek başlattığı "Askeri Karargahları Teslim Alma Operasyonu", bölgedeki güç dengelerini sarsıyor. Özellikle El-Haş'a bölgesindeki 37. Zırhlı Tugay Karargahı’nın kontrol altına alınması, bölgedeki ayrılıkçı güçlerin savunma hattına vurulan en büyük darbelerden biri olarak değerlendiriliyor.
Gerilimin tırmandığı bir diğer önemli nokta olan Mahra vilayetinde ise GGK güçlerinin askeri tahkimatını artırdığı ve bağımsızlık ilanı için hazırlıklara başladığı bildiriliyor. GGK Başkanı Aydarus ez-Zübeydi’nin, Güney Yemen’in bağımsızlığına giden yol haritası kapsamında iki yıllık bir geçiş süreci ilan etmesi, Yemen’in toprak bütünlüğü üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Suudi savaş uçaklarının Hadramut’taki stratejik noktalara düzenlediği hava saldırıları ve GGK kontrolündeki bölgelere yönelik baskılar, sahadaki vekalet savaşının doğrudan bir çatışmaya evrildiğini kanıtlıyor.
Bölgesel analistler, Hadramut’un devasa petrol rezervleri ve Mahra’nın Umman Denizi'ne açılan stratejik liman kapasitesinin, taraflar arasındaki mücadelenin temel motivasyonu olduğunu vurguluyor. Aden ve Er-Reyyan havalimanlarındaki uçuşların askıya alınması ve karşılıklı uygulanan hava ablukaları, bölgedeki sivil hayatı felç ederken insani yardım koridorlarını da tehdit ediyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, Yemen’in doğu hattındaki bu askeri tırmanışın ülkeyi fiilen bölünmüş bir yapıya sürükleyebileceği ve on yıldır süren insani felaketi geri dönülemez bir noktaya taşıyabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.





