Avrupa

Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail'in gazetecilere yönelik suçlarını da soruşturacak

Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM), İsrail'in Gazze dahil Filistin topraklarında gazetecilere yönelik suçlarını da soruşturacağı bildirildi.

Abone Ol

Paris merkezli Sınır Tanımayan Gazetecilerden yapılan açıklamada, örgütün başvurusuyla UCM Başsavcısı Karim Han'ın, Filistin topraklarındaki ihlallerle ilgili soruşturmaya, gazetecilere karşı işlenen suçların da dahil olacağının güvencesini verdiği belirtildi.

UCM Başsavcılığından Sınır Tanımayan Gazetecilere gönderilen açıklamada, "Filistin'deki durumla ilgili soruşturmada diğer potansiyel suçlar yanında gazetecileri hedef alan suçlar da inceleniyor." denilerek, gazetecilerin uluslararası insancıl hukuk ve Roma Statüsünce korunmaları ve bu önemli vazifelerinde hiçbir şekilde hedef alınmamaları gerektiği vurgulandı.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Genel Sekreteri Christophe Deloire, yaptığı açıklamada, "Gazze'de gazeteciler katlediliyor, 7 Ekim'den bu yana en az 79'unun öldürülmesi UCM'nin kararlı bir cevabını gerektiriyor. Bunlardan en az 18'inin görevi başındayken ya da görevleri nedeniyle öldürüldüklerini belirledik fakat sadece kapsamlı bir soruşturma, medya çalışanlarına karşı işlenen savaş suçlarının devasa boyutunu ortaya koyabilir. UCM Başsavcısı'nın açıklamasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bu soruşturmanın hızla ilerlemesini ve somut eylemleri getirmesini umuyoruz çünkü bu zorunlu ve zaten çok gecikti." ifadesini kullandı.

Sınır Tanımayan Gazeteciler, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının başladığı 7 Ekim'den itibaren bölgede öldürülen gazeteciler için UCM'ye iki kez başvuru yapmıştı.

Paris merkezli gazeteciler örgütünün UCM'den soruşturmasını istediği gazeteci ölümleri arasında 1 Aralık 2023'te Gazze'ye yönelik İsrail hava saldırısında yaşamını yitiren AA kameramanı Muntasır es-Savvaf da bulunuyor.

Sınır Tanımayan Gazeteciler, UCM'ye başvurusunda yer verdiği gazetecilerin "savaş suçu" niteliğindeki saldırıların mağduru olduğuna inanmak için makul gerekçeler olduğunu, eldeki kanıtların söz konusu gazetecilerin "kasıtlı" hedef alınmış olabileceğini gösterdiğini bildirmişti.