Özel

KYB'nin PKK'ya verdiği desteğin faturasını Süleymaniye halkı ödüyor

ORSAM Irak Çalışmaları Araştırmacısı Sercan Çalışkan, terör örgütü PKK ile işbirliğinin Süleymaniye halkına maliyetini kaleme aldı.

Abone Ol

Türkiye'nin Irak ile gerçekleştirdiği Güvenlik Mekanizması Görüşmeleri sonrasında iki ülke arasında yeni adımların atılması ile gözler bir kez daha bölgedeki terörle mücadeleye çevrildi. Özellikle Irak’ın terör örgütü PKK’yı Irak topraklarında "yasaklı örgüt" olarak nitelemesi gündemi meşgul eden en önemli konulardan biri oldu. Irak tarafından ortaya konacak somut adımların ne kadar kalıcı olacağını zaman gösterecek olsa da Türkiye’nin Irak’ın kuzeyinde kendisine yönelen terör tehdidini tamamen ortadan kaldırmaya istekli olduğu bir dönemde, Irak tarafıyla sağlanan işbirliği adımlarının oldukça değerli olduğu söylenebilir.

KYB'nin terör örgütü PKK'ya desteği

Irak merkezi hükümetiyle PKK ile mücadeleye yönelik yeni adımlar atılırken Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) Süleymaniye merkezli 2'nci büyük partisi KYB’nin terör örgütüne desteği devam ediyor. KYB, Irak topraklarında PKK’ya destek vererek hem Irak merkezi hükümetinin mevcut politikaları ile hem de IKBY yönetiminin ekseriyetini elinde bulunduran Erbil merkezli KDP ile ters düşüyor. Bağdat ve Erbil, PKK’yı Irak toprakları için bir tehdit olarak gösterirken KYB’nin lideri Bafıl Talabani kendisini, partisini ve Süleymaniye’yi PKK güdümünde tutmaya devam ediyor.

Süleymaniye halkı ise KYB’nin PKK’ya verdiği desteğin faturasını ödemekle yükümlü tutuluyor. Süleymaniye, kalkınma noktasında geri kalan ve uluslararası yatırımların da en az olduğu vilayetlerden biri olarak öne çıkıyor. Diğer yandan özellikle son 5 yıllık süreçte Süleymaniye’nin çok sayıda protesto gösterisine sahne olduğu biliniyor. Maaşlarını alamayan memur ve işçiler ile eğitim kalitelerinden ve yaşam koşullarından hoşnut olmayan genç nüfus Süleymaniye’de sıklıkla protesto gösterileri düzenliyor. Son olarak, geçtiğimiz ay maaşları ödenmeyen memurlar Süleymaniye’de geniş çaplı bir eylem gerçekleştirdi. Yine geçtiğimiz aylarda Süleymaniye’de çok sayıda kamu görevlisi, ekonomik durumun kötüleşmesi ve maaşların ödenmemesi nedeniyle bulundukları kurumlarda greve gittiklerini duyurdular.

Diğer yandan Türkiye’nin PKK tehdidi nedeniyle 3 Nisan 2023’ten bu yana Süleymaniye’ye yönelik uçuşlara hava sahasını kapatması da Süleymaniye’de turizm üzerinden sağlanan ticari faaliyetlere darbe vurdu. Zira Süleymaniye’de Türkiye’ye yönelik turistik turlar düzenleyen 200’e yakın turizm şirketinin birçoğu yaklaşık 1 yıldır süren uçuş yasağı nedeniyle faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı. Binlerce kişinin istihdam edildiği ve 12 hava yolunun uçuş gerçekleştirdiği Süleymaniye Havalimanı, Türkiye’nin hava sahasını kapatması ile "uluslararası" statüsünü kaybetti. Süleymaniye halkı yurt dışı uçuşları için Erbil Havalimanı’nı kullanmaya başladı.

Silah ve uyuşturucu ticareti

Irak’ın kuzeyi, terör örgütü PKK’ya uyuşturucu kaçakçılığı için de alan tanıyor. PKK’nın Irak-İran sınırından, Irak-Suriye sınırına kadar yayılan bölgelerde yer yer hakimiyet sağladığı, örgütün gelir kaynaklarından biri olan uyuşturucu trafiğinin de bu bölgelerde PKK militanları tarafından gerçekleştirildiği biliniyor. Türkiye’nin Pençe Kilit Harekatları çerçevesinde Irak’ın kuzeyindeki alan kontrolünü kaybeden örgüt daha güney bölgelere çekilmek zorunda kaldı. Bu bölgelerden biri KYB kontrolündeki Süleymaniye kırsalı ve şehir merkezi oldu. Böylece örgütün silah ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi Irak’ın istikrarını da doğrudan hedef alan faaliyetler Süleymaniye içlerine kadar taşındı. Nitekim Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Ocak 2024’te düzenlediği operasyonda Süleymaniye kırsalında örgütün uyuşturucu ticareti faaliyetlerini organize etmesi ve denetlemesi için görevlendirilen sözde sorumlularından Abdulmutalip Doğruci’yi etkisiz hale getirdi. Süleymaniye kırsalında etkisiz hale getirilen teröristin bölgedeki faaliyetleri, PKK’nın Süleymaniye’ye sığınarak hem Irak’a hem de komşu ülkelere tehdit oluşturacak faaliyetler içerisine girmesine somut bir örnektir.

Süleymaniye’deki tüm bu olumsuz tablo ortadayken şehrin yönetimini elinde bulunduran KYB ve lideri Bafıl Talabani’nin terör örgütüne sağladığı destek devam ediyor. 2021 yılında tek başına KYB’nin liderliğini üstlenen Bafıl Talabani’nin KYB yönetiminde halen güven sağladığını söylemek güç. Özellikle toplumsal ve ekonomik sorunlar KYB’nin önünde birikerek büyürken Bafıl Talabani bu sorunları öncelemek yerine terör örgütü PKK’nın Irak’ın kuzeyindeki faaliyetlerine alan açmakla meşgul durumda. Süleymaniye halkını ilgilendiren, şehrin altyapı ve üstyapı kalkınması, kamu hizmetlerinin sağlanması ve ekonomik sorunların giderilmesi gibi temel meseleler ise geri planda tutuluyor. Tüm bunların gölgesinde kamu görevlileri başta olmak üzere toplumun farklı kesiminden insanların protesto gösterileri sıklıkla sokaklara yansıyor.

Tüm bunlar olurken terör örgütü PKK, KYB eliyle önce Süleymaniye kırsalında daha sonra şehir merkezinde güçlü konuma getirildi. Bağdat hükümeti ve Erbil merkezli KDP, PKK terörüne karşı Türkiye ile işbirliği yolunu tercih ederken Bafıl Talabani’nin şahsi hırslarının kurbanı olan Süleymaniye halkı, uyuşturucu ticareti dahil PKK’nın yarattığı güvenlik tehditleri ile karşı karşıya bırakıldı.