1948 sınırları içinde yaşayan Filistinli toplumunda organize suç dalgası korkutucu boyutlara ulaştı. 16 Şubat sabahı Ümmü'l-Fehm ve Tamra şehirlerinde işlenen cinayetler, krizin derinliğini gösterdi.
2026 yılının başından bu yana hayatını kaybeden Arap vatandaşı sayısı 48'e ulaştı. Bu rakam, geçen yılın aynı döneminde kaydedilen 34 can kaybına göre %40'lık bir artış anlamına geliyor.
Aktivistler, İsrail polisinin Arap mahallelerindeki yasa dışı silahlanmaya ve haraç çetelerine kasıtlı olarak müdahale etmediğini iddia ediyor. Bu durum, toplumda "kendi kaderine terk edilmişlik" hissini güçlendiriyor.
İsrail'deki Arap toplumunda şiddet ve suç bilançosu:
| Veri kategorisi | 2026 (İlk 2 ay) | 2025 Toplam |
| Toplam can kaybı | 48 kişi | 252 kişi |
| Kadın kurbanlar | 3 kişi | Belirtilmedi |
| Polis ateşiyle ölüm | 1 kişi | 12 kişi |
| Ateşli silah vakası | - | 75.000+ |
| Yetim kalan çocuklar | - | 500+ |
Filistinli toplumda çöken güvenlik hissi
Yeni yapılan bir kamuoyu araştırması, Arap toplumunun %87'sinin İsrail polisine güvenmediğini ortaya koydu. Katılımcıların yarısı, yaşadıkları yerlerde kendilerini güvende hissetmediklerini belirtti.
Halkın %75'i suç korkusu nedeniyle geceleri dışarı çıkmaktan kaçınıyor. %83'lük bir kesim ise önümüzdeki yıllarda suç oranlarının daha da artacağını öngörüyor.
Uzmanlar, organize suçun sadece adli bir sorun olmadığını savunuyor. Bu durumun, Filistinli toplumu kimliğinden koparmak ve göçe zorlamak için kullanılan bir araç haline geldiği vurgulanıyor.
Toplumsal çözülme ve "Aman" planı
Aman Merkezi Başkanı Şeyh Kamil Rayan, toplumsal hareketliliğin bir zorunluluk olduğunu belirtti. Rayan'a göre, organize suçlar toplumun örgütlenme ve hak arama yeteneğini zayıflatıyor.
Yüksek Takip Komitesi Başkanı Dr. Cemal Zahalka, hükümeti suç çetelerini tasfiye etmemekle suçladı. Zahalka, güvenliğin bir lütuf değil, pazarlık edilemez bir hak olduğunu ifade etti.
Filistinli liderler, gençlerin eğitim ve istihdama yönlendirilmesi için acil devlet yatırımı talep ediyor. Aksi takdirde, sosyal dokunun tamamen yok olacağı uyarısında bulunuyorlar.