Putin'in Doğu Ukrayna'daki hedefi ne?

Ukrayna’nın doğusundaki krizin çözülmesi için Kiev yönetiminin NATO üyeliği talebinden vazgeçmesi gerektiğini belirten Putin, Donetsk ve Lugansk’daki ayrılıkçı yönetimlerin tanınması ve Kırım’ın ilhakının kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
  • 20.02.2022, 13:45:26
  • Güncelleme: 2 ay önce
Putin'in Doğu Ukrayna'daki hedefi ne?

Donbas’taki Rus yanlısı ayrılıkçılar, 11 Mayıs 2014’te sözde halk oylamalarıyla Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Lugansk Halk Cumhuriyeti isminde iki ayrı yönetim oluşturdu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Donetsk ve Lugansk bölgelerinde üretilen ürünlerin Rus pazarıyla denk statüye sahip olmasına yönelik kararname imzaladı. Bölgede yaşayan 600 binden fazla ayrılıkçı Ukrayna vatandaşına Rus pasaportu verildi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Moskova yönetiminin Ukrayna sınırına yakın bölgelere 110 bin asker sevk ettiğini bildirdi.

RUSYA GÜVENLİK ENDİŞELERİNİ BAHANE EDİYOR

Avrupa Birliği (AB) ile yakın ilişkiler kuran Kiev yönetiminin faaliyetlerinden rahatsız olan Rusya, güvenlik endişelerini bahane ederek Ukrayna’yı Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) karşı ileri bir karakol olarak elinde tutmak istiyor.

100 milyon ton civarındaki kömür rezerviyle Avrupa'nın dördüncü büyük maden bölgesi olan Donetsk Havzası, Rus uzay ve havacılık sanayisi ile savunma sanayi için büyük önem arz ediyor. Rus savaş helikopterlerinin motorları ve tankların yapımında kullanılan demir bu bölgeden temin ediliyor.

DONETSK HAVZASININ ÖNEMİ

Ukrayna'nın doğu kesiminde yer alan Donetsk bölgesinin kuzey ve orta kısmı ile Luhansk bölgesinin güney kısmını içine alan, kamuoyunda Donbas veya Donbass olarak da bilinen, Donetsk Havzası sorunun temel noktasını oluşturuyor.

Kökleri, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) 1991 yılında dağılmasına kadar uzansa da Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgal etmesi asıl kırılma noktası oldu. Söz konusu gerilim, şu anda Donetsk ve Lugansk bölgelerini de içine alan Ukrayna-Rusya sınırında devam ediyor.

İŞGAL GERÇEKLEŞİRSE NE OLUR?

İşgal senaryosunun gerçekleşmesi halinde Rusya nüfuz alanını genişletir. Ukrayna ise gayri safi milli hasılanın yüzde 20'sini, ihracatının dörtte birini karşılayan Donbas bölgesini kaybederek, ciddi bir ekonomik ve siyasi kriz içine sürüklenir. Batı bloku, Rusya’ya uygulanan ambargonun kapsamını genişletirken, Moskova’ya karşı yeni bir cephe daha kaybetmiş olur.

Ancak doğal gaz ihtiyacının yüzde 40’ını Rusya’dan karşılayan AB, enerji tedarikini güvenceye alabilirse, ABD ve NATO ile birlikte Ukrayna’ya destek verebilir. Bu durumda, 2008’de Güney Osetya ve 2014’te Kırım’da istediğini elde eden Kremlin’in Donbas’a yönelik saldırgan politikaları sonuçsuz kalır. ABD ve AB, Putin’e karşı önemli bir kazanım elde eder.