Yemen'de esir takası ! Taraflar birbirini suçluyor

Yemen Hükümeti, 2018 Aralık ayında imzalanan Stockholm Anlaşması kapsamında imzalanan mahkum ve esir takasının engellenmesinden Husi milislerini sorumlu tuttu.

Yemen'de esir takası ! Taraflar birbirini suçluyor

Hükümet ayrıca milisleri mahkum ve esirlerin yaşadığı insani acıları dikkate almamakla suçladı. Hükümetin açıklamaları, Enformasyon Kültür ve Turizm Bakanı Muammer el-İryani’nin Kurban Bayramı ile ilgili açıklamalarının yanı sıra Husi milislerinin hapishanelerine kaçırılan ve kaybolan kişilerin ailelerinin akrabalarını kavuşmayı beklemeleri kapsamında geldi.

İryani Yemen resmi haber ajansı SABA’ya yaptığı açıklamalarda, Husi milislerinin insani hususları dikkate almayarak anlaşmanın uygulanmasını engellemeye devam ettiğini ve kaçırılan yüzlerce kişinin sağlık durumunun yasadışı gözaltı merkezlerindeki kötü koşullar nedeniyle kötüleşmesi sebebiyle ailelerinin de acılarının arttığını belirtti.

Yemenli bakan, İran destekli milisleri, anlaşmanın uygulanmasını engellemekten ve çeşitli cephelerde ulusal ordunun eline düşen binlerce Husi unsur da dahil olmak üzere, “tümüne karşılık tümü” ilkesi temelinde takas yapılamaması sebebiyle binlerce insanın acılarının devam etmesinden sorumlu tuttu.

İryani’nin belirttiğine göre, Husi milislerinin Başkent Sana’da ve kontrolü altındaki diğer bölgelerdeki evlerinden veya iş yerlerinden kaçırılan yüzlerce siyasetçi, medya çalışanı, gazeteci ve aktivistin, Husi savaş esirleri ile takaslarının yapılması için güvenliklerinden sorumlu olduğunu belirtti.

Yemen hükümeti Enformasyon Bakanı uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletler’e mahkumların ve kaçırılanların “tümüne karşılık tümü’ ilkesi temelinde takas yapılmasına ilişkin Stockholm anlaşmasının derhal ve koşulsuz olarak uygulanması, bu acıya son verilmesi ve aileleriyle yeniden bir araya getirilmelerinin sağlanması için yasal, insani ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirme ve Husi terörist milislerine gerçek bir baskı uygulama çağrısında bulundu.

İran destekli Husi milisleri zaman zaman mahkumlar ve esirlere ilişkin konuya geri dönerek meşru hükümetle bir takas anlaşması yapmaya hazır olduğunu ifade ediyor ancak bahsedilen hazırlık medyadaki açıklamalarının ötesine geçmiyor.

Husi milislerin liderleri Ramazan ayında “tümüne karşılık tümü” ilkesi temelinde hazır olduklarını belirtmiş ve herhangi bir gecikmeden meşru yönetimi ve onu destekleyen koalisyonu sorumlu tutmuştu.

Meşru hükümet ise karşılıklı olarak tüm esirlerin takas edilmesine hazır olduğunu söylemişti. Yemen hükümeti ise geçtiğimiz şubat ayında grubu Amman’da düzenlenen Esir ve Tutuklular Komisyonu beşinci toplantısını başarısızlığa uğratmakla suçlamıştı. Söz konusu toplantı uluslararası hayal kırıklığı ve iki tarafın da tutukluların serbest bırakılması yönündeki genişletilmiş süreci teşvik etme çabalarıyla sona eren yaklaşık bir aylık istişarelerin ardından gelmişti.

İki tarafın da söz konusu müzakere turunun başarısızlığına dair karşılıklı suçlamalarda bulunduğu bir zamanda, Yemen İnsan Hakları Bakanlığı Müsteşarı ve Esir ve Kaçıranlar Komitesi’ndeki hükümet ekibinin üyesi olan Macid Fadail, Husilerin ‘müzakereleri başarısızlığa uğratmak için pek çok dayanaksız bahane ve gerekçeler uydurduğunu’ açıkladı. Fadail Amman Anlaşması’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararında yer alan 4 kişiden biri de dahil olmak üzere iki taraf arasında 301 mahkum takasının sağlanacağı kısmın (B bölümü) uygulanmasına dair müzakerelerin başlatıldığına dikkat çekti.


Fadail,  “ABD’nin Husi’yi terörist olarak sınıflandırmasından çıkarmaya yönelik herhangi bir konuşma olmadan önce 63’ü Husi tarafından kabul edilen 136 esirden oluşan bir liste sunduk. Bu bizim için iyi bir ciddiyet göstergesi oldu, biz de aynı şekilde karşılık verdik. Sınıflandırmanın kaldırılması konusu ve Marib’e karşı savaşın başlaması ardından ise farklı zamanlarda her biri 300 tutuklu içeren üç liste sunduk. Ancak Husiler, değişen tutumlarının, uzlaşmazlıkları ve müzakereleri engelleme yönündeki kararlılıklarının açık bir kanıtı olarak herhangi bir çizelgeyi kabul etmediler.” ifadelerini kullandı


Fadail ayrıca, “Husilerin müzakereleri engelleme konusundaki ısrarına yönelik durum, hakkında bilgimizin olmadığı isimlerin talep edilmesi, diğer zamanlarda müzakereleri bir hafta süreyle engellenmesi, sözde Merkez Bankası Başkanı Haşim İsmail ve başkalarının Sana’ya iade edilmesi için şart koşulması gibi farklı biçimler aldı. Aynı zamanda gazetecileri, kaçırılan sivilleri, hastaları ve yaşlıları serbest bırakmayı reddederek Amman'da üzerinde anlaşılan ve imzalanan kararın ötesine geçmekte ısrar ettiler.” dedi.

Uluslararası çabalar, iki taraftan binden fazla mahkum ve esirin serbest bırakılmasına yol açan kısmi bir anlaşmaya varmayı başarmıştı. Bu başarı, BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths’in Yemen dosyasından sorumlu olduğu üç yıl boyunca elde ettiği tek ilerleme oldu.

 

Şark'ul Avsat

Etiketler: İran , Yemen , Suudi arabistab