Tunus'ta "Cumhurbaşkanı darbesi" yapmaya çalışan Said'den tehdit: Listeler elimde

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said dün yaptığı açıklamada unus Devlet Televizyonu Genel Müdürü Lesad Dahiş'i görevden aldığını ve devletin parasını yağmalayanların isim listesini elinde bulundurduğunu söyleyerek geri adım atmadı.

  • 29.07.2021, 09:00:20
  • Güncelleme: 1 saniye önce
Tunus'ta "Cumhurbaşkanı darbesi" yapmaya çalışan Said'den tehdit: Listeler elimde

Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Said'in Devlet Televizyonu Genel Müdürü Dahiş'in görevden alınması için karar çıkardığı belirtildi.

Said'in Dahiş'in yerine Avatıf ed-Dali'nin geçici olarak kanalı yönetmekle görevlendirildiği bildirildi.

Ülkenin parası yağmalandı
Cumhurbaşkanı Said, devletin parasının yağmalandığı yönünde açıklama yaparak, söz konusu meblağın geri alınması ve ilgili kişilere para cezasının verilmesi gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanlığını tarafından paylaşılan videoda, Cumhurbaşkanı Said'in Kartaca Sarayı'nda Sanayi ve Ticaret Federasyonu Başkanı Semir Macul ile görüştüğü bildirildi.

Ulusal Rüşvet ve Yolsuzluğu Tespit Komitesince bir rapor yayımlandığını kaydeden Said, ülkedeki 460 kişinin devletin parasını yağmaladığını ve yağmalanan miktarın 13,5 milyar Tunus dinar ( yaklaşık 4.8 milyar dolar) olduğunu ifade etti.

Said, uzlaşma çağrısında bulunarak, devletin parasını yağmalayanların isim listesini elinde bulundurduğunu sözlerine ekledi.

Tunus'ta ne olmuştu?

Tunus'ta 25 Temmuz'da hükümet ve muhalefet partilerine yönelik yüzlerce kişinin katılımıyla protestolar gerçekleştirilmiş, çıkan olaylarda başta Nahda Hareketi olmak üzere parti merkezlerine saldırılar düzenlenmişti.

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said de Meclisin tüm yetkilerini dondurduğunu, milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya aldığını, mevcut Başbakan Hişam el-Meşişi'yi görevden aldığını ve kendi atayacağı bir başbakanla yürütmeyi devralacağını duyurmuştu.

Said, kendisini Başsavcı ilan ederek yargının alanına da müdahale etmişti.

Hükümete yönelik bu darbe girişiminin ardından askerler Tunus Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi ile beraberindeki milletvekillerini meclise almamıştı.

Cumhurbaşkanı Kays Said'in kararları üzerine halkı barışçıl mücadeleye çağıran Gannuşi, yasal bir dayanağı bulunmayan bu adımın bir "darbe" olduğunu vurgulamıştı.

Kays Said ise tarihi bir sorumluluk üstlendiğini, aldığı kararların anayasaya uygun olduğunu ve bunu "darbe" olarak nitelendirenlerden "hukuk derslerini gözden geçirmelerini" istemişti.

Kays Said kimdir?

Tunus'un 2014'te hayata geçirdiği ve "Arap dünyasının en demokratik anayasası" unvanına sahip metni inceleyen uzmanlar komitesinin içinde yer alan Kays Said (61), seçimlerde klasik anlamda poster, afiş tanıtım ve benzeri bir kampanya yürütmeyi reddetti.

Tunus'un sahil bölgesindeki Nabil vilayetine bağlı Beni Hiyar kentinde 1958'de doğan Said, eğitimini hukuk, uluslararası hukuk ve anayasa hukuku üzerine tamamladı.

Said, kariyerinin büyük bir kısmını üniversitede akademik çalışmalar yaparak ve ders vererek geçirdi.

Seçim kampanyası sırasında herhangi bir siyasi partiyle ittifak kurmaktan uzak duran Said, devletin adaylara sağladığı cumhurbaşkanlığı kampanya ödeneğini de kabul etmedi.

Anayasa Profesörü Said'in, "siyasette ahlak, yolsuzlukla mücadele, kanun devleti" gibi konularda klasik Arapçayı ısrarla ve beceriyle kullanarak seçim kampanyasında halka sunduğu vaatleri, geleneksel siyaset ve sandığa küsmüş seçmenleri oy vermeye ikna etti.

Said, 2011'de Arap Baharı'nın fitilini ateşleyen Tunus'ta sıkça kullanılan "Halk rejimin yıkılmasını istiyor" sloganından esinlenerek seçim kampanyasında "Halk istiyor" ifadelerini tercih etti.

Tunus'taki cumhurbaşkanlığı ve parlamento arasında paylaştırılmış yönetim sisteminde reform yapmak Said'in kampanya vaatleri arasında yer aldı.

Said, Tunus'taki bütün yerleşik partiler ve seçim ittifaklarının adaylarını geride bırakarak favori aday olarak ikinci tura kalmayı başardı ve ikinci turda da yüzde 70'in üzerinde oy oranıyla ezici bir zafer elde etti.

Said'e oy verenler arasında Tunus'taki ideolojik çekişmelerden, kamplaşmalardan uzaklaşmak isteyen, geleneksel siyasi partilere karşı hayal kırıklığı duyan, kendi görüşündeki oluşumlardan dışlanmış veya uzaklaşmış solculardan, İslamcılara, her kesimden ismin bulunuyordu.