Mısır-Türkiye görüşmeleri, Yunanistan ve Orta Doğu için ne anlama geliyor?

Mısır ve Türkiye ilişkilerindeki yeni dönemin başlangıcı, daha geniş bir bölgedeki değişikliklerin de yolunu açabilir.

Mısır-Türkiye görüşmeleri, Yunanistan ve Orta Doğu için ne anlama geliyor?

*Eva J. Koulouriotis

Türkiye, Nisan ayı başlarında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Mayıs ayı içinde Kahire'yi ziyaret edeceğini duyurmuştu. Ziyaret, Türkiye-Mısır ilişkilerinin yanı sıra daha geniş bir bölgede değişikliklerin önünü açabilecek yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.

İki taraf arasındaki istihbarat düzeyinde görüşmeler geçen yaz başladı, ancak Temmuz 2013'te Mısır'daki darbeden bu yana tamamen kopmuş olan bağları normalleştirmeye yönelik ilk fiili adımların atıldığı Mart ayında diplomatik olarak gelişme gösterdi.

Mısır'ın geçen yaz Yunanistan ile iki ülke arasındaki deniz sınırlarının kısmi sınırlarını belirleyen denizcilik anlaşması, Kahire'nin Türk kıta sahanlığına saygı duyduğunu ve uzlaşmaya kapıyı açık bıraktığını Ankara'ya göstererek istihbarat teşkilatları arasında bir iletişim süreci başlattı.

Mısır ve Türkiye ilişkilerinin düzelmesi Libya'daki etkisi ne olur? 

İlk adımı kimin attığına bakılmaksızın, Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gelişmesi kaçınılmaz olarak hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde her iki ülkenin de önemli rol oynadığı diğer alanlara yayılacaktır.

Türkiye ve Mısır, Libya'daki çatışmalarda iki farklı tarafı destekledi. Ankara, başkent Trablus kuşatılmasının sona ermesinde önemli ve belirleyici bir rol oynadı ve güç dengesinin Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) lehine değişmesine yardımcı oldu.

Mısır'ın Libya parlamentosu lehine Tobruk Meclis’i ve Halife Hafter’e yönelik doğrudan askeri müdahalesi çatışmasını yatıştırmaya yardımcı oldu ve Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el Menfi ile Başbakan Abdulhamid Dibeybe liderliğinde ortak bir Libya hükümetinin kurulmasına ve genel bir ateşkes imzalanmasını sağladı.

Elbette, bu olumlu adımlar, ABD istihbarat topluluğu tarafından bu ayın başlarında yayınlanan ABD yıllık tehdit değerlendirmesi raporunda açıklandığı gibi, hiçbir şekilde çatışmanın sonu anlamına gelmez.

Rapor, siyasi ilerlemeye rağmen Libya iç savaşının 2021 boyunca devam edeceği ve hatta çatışmanın tırmanabileceği uyarısında bulunuyor.

Libya'daki olayların gidişatı, devam eden Türkiye-Mısır görüşmelerinin sonuçlarıyla yakından bağlantılı olabilir.

Kahire, Doğu Libya'daki askeri varlığı sayesinde, buradaki gelişmeleri kontrol edebiliyor ve Türkiye'nin Trablus'taki önemli rolü ortaya çıkabilecek gerginliklerin seviyesini azaltabilir.

Dolayısıyla iki ülke, Libya'da yer alan diğer hiçbir bölgesel veya Avrupalı aktörün yapamayacağı bir şekilde, [bir yandan] sahadaki çıkarlarını korurken [diğer yandan] siyasi bir çözüm için baskı yapma potansiyeline sahip.

Mısır ve Türkiye yakınlaşması, Doğu Akdeniz ve Yunanistan'ı da etkileyecek 

İki ülkeden yetkililere göre, Mısır ile Türkiye arasındaki deniz sınırı bir öncelik [taşıyor] ve iki taraf arasındaki görüşmeler için bir başlangıç noktası.

Bu soruna dair sonuçlar, Doğu Akdeniz ve daha özel olarak Atina'yla ilgili gerilimlere yansıyacaktır.

İki ülke arasında diplomatik görüşmelerin başladığının duyurulmasından sonra, Yunanistan Dışişleri Bakanı Mısırlı mevkidaşını üç kez ziyaret ederken, Yunanistan Başbakanı da Kahire'de Cumhurbaşkanı Abdül Fettah el-Sisi ile görüştü.

Birbirini izleyen bu ziyaretler, mevcut Yunan hükümetinin bu yakınlaşmanın Doğu Akdeniz haritası üzerindeki etkisine dair endişesini ve korkusunu gözler önüne seriyor.

Mısır ve Türkiye anlaşmasının olası üç sonucu

Türkiye ve Mısır arasında doğrudan deniz sınırına ilişkin herhangi bir anlaşmanın üç sonucu olacaktır.

İlk olarak, 2019'un sonlarında Trablus ile imzalanan mutabakat zaptı sonrasında yapılacak yeni bir anlaşma, Doğu Akdeniz'deki denizcilik haklarıyla ilgili olarak Türkiye’nin söylemini destekleyecektir.

İkincisi, Yunanistan ile Kıbrıs arasında deniz sınırını ortadan kaldıracaktır.

Üçüncüsü ise İsrail'den güney Avrupa'ya gaz nakletmeyi hedefleyen Eastmed boru hattı projesinde Türkiye'nin rolünü kaçınılmaz hale getirecektir.

Bu yeni gerçek, Türkiye-Libya mutabakatında olduğu gibi reddedecek olan Atina tarafından kabul edilmeyecek.

Yunanistan, daha sonra [kendi] konumunu desteklemek için Doğu Akdeniz'deki gerginliğin seviyesini yükseltmeye çalışacak.

Ayrıca, herhangi bir Türk-Mısır yakınlaşmasının ardından Yunanistan-Mısır ilişkilerinin gerilemesi de muhtemeldir.

Kıbrıs, Yunanistan, BAE ve İsrail dışişleri bakanlarının yakın zamanda gerçekleştirdiği ortak toplantıya Mısır'ın davet edilmemiş olması, bu olumsuz atmosferin çoktan başladığını bir anlamda simgeliyor.

Orta Doğu'da gerginlik arttı 

Joe Biden'ın Beyaz Saray'a gelişinden sonra daha geniş [ölçekte] Orta Doğu'daki hassas bölgelerde gerginlik arttı.

Husi milislerinin roketleri ve insansız hava araçları, başkent Riyad'dan güneydeki Cizan'a kadar Suudi Arabistan topraklarını vurdu.

İran-İsrail arasındaki gölge savaş, özellikle İsrail'in Natanz'daki İran nükleer reaktörüne saldırısından sonra dramatik bir genişleme olasılığı taşırken denizde de tırmandı.

Bu arada ABD, Avrupa ve İran arasındaki nükleer görüşmeler hala bir karara bağlanmadı.

Bu karmaşık durum, Türkiye-Mısır yakınlaşmasından doğrudan etkilenecektir.

Suudi Arabistan, Türkiye ile yakınlaşabilir

Ankara ile normalleşme yolunda kendi adımlarını atan Suudi Arabistan, Yemen'deki durum ve Tahran'la yaşanan gerginlikler de dikkate alındığında, askeri desteğe ihtiyaç duyulması nedeniyle Türkiye ile ilişkilerini yeniden eski durumuna getirmeye daha çok teşvik edilecektir.

Bu hafta başlarında Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye’nin Riyad ile ilişkileri tamir etmeye çalıştığını söyledi. Hatta Suudi Arabistan mahkemelerinin Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin kararına saygı duyduğunu da ekledi. [Bu durum] ikili ilişkilerin tonunda bir değişime işaret ediyor.

Elbette,  sürecin başlangıcında Ankara ve Kahire’nin attığı mevcut adımlar önemlidir. Ancak, bu görüşmelerin geleceğini tahmin etmek için henüz çok erken çünkü her iki başkentin pozisyonları pek çok açıdan çelişkili barındırıyor.

BAE ve Yunanistan, Türkiye-Mısır anlaşmasından endişe duyuyor 

Buna ek olarak, Abu Dabi'den Atina'ya kadar Kahire'nin müttefikleri, stratejik planlarını baltalayabileceği için [Türkiye ve Mısır arasında] herhangi bir yakınlaşmadan endişe duyuyorlar.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Mayıs ayındaki Kahire ziyareti anlaşmazlığı sona erdirmenin anahtarı olması ya da ilerlemeyi tamamen durdurma ihtimali nedeniyle belirleyici olabilir.

Tüm bunlar, Obama yönetiminden bu yana Türkiye'ye olumsuz bakan ve [aynı zamanda] Mısır rejimiyle de kesinlikle anlaşamayan yeni ABD yönetiminin gölgesinde gerçekleşiyor.

Bu gerçek, Ankara ile Kahire'yi birbirine yaklaştırabilecek önemli bir teşvik noktasıdır.

*The New Arab sitesinde yayınlanan bu makale, ortadoguhaber.com’un editoryal görüşünü yansıtmaz. Makale Engin Dinç tarafından çevrilmiştir.