Mavi Marmara saldırısının 10. yılında acılar hala taze

2010 yılı Mayıs ayında 20’yi aşkın ülkeden aktivist, yazar, akademisyen ve politikacının katılarak Gazze’de yaşanan insanlık dramını dünyaya duyurmak için bulunduğu Mavi Marmara gemisine İsrail askerleri tarafından düzenlenen saldırıda 10 kişi öldü, 56 kişi yaralandı. Üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen acıları hala taze olan saldırı, İsrail’in acımasız ve kanlı siyasetinin tarihi bir göstergesi olarak hafızalardaki yerini koruyor.

Mavi Marmara saldırısının 10. yılında acılar hala taze

Bundan 10 yıl önce Gazze’de yaşanan insanlık dramını dünyaya duyurmak için yola çıkan Mavi Marmara'nın girişimi kanlı bitti. İsrail saldırısında 10 kişi hayatını kaybetti, 56 kişi yaralandı. Olayın ardından İsrail’e açılan davalar düşürülürken, İsrail Türkiye’ye 20 milyon dolar tazminat ödemeyi kabul etti. Ancak İsrail’in ödediği tazminat nedeniyle ceza almaması eleştirilere konu oldu.

Mavi Marmara saldırısı nasıl gerçekleşti?

Amerikalı ve Avrupalı aktivistlerin kurduğu Gazze'ye Özgürlük Hareketi'nin (Free Gaza Movement-FGM) organize ettiği botlarda 20'yi aşkın ülkeden onlarca aktivist, akademisyen, yazar, politikacı vardı. O yolcular arasında Filistinli Milletvekili Mustafa Barguti, Nobel Barış Ödüllü Mairead Maguire, Avrupalı Parlamenterler, yazarlar, akademisyenler, Katar'dan birçok yardım kuruluşu vardı.

27 Aralık 2008'de İsrail Gazze'ye saldırı düzenledi. 22 gün süren saldırı sonucu bin 700 civarında Filistinli hayatını kaybetti. Gazze'ye Özgürlük Hareketi, bu saldırıyı protesto etmek için 30 Aralık 2008'de savaş sürerken tekrar yola çıktı. Ancak İsrail Deniz Kuvvetleri tarafından uluslararası sularda Gazze'ye 90 mil uzaklıkta hiçbir uyarı yapılmadan saldırıya uğradı. Ciddi hasar alan gemi zor şartlarda Beyrut Limanı'na ulaştı.

Bundan sonraki gemiler de aynı şekilde uluslararası sularda taciz edildi, kimi zorla Aşdod limanına çekildi. Gemilerdeki yolcular gözaltına alındı.

Mavi Marmara yola çıktı

Gazze'ye Özgürlük Hareketi tüm bunlara rağmen, ambargoyu dünyaya duyurmak ve deniz ablukasını kırmak amacıyla tekrar yola çıkma hazırlıkları yaptı. Bu sefer bir filo ile yola çıkacaktı. Filoda İsveç, İrlanda, Yunanistan'dan grupları taşıyan beş gemi vardı. Filoya Türkiye'den katılan İHH İnsani Yardım Vakfı, 27 Mayıs 2010 gecesi Antalya limanından üç büyük gemi ile yola çıktı. Filoda aralarında Almanya, İsveç, İsrail, Kuveyt'ten milletvekilleri, akademisyen ve yazarların olduğu 32 farklı ülkeden 700'e yakın yolcu bulunuyordu. Ayrıca uluslararası birçok basın kuruluşu da yolculuğu dünyaya aktarmak üzere filoya katılmıştı. Gemiler abluka altındaki Gazze'ye gıda, yiyecek, giyim, tıbbi ve inşaat malzemeleri taşıyordu.

Uluslararası sularda yardım gemilerine saldırı

Tüm gemiler Kıbrıs açıklarında buluşup Gazze'ye hareket edecekti. İHH'ya ait olan Mavi Marmara, Gazze ve Defne Y gemileri buluşma noktasına 30 Mayıs'ta öğle saatlerinde gelmişti. Ancak İrlanda'dan yola çıkan Rachel Corrie gemisi geç kalacaktı, Kıbrıs'tan yola çıkan iki gemi ise arızalandığı için geri dönmek zorunda kaldı. O gemilerdeki yolcular da Mavi Marmara gemisine geçti. Filo buluşma noktasına ulaşan 6 gemi ile Kıbrıs açıklarından Gazze'ye doğru hareket etti. 30 Mayıs gecesi saat 22.00'de gemiler uluslararası sularda 73 mil açıkta seyrederken İsrail donanmasına ait gemiler fark edildi.

Bu saatten itibaren yaşananlar, filonun amiral gemisi olan Mavi Marmara'dan canlı yayınlarla dünyaya duyuruldu. İsrail sabaha kadar gemilerin etrafında seyretmekle birlikte filoya hiçbir uyarı yapmadı.

İsrail uluslararası hukuka göre 12 mil olması gereken deniz kara sahanlığını, tatbikat yaptığı gerekçesiyle 68 mile çıkarmıştı. Ancak bu sınıra göre bile filo uluslararası sularda seyrediyordu. Gece yarısından sonra yine 72-73 milde seyrederek yönü Mısır'a doğru olmak üzere harekete devam etti.

Sabaha karşı saat 05.30 civarında İsrail donanmasına ait zodyaklar ateş ederek geminin etrafını sardı. Aynı zamanda geminin üzerine doğru bir askeri helikopter alçaldı. Helikopter sarkıtılan iple İsrail Özel Kuvvetleri'ne bağlı Shayetet 13 komandoları ateş ederek gemiye indi.

10 ölü, 56 yaralı

Silah sesleri sabaha kadar kesilmedi, insani yardım gemisinde dokuz kişi ölmüş, 57 kişi yaralanmıştı. Yolculardan ağır yaralanan Uğur Süleyman Söylemez ise dört yıl komada kaldıktan sonra 2014'ün Mayıs ayında hayatını kaybetti. 

İsrail uluslararası sularda saldırarak teslim aldığı gemiyi Aşdod limanına çekti. Yolculara burada zorla ülkeye kaçak girdiklerini kabul ettikleri bir kâğıt imzalatıldı. Yolcular ardından Beerşava hapishanesine götürüldü. Burada iki gece kalan yolcular Türk Hükümeti'nin çabaları sonucu Türkiye'ye getirildi.

Yayın hayatımıza başlamadan gerçekleşen bu olayın unutulmaması adına Siyonist İsrail askerleri tarafından katledilen Şehit kardeşlerimizin isimleri sizlerle paylaşıyoruz:

Mavi Marmara şehitleri kimlerdi?

Siyonist Abluka altında çok zor insani şartlarda yaşayan Gazze’ye yardım konvoyunu götüren gemiye İsrail askerlerinin saldırması sonucunda hayatını kaybeden 10 Türk’ün isimleri ise şöyle:

“İbrahim Bilgen ( Siirt), 2- Ali Haydar Bengi (Diyarbakır), Cevdet Kılıçlar (İstanbul), Çetin Topçuoğlu (Adana -Avrupa Şampiyonu Milli Tekvandocu), Necdet Yıldırım (Malatya), Furkan Doğan (Kayseri), Fahri Yaldız (Adıyaman), Cengiz Songür (İzmir), Cengiz Akyüz (İskenderun) ve dört yıl komada kaldıktan sonra 2014'ün Mayıs ayında şehit düşen Uğur Süleyman Söylemez.

Mavi Marmara’dan Sonra Yaşananlar

Dünyanın her tarafından yapılan bu insani yardım sonucu katledilen insanlar için yüzbinlerce insan sokağa döküldü, İsrail ürünleri boykot edildi. BM, Vatikan, İİT ve onlarca kuruluş ile dünyanın pek çok ülkesi İsrail’i kınayan açıklamalar yaptı.

Mavi Marmara’nın yol çıkma sebeplerinin başında gelen abluka altında bulunan Gazze’ye yönelik ablukanın hafifletildiği görüldü.

BM, Mavi Marmara gemisiyle bağımsız ve şeffaf uluslararası standartlarda bir soruşturma açılması çağrısında bulundu.

Türkiye ile İsrail ilişkileri tamamen koptu. İki ülke arasında Mavi Marmara olayı, Gazze ve Filistin dolayısıyla halen 2010 öncesi duruma gelinemediği görüldü.

İsrail özür diledi

Olaydan 3 yıl sonra İsrail, Türkiye’den resmi olarak özür diledi. ABD Başkanı Barack Obama’nın Orta Doğu turu ziyareti sırasında 22 Mart 2013 yılında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak Gazze filosu saldırısı sırasında meydana gelen can kayıpları için özür diledi ve sonlanan ilişkilerin normalleşmesi adına saldırıda hayatlarını kaybedenlerin ailelerine tazminat ödemeyi kabul etti. Başbakan Erdoğan ise Türkiye Cumhuriyeti adına özrünü kabul etti.

Saldırıyı gerçekleştiren askerlere açılan dava düştü

Olayın ardından Türkiye eski İsrail Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi, eski Donanma Komutanı Eliezer Marom, eski Askeri İstihbarat Başkanı Amos Yadlin ve eski Hava Kuvvetleri İstihbarat Komutanı Avishai Levy’nin 18 yıldan 32 yıla kadar hapis cezası alması amacıyla dava açtı ve yakalama kararı çıkarttı.

Ancak ‘Türkiye ile İsrail Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması’ gereği dava 2019 yılında düşürüldü. Davada yargılanan dönemin Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi ise yeni kurulan İsrail hükümetinde Dışişleri Bakanı oldu.

İsrail, Mavi Marmara için Türkiye’ye 20 milyon dolar ödedi

İsrail’le Türkiye arasında imzalanan ve ilişkilerin normalleşmesini içeren anlaşma kapsamında İsrail, Mavi Marmara saldırısında yaralanan ve hayatını kaybedenlerin yakınlarına aktarılmak üzere Merkez Bankası aracılığı ile Adalet Bakanlığı hesabına 20 milyon dolar gönderdi.

Mavi Marmara için tazminat ödemeyi kabul eden İsrail saldırıdan 6 yıl, anlaşmadan 6 ay sonra bu parayı Adalet Bakanlığı’nın hesabına Merkez Bankası aracılığı ile yatırdı.

UCM  'Mavi Marmara' dosyasını üçüncü defa kapattı

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Savcılığı, İsrail'in 2010 yılında Gazze Özgürlük Filosu'ndaki Mavi Marmara gemisine düzenlediği saldırıya ilişkin soruşturmanın başlatılmasına yönelik yaptığı değerlendirmede dosyayı üçüncü defa kapatma kararı aldı.

UCM'den yapılan yazılı açıklamada, mahkemenin 15 Kasım 2018'de, savcının 2017'de aldığı "soruşturma açmama" kararını tekrar gözden geçirmesine hükmettiği hatırlatıldı.

Süreç sonunda UCM Savcısı Fatou Bensouda'nın, soruşturma dosyasını, "suçun UCM’de yargılanacak ağırlığa ulaşmadığı" gerekçesiyle Aralık 2019’da aldığı kararla üçüncü defa kapattı.

Mavi Marmara gemisi satıldı

Mülkiyeti İHH İnsani Yardım Vakfı'na ait olan gemi 7,5 yıldır beklediği Haydarpaşa Limanı'nda satışa çıkarıldı. Mavi Marmara'yı satın alan armatör ve işadamı Erdoğan Tümsek, gemiyi RO-RO olarak adlandırılan yolcu ve araç taşımacılığı için kullanmaya karar verdi.

Etiketler: mavi marmara saldırısı , İHH , israil türkiye ilişkileri , Uluslararası Ceza Mahkemesi , furkan doğan cevdet kılıçlar