Kovid-19 aşılarında kapitalist tavır ve patent krizi

Kovid-19 aşısının üretilmesine rağmen dünya üzerinde pek çok ülkenin halen aşıya ulaşımı yok. Aşı üreten firmaların patent ısrarı, salgının uzun yıllar devam etmesi tehlikesini de beraberinde getiriyor.

Kovid-19 aşılarında kapitalist tavır ve patent krizi

Batılı ülkeler daha fazla aşı elde etmek için birbirleriyle yarışırken, fakir Afrika, Asya ve Güney Amerikalı ülkelerin aşıya erişiminin hala çok düşük düzeylerde olması Kovid-19 tehlikesinin önümüzdeki yıllarda da devam etmesi açısından büyük bir tehdit oluşturuyor.

Salgının ortaya çıkmasından sonra pek çok uluslararası ilaç firması önce Kovid-19 hastalığını kontrol altına almak için, sonra da aşı üretmek için birbiriyle yarışmaya başladı.

Salgın nedeniyle hastaneler yetersiz kalırken, ilaçların hastalığa karşı çok fazla yeterli olmadığı ortaya çıktı. Bu durum aşı geliştirme çabalarının daha da önemli hale gelmesine yol açtı.

Kovid-19 salgınına Pfizer-Biontech, AstraZeneca, Moderna, Johnson & Johnson gibi batılı şirketlerin yanı sıra Çin’in Sinovac ve Rusya’nın Sputnik V aşısı çare olmak için üretildi. Dünya Sağlık Örgütü ise COVAX aşı programını geliştireceğini duyurdu.

Aşı üretiminde en büyük sorunun ilaç firmalarının patent ısrarı olduğu belirtiliyor. Sağlık, insani yardımlar ve kalkınma alanlarında faaliyet gösteren 24 sivil toplum kuruluşu, aşılara dünya çapında yeterli miktarlarda ve ödenebilir fiyatlara erişim sağlanması çağrısı yaptı.

Uluslararası STK’lardan ilaç şirketlerine çağrı

Uluslararası Af Örgütü, Sınır Tanımayan Doktorlar, Oxfam ve Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün de aralarında bulunduğu kuruluşlar, Kovid-19 başta yoksul ülkeler olmak üzere dünya çapında sağlık sistemlerini olumsuz etkilediğine ve milyonlarca insanı yoksulluğa sürüklediğine işaret ederek "İnsanları ölüm ve acılardan korumak, pandemiyi küresel çapta etkili bir şekilde geriletmek ve zararlı etkileriyle mücadele etmek için biyotıp şirketlerine önemli bir rol düştüğünü kaydetti.

Batılı ülkelerin aşı savaşları

ABD, AB ve İngiltere gibi Batılı ülkeler Kovid-19 aşılarını ilk onaylayan ve uygulayan ülkeler oldular. ABD, kendi ülkesinde üretim yapan Moderna gibi firmaların üretimini ülke içinde tutarken, Pfizer-Biontech, AstraZeneca gibi firmalardan da aşı almaya çalışıyor.

AB ülkeleri hem daha fazla aşı elde etmek hem de aşıları yapabilmek için mücadele ediyor. İngiltere’nin, AB ülkelerinde üretilen AstraZeneca aşılarını ihraç etmesi AB ve İngiltere arasında ciddi bir krize yol açtı.  

Çin ve Rusya kendi aşılarını üretirken, Türkiye hem Çin hem de Biontech'den aşı aldı. Ayrıca kendi aşısını üretme çabaları da sürüyor. 

DSÖ ise aşıya erişimi kısıtlı ülkelere 2 milyar doz göndermeyi planlıyor ancak bunun da gerçekleşmesi çok uzun zaman alacak.

Aşıya patent ücreti alınmasın

Özellikle sol görüşlü doktorlar ve bilim insanları, aşıların insanlığın ortak bilimsel mirası olduğunu belirterek patent ücreti alınmaması gerektiğini savunuyor. Bu görüşte olan Boston College Biyoloji Bölümü’nden Dr. Emrah Altındiş, Twitter’dan yaptığı paylaşımda, “İdeal şartlarda aşıların üretim hakkı/bilgileri paylaşılmalı, bir üretim seferberliği ile tüm dünyaya yetecek kadar aşı üretilip, dağıtılıp, uygulanmalıydı. İnsanlık ahlaki olarak kapitalizme yenildi. DSÖ’nün ve diğer kurumların çağrıları duyulmadı.” ifadelerini kullanıyor.

Yoksul ülkelerin halkları ölmeye devam ediyor

Altındiş, görüşlerini açıklarken şöyle devam etti:

“Bunun sonuçlarını dünyanın yoksul ülkelerinin yurttaşları Aralık’tan bu yana önlenebilir bir hastalıktan ölmeye devam ederek yasayacaklar. Bu esnada pek çok ülkenin zaten kısıtlı kaynakları bu devasa şirketlerin kasalarına akacak. Ama daha tehlikeli/ahmakça bir nokta daha var!”

Virüsün yeni varyantları, yeni bir pandemi başlatabilir

Altındiş ayrıca, “Virüs yayılmaya devam ettikçe, mutasyonlar da sürecek. Pandeminin sürmesi demek, her an bağışıklık sisteminden ve/veya aşıların korumasından kaçabilecek yeni varyantların ortaya çıkıp, yeni bir pandemi başlatabilmesi demek. Dolayışıyla dünyayı hızla aşılamak olmazsa olmaz!” diye yazdı.

Çocuk felci aşısına patent alınmaması hastalığı bitirdi

Altındiş ayrıca, çocuk felci aşısının üretim sürecini de örnek göstererek, “Dr. Salk ve Dr. Sabin'in yarattığı polio (çocuk felci) aşısı bu hastalığı dünyadan neredeyse sildi. Bunun en önemli sebebi bu iki dev bilim insaninin aşılarını patentlenmeyi reddetmeleriydi!” diyerek hastalığın bitirildiğine dikkatleri çekti.

İlaç şirketlerinin patentlerini herkesin kullanımına açması yönündeki bir örneğini gördüğümü bu görüş pek çok ülke, STK, bilim insanı ve uzman tarafından da paylaşıyor.

Küresel kapitalizmin inovasyon gücü

Buna karşın kapitalist rekabet kültürünün ve inovatif yaklaşımın aşının kısa zamanda geliştirilmesini sağladığı görüşünü savunanlar da var. Bunlar arasında ABD’li Yahudi işadamı Geogre Soros’un Açık Toplum çalışmalarını yürüten Freidrich Naumann Vakfı’da bulunuyor.  

“Korona salgınında aşı geliştirilme çalıştırmaları şunu gösterdi: İnovasyon gücü, tesadüf değil, bir sistem özelliğidir.” diyen Friedrich Naumann Vakfı Başkanı Prof. Karl-Heinz Paqué, şu görüşleri savunuyor:

“Şu anda bir mikroskopun merceğinden küresel kapitalizmin özellikle trajik bir vakaya nasıl yaklaştığını, onu nasıl etkilediğini izliyoruz: Acil bir ihtiyacın adı konuyor, buna uygun şirket işbirlikleri hayata geçiriliyor, şirketlerdeki araştırmalar yoğunlaşıyor, laboratuvardaki uzmanlar motive ediliyor ve bunların peşi sıra kapitalist dünyada bir yerlerde bir dönüm noktası yaşanması ihtimali artıyor. Asıl konu para da olsa, Kovid-19 sayesinde tarihe geçecek bir saygınlık kazanma çabası da olsa, spordaki rekabete benziyor bu gelişmeler. Dikkatli bakıldığında devlet desteğinin de rolü olduğu söylenebilir, ancak bu destek pazarın sunduğu cazip fırsatların yanında silikleşiyor.”

Kapitalizm işliyor [!]

Prof. Karl-Heinz Paqué, “Kısaca söylemek gerekirse: Kapitalizm işliyor. Üstelik de dünya ekonomisinin en inovatif alanında, aniden ortaya çıkan güçlükleri aşmak ve bertaraf etmek için çok büyük ve geniş bir altyapıya sahip bir sektörde.….

Ama bütün bunlar başlamadan önce, küresel kapitalizmin önünde birazcık da olsa bir saygıyla eğilmemiz yerinde olacaktır.” ifadeleriyle görüşlerini dile getiriyor.  

Aşı olmadığı için ölen onbinlerce insanın hesabını kim verecek?

Kapitalizmi savunanlar ilaç üretimindeki inovatif ve rekabetçi yaklaşımı övseler de asıl önemli noktaya bir başka bilim insanı Bard College Berlin’den Aysuda Kölemen, şu sözleriyle dikkat çekiyor:
“Biz daha çok para kazanacağız diye birinin ölmesine izin versek hapse gireriz. Ama ilaç şirketleri bunu yapınca alkışlanıyorlar.”

Evet, Kovid-19 aşılarıyla ilgili bilimsel bilgileri ve patentleri paylaşmayan ilaç şirketleri şu sorunun cevabını vermeli: “Ölen onbinlerce insanın hesabını kim verecek?..”

Etiketler: Kovid-19 , Kapitalizm , Salgın , Aşı , Aşı patenti