Tunus'ta darbeci Cumhurbaşkanı Gannuşi'yi görevden aldı

Tunus Cumhurbaşkanı Said, Tunus Meclis Başkanı Gannuşi’yi görevden aldı.
  • 15.10.2021, 10:27:37
  • Güncelleme: 9 ay önce
Tunus'ta darbeci Cumhurbaşkanı Gannuşi'yi görevden aldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said Tunus Meclis Başkanı ve ülkedeki en büyük parti olan Nahda Hareketi'nin lideri Raşid el-Gannuşi’yi görevinden aldı.

Tunus Meclis Başkanlık Divanındaki 5 üst düzey yetkili azledildi

Cumhurbaşkanı Said, meclisin tüm yetkilerini dondurdu ve Başbakanı görevden aldı

Temmuz ayında Cumhurbaşkanı Said ise yayınladığı görüntülü mesajında, "ülkenin içinden geçtiği olağanüstü koşulları" gerekçe göstererek Meclisin tüm yetkilerini dondurduğunu, milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya aldığını, mevcut Başbakan Hişam el-Meşişi'yi görevden aldığını ve kendi atayacağı bir başbakanla yürütmeyi devralacağını duyurdu.

Söz konusu kararlardan sonra bir genelge yayınlanacağını ve kararların hemen yürürlüğe gireceğini aktaran Said, genelgeler biçiminde gerekli kararların duyurulmaya devam edeceğini söyledi.

Kays Said ''cumhurbaşkanlığı darbesi''ne imza atarak halkın eleştirilerine mağruz kalmıştı. 

BU NOKTAYA NASIL GELİNDİ

Tunus'ta 2019’da cumhurbaşkanlığı seçimiyle eş zamanlı gerçekleştirilen parlamento seçimlerini Nahda Hareketi, birinci sırada tamamladı. Hareket 217 sandalyeli Meclis'te 52 milletvekiliyle birinci parti konumunu üstlendi ancak hükümeti tek başına kurabilecek çoğunluğu elde edemedi. Nahda'nın hükümeti, Meclis'ten güvenoyu alamadı.

Tunus, 2019'un ardından parlamento içinde çok sayıda çekişmeye sahne oldu.

Son iki yıl içinde üçüncü Başbakan olarak Kays Said tarafından Temmuz 2020'de atanan Hişam el-Meşişi'nin teknokratlardan oluşan kabinesi parlamentoda başta Nahda Hareketi, Tunus'un Kalbi ve Onur Koalisyonu gibi partilerden destek alarak Meclis'ten aldığı güvenoyuyla göreve başladı.

Ancak Kays Said ve Meşişi arasındaki sürtüşme kamuoyu önüne taşındı. Cumhurbaşkanı Said, şubat ayında Başbakan Meşişi'nin kabine revizyonunun anayasal olmadığını savundu. Meclis buna rağmen Meşişi'nin kabinesine güvenoyu verdi. İkili arasında karşılıklı açıklamalarla gerilim zaman zaman tırmanırken, siyaset içindeki aktörlerin bu ayrışmaya taraf olması krizi daha da derinleştirdi.

Konuyu nihayete erdirme yetkisine sahip 2014 Anayasası'nın öngördüğü Anayasa Mahkemesi'nin henüz kurulamamış olması da ülkedeki krizi daha da çözümsüz hale getirdi.

Devletin zirvesi ve siyaset içindeki bu ayrışma derinleşirken, Tunus yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgının doğurduğu ağır ekonomik ve sağlık koşullarının zorlaştırdığı krizlerle boğuşmaya devam etti.

İngiltere merkezli Middle East Eye internet sitesi, mayısta Cumhurbaşkanı'nın danışmanlarının anayasadaki olağanüstü durumlarda cumhurbaşkanının yetkilerini genişletmesini öngören Tunus Anayasası'nın 80. maddesini kullanarak yönetime el koyabileceği yönündeki planı yayınladı. Said, bu dönemde "Tunus'un darbeler dönemini geride bıraktığı" yönündeki mesajıyla iddiaları reddetti.

KARARIN ÜLKEDEKİ YANSIMASI

Cumhurbaşkanı'nın Meclis'in çalışmalarını durdurduğu ve başbakanı azlettiği yönündeki açıklamalarına ülke içinde farklı tepkiler geldi. Açıklamaların ardından bazı Tunuslular Cumhurbaşkanı’nın bu kararını havai fişeklerle kutlarken, diğer kesim bunun darbe girişimi olduğu gerekçesiyle protesto gösterisi düzenledi.

Pazartesi günü söz konusu kararların destekçileri ve karşıtları Tunus Meclisi önünde karşı karşıya geldi. Gösterilerin odak noktası haline gelen Meclis önünde güvenlik güçleri yoğun önlem aldı. Taraflar arasında olası bir çatışmayı önlemeye çalışan güvenlik güçleriyle göstericiler arasında zaman zaman arbede yaşandı.

Meclis'teki en büyük parti konumundaki Nahda Hareketi ve ikinci parti konumundaki Tunus'un Kalbi Partisi başta olmak üzere Onur Koalisyonu, Demokratik Akım, Tunus İşçi Partisi gibi partilerinden farklı şiddette itirazlar yükseldi. Söz konusu partilerden bazıları Cumhurbaşkanı'nın bu adımıyla anayasayı ihlal ettiğini, yetkilerini aşırıya kullandığını belirtirken, Nahda Hareketi ve Onur Koalisyonu, Said'i darbe girişiminde bulunmakla suçladı.

Buna karşın, Kays Said'i seçim sürecinin ardından da destekleyen Halk Hareketi, Halk Akımı son olarak da eski rejim yanlısı Özgür Anayasa Partisi, Said'in bu adımını desteklediklerini duyurdu.

Yaklaşık 11 milyon nüfuslu ülkede bir milyondan fazla üyeye sahip Tunus Genel İşçi Sendikaları (TGİS), dün Kays Said ile yaptığı görüşmenin ardından kesin tutum almaktan kaçınarak, Cumhurbaşkanı’na olağanüstü önlemlerin ardından bir an önce net yol haritası çizmesi yönünde açıklama yaptı.

Tunus'taki iş dünyasının en büyük çatı örgütü Tunus Sanayi, Ticaret ve El Sanatları Konfederasyonu (UTICA), ülkenin "sosyal, ekonomik ve sağlık koşullarında geçtiği bu zorlu dönemde bugüne kadar elde edilen kazanımları koruyacak hükümetin bir an önce kurulması" çağrısı yaptı.

Öte yandan devrim sonrasında sivil toplumun güçlendiği Tunus'ta Said'in söz konusu kararlarının yetki aşımı olduğunu düşünen kesimler de mevcut. Tunus Yüksek Yargı Konseyi, Said'in aynı zamanda kendisini başsavcı olarak atamasına tepki gösterdi.

Konsey açıklamasında, yargının bağımsızlığına dikkati çekerek bu erkin siyasi çekişmelerden uzak tutulması gerektiği vurgusu yaptı.

ULUSLARARASI TOPLUMDAN TEPKİLER

Arap Baharı isimli sürecin tek demokrasi örneği olarak kabul edilen Tunus'ta yaşanan gelişmelerde bölge ülkeleri ve batı demokrasilerinin çoğu "bekle ve gör" şeklinde bir yaklaşımı benimsedi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, dün akşam saatlerinde Cumhurbaşkanı Kays Said ile yaptığı görüşme sırasında olaylara ilişkin kesin tutum almaktan kaçındı. Açıklamada Blinken, Cumhurbaşkanı Said'e demokrasi ve insan haklarına bağlı biçimde, tüm siyasi aktörler ve Tunus halkıyla diyaloğu sürdürme çağrısı yaptı ve ABD'nin durumu yakından izlemeye devam edeceğini ifade etti.

Avrupa Birliği, Tunus'taki tüm aktörlere ülkenin anayasasına saygı duyması ve şiddetten kaçınması çağrısı yaptı.

Almanya ve Fransa, gelişmeleri "darbe girişimi" diye tanımlamaktan kaçınarak, hukukun üstünlüğü, şiddetten uzak durulması yönünde beyanda bulundu.

Tunus'taki Nahda Hareketi'nin İslamcı kimliği ve iktidar ortağı olarak görevden uzaklaştırılması nedeniyle, bölgede İslami hareketlere karşı tavır alan birçok aktör, Said'in bu girişimine açıktan tepki vermekten kaçındı.

Arap Baharı sonrasındaki yönetimlere müdahaleleriyle tanınan Körfez monarşileri büyük ölçüde sessiz kalmayı tercih etti. Bahreyn "Tunus'un daha fazla istikrar ve refah için gelişime kavuşması temennisinde" bulunurken Körfez'deki komşularının dışında dış politikasıyla tanınan Katar, taraflara sükunet çağrısı yaptı.

Mısır yönetimi, henüz olaylara ilişkin resmi açıklama yapmadı. Ülkedeki hükümet yanlısı basın olayları "İhvan terör örgütüne karşı bir savaş" biçiminde tanımlamayı tercih etti.

KAYS SAİD KİMDİR?

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, kariyer olarak Anayasa Hukuku Profesörlüğü'nden geliyor. Said, Arap Baharı sürecinin ardından 2014’te kabul edilen Tunus Anayasası'nı inceleyen uzmanlar heyeti arasında yer aldı. Said, 2019’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bağımsız aday olarak yarışa girdi ve ikinci tura kalmayı başardı. 2011 yılında dönemin “devrim” söylemini kapsayan sıra dışı kampanyasıyla Said, halkoyuyla gerçekleştirilen seçimlerin ikinci turunda yüzde 72 gibi yüksek bir oy oranıyla göreve geldi.

Klasik Arapça'yı baskın biçimde kullandığı güçlü hitabetiyle uluslararası basının dikkatini çeken Said, ülkedeki politik yapıda siyasi partilerdense şahıslar üzerinden kurgulanan bir sistem savunmasıyla öne çıktı.