Suudi Arabistan ve BAE ilişkilerinde yol ayrımı yaklaşıyor

Yemen’de kendisini yalnız bırakan BAE ile İsrail konusunda ayrı düşen Suudi Arabistan, Biden’ın seçilmesi sonrası Abu Dabi yönetimi ile ortak politika uygulamaktan uzaklaşıyor.

  • 03.12.2020, 09:43:07
  • Güncelleme: 6 ay önce
Suudi Arabistan ve BAE ilişkilerinde yol ayrımı yaklaşıyor

Son yıllarda bölgesel ittifak görüntüsü veren Suudi Arabistan ve Birleşik Arap emirlikleri arasındaki ilişkinin 2020 yılının başından itibaren önemli konularda ayrışmaya başladığı görülüyor. Bunda Suudi Arabistan yönetiminin bölgesel politikalarda daha dengeli ve yapıcı bir rol oynama isteğiyle birlikte BAE’nin adeta Riyad’ı yönlendirdiği algısına bir son verme isteğinin de rol oynadığı görülüyor. Riyad ile Abu Dabi arasındaki ilişkinin başta Yemen olmak üzere, Katar, İsrail ve Türkiye’yle ilişkiler düzleminde yol ayrımına doğru gittiği görülmekte. Özellikle Yemen’de iki ülkenin stratejisinin 2020 yılıyla birlikte tamamen farklılaştığı ve BAE’nin ülkede ayrılıkçı bir politikayı yürürlüğe koyduğu görülmekte.

Yemen’de ilk işaret

Yeni Şafak’ta yer alan habere göre, Abu Dabi yönetimi özellikle 2020 yılının ilk aylarda Yemen’de izlediği politikada Riyad’ın hedeflerinden ayrıştığı görülüyor. BAE, Yemen’de stratejik Sokotra adası başta olmak üzere Güney Geçik Konseyi üzerinde ayrılıkçı bir gündemi uygulamaya sokmaya başladığı ve Riyad destekli Yemen hükümetinin gücünü zayıflatmaya dönük adımlar attığı görülmektedir. Abu Dabi’nin bu adımıyla Riyad’ı 5 yıldır devam eden ve Yemen’de insani drama neden olan müdahale politikasında hem yalnız bıraktığı hem de Riyad’ı stratejik çıkmaza sürüklediği görülmekte.

Filistin’de görüş farklılığı

İsrail’le ilişkiler meselesi de iki ülke için üstü örtülü bir bölgesel liderlik ve rekabet meselesine dönüşme görüntüsü vermekte. BAE’nin, Ağustos ayında İsrail’le attığı “ihanet anlaşması” adımıyla Filistin meselesinde Suudi Arabistan’ın liderlik üstlendiği “Arap Planı”nın altını boşalttığı, dolayısıyla Arap ülkeleri arasında Riyad’ın liderlik pozisyonunu sarstığı görülüyor. BAE, peşinden sürüklediği bazı Arap ülkeleriyle hem Arap kamuoyunun mevcut rejimlerle ilişkisindeki gerilimi artırırken, Suud yönetiminin bölge halkları nezdindeki meşruiyetini de sıkıntılı bir konuma sürükledi.

Riyad’dan “normalleşmeye” ret

Riyad, Abu Dabi tarafından Filistin meselesinde, Yemen’den sonra bir başka çıkmaza sürüklenmek ve ABD ile karşı karşıya gelmek zorunda bırakıldı. Özellikle, BAE’nin İsrail’le attığı imza sonrasında Suud yönetimi, Washington’dan gelen yoğun baskıyla karşı karşıya kalmıştır. Buna karşın Riyad yönetimi, kendi önerisi olan “Arap Planı”na sadık kalacağını ve Filistin meselesinde adil çözüm sağlanana kadar İsrail’le ilişkileri normalleştirmeyeceğini son aylarda sıklıkla tekrarlamaktadır. Son olarak Suud Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya, Filistin meselesi çözülmeden ülkesinin normalleşmeye sıcak bakmadığını aktardığı ABD medyasına yansıdı.

Katar’a ambargo sona mı eriyor

Abu Dabi ile Riyad arasındaki görüş ayrılığının Katar’a yönelik ambargoda da oluştuğu görülmektedir. Haziran 2017’den bugüne devam eden ambargonun sürmesinde Abu Dabi’nin ısrarcı olduğu, buna karşın Riyad’dan son dönemde ambargonun yakın zamanda sona ereceğine ilişkin açıklamalar geldiği dikkat çekiyor. Son olarak Financial Times gazetesinde, ABD’de başkan seçilen Joe Biden yönetimine bir iyi niyet mesajı olarak Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Katar’a yönelik ambargoya yakın zamanda son vereceği iddia edildi.

Türkiye’yle yakınlaşma

Riyad’ın BAE’nin İsrail’le yakınlaşan ilişkileri karşısında, tercihini Türkiye’yle bir süredir gerilimli seyreden ilişkileri yeniden iyileştirme tercihine yöneldiği görülüyor. Abu Dabi yönetimi, Türkiye’ye karşı İsrail ve Yunanistan gibi ülkelerle yakınlaşmayı tercih ederken, Riyad bu yönelimi tercih etmedi. Aksine Riyad, Türkiye’yle ilişkilere vurgu yapan birkaç adım attı. Bu yönde ilk adım İzmir’de yaşanan deprem sonrasında Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz’in başsağlığı mesajı yayınlaması ve yardım talimatı vermesiyle geldi. Hemen ardından Kasım ayında Riyad’ın ev sahipliğinde gerçekleşen G20 liderler zirvesi öncesinde Kral Selman ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında gerçekleşen telefon görüşmesi geldi.

İlişkilerde iki kritik adım

İkili görüşmeden hemen sonra Suud Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud’un, Türkiye ile iyi ve mükemmel ilişkilere sahip olduklarını açıklaması, Riyad’ın Abu Dabi’den bölge politikalarında ayrışmasında önemli bir işaret olarak algılandı. Bu mesajın hemen ardından Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, Suud mevkidaşıyla Nijerya’da İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında biraraya geldiği ve görüşmenin oldukça samimi bir ortamda gerçekleştiği haberi medyaya yansıdı.