Müslümanların sesi duyulmuyor

Askeri darbe ve öncesi Müslüman halk hep acı içerisinde olmuş Myanmar’da. Askeri yönetimin çocuk yaştakilere verdiği idam cezaları ve müslüman topluma uyguladığı etnik temizlik halkta derin ve onarılması çok güç toplumsal yaraların oluşmasına neden olmaya devam ediyor.
  • 23.06.2022, 14:50:47
  • Güncelleme: 1 ay önce
Müslümanların sesi duyulmuyor

Burma İnsan Hakları Ağı (BHRN) Direktörü Kyaw Win, askeri darbenin ardından Myanmar'daki Müslümanların durumunun gün geçtikçe kötüleştiğini vurguladı ve Myanmar ordusuna yönelik uluslararası baskıların artması gerektiğini belirtti

Burma İnsan Hakları Ağı (BHRN) Direktörü Kyaw Win, "Birleşmiş Milletler (BM), Arakanlı Müslümanlar ve Myanmar'daki krizin çözümüne dair Myanmarlıları hayal kırıklığına uğrattı." dedi.

BM İnsan Hakları Konseyi'nin 50. Oturumu'nda Myanmar'daki insan hakları gündemini konuşmak üzere Cenevre'ye gelen Win, konsey gündemine gelen konular ve Myanmar'da 1 Şubat 2021 askeri darbesinin ardından son duruma dair AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Myanmar toplantısında BHRN adına Myanmarlı Müslümanların durumunu ele aldığını belirten Win, "Ülkede 7 milyon Müslüman yaşıyor ve Arakanlılar bunun yüzde 30'unu oluşturuyor. Myanmarlı Müslümanlar etnik ayrımcılığın yanı sıra işsizlik ve sosyal güvence gibi sorunlar yaşamayı sürdürüyor. Myanmar ordusu on yıllardır Müslümanlara sistematik baskı uyguluyor. Darbeden önce Aung San Suu Çii liderliğindeki Ulusal Demokrasi Birliği (NLD) hükümeti de Müslümanların sorunlarını çözmeye yönelik gerekli adımları atmadı." ifadelerini kullandı.

"Myanmar ordusuna uluslararası baskılar artmalı”

Askeri darbenin ardından Myanmarlı Müslümanların durumunun gün geçtikçe kötüleştiğini vurgulayan Win, "Myanmar ordusuna karşı baskıların uluslararası alanda artması gerekiyor. Bu yüzden burada ilgili ülkelerin delegeleriyle görüşerek durumun vahametini kendilerine iletiyoruz." dedi.

Win, uluslararası camianın askeri darbenin ardından Myanmar ordusuna tepkisinin son derece zayıf kaldığına işaret ederek, "BM, Arakanlı Müslümanlar ve Myanmar'daki krizin çözümüne dair Myanmarlıları hayal kırıklığına uğrattı. Örneğin, 2017'de Arakanlılara yönelik soykırımı önleyebilirlerdi. Fakat demokratik reform gündemini, soykırım önleyici güvenlik tedbirlerine tercih ettiler. Askeri darbeden bu yana Myanmar halkı, bundan önce Arakanlı Müslümanların yaşadığı zulmün aynısını yaşıyor." diye konuştu.

ASEAN, Myanmar sorununda bölünmüş durumda

Bu sorunun çözümünün tek başına Güneydoğu Asya Uluslar Birliğine (ASEAN) bırakılamayacağını vurgulayan Win, şöyle devam etti:

"ASEAN Myanmar konusunda bölünmüş halde. Malezya, Endonezya, Singapur ve Brunei, Myanmar halkının yaşadıklarını anlıyor, darbenin yanında yer almıyor ve Myanmar'ın demokratik bir ülke olmasını savunuyor. Fakat Vietnam, Laos ve Kamboçya gibi ülkelerin durduğu yer çok farklı. Sorunun ASEAN nezdinde çözümü, süper güçlerin ASEAN ile ne şekilde diyaloğa gireceğine bağlı. Bu yüzden uluslararası camianın birlik halinde olmasını, özellikle ABD ve Çin'in bir araya gelerek Myanmar için daha iyi bir gelecek belirlemek üzere müzakerelerde bulunmasını talep ediyoruz.”

"Myanmar ordusunun diyalog söylemi bir tuzak”

Win, Myanmar ordusunun ülkedeki etnik silahlı gruplarla diyalog süreci başlatılacağına yönelik açıklamalarını da samimi bulmadığını belirtti ve "Diyalog söylemi hileden ibaret. Myanmar ordusu aynı oyunu on yıllardır tekrar ediyor. Diyaloğa girmek gibi bir niyetleri yok. Sadece bu söylemlerle uluslararası camianın gözünü boyamaya çalışıyorlar. Etnik silahlı grup liderleri de oynanmak istenen oyunu çok iyi biliyor ve orduya güvenmiyor." ifadesini kullandı.

Myanmar'daki insani krizin çözümü ve Arakanlı Müslümanların sorunlarına dair Türkiye'den destek beklediklerinin altını çizen Win, şunları kaydetti:

"Türkiye kültürel ve geleneksel olarak bizim en yakın dostlarımızdan biri. Türkiye ile tarihi bağımız da var. Şu an Türkiye'de yüzlerce Myanmarlı genç öğrenim görüyor ve okulları bittikten sonra ülkelerine geri dönmeleri, mevcut gerilimlerden ötürü tehlike arz ediyor. Türk hükümetinin Myanmarlı öğrencilere yardım etmesi ve ülkelerine güvenli bir şekilde dönebilene kadar Türkiye'de kalmalarını sağlamasını rica ediyoruz."

Myanmar, en az 135 bin Arakanlı ve Kaman Müslümanı 10 yıldır alıkoyuyor

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Myanmarlı yetkililerin, son 10 yılda 135 binden fazla Arakanlı Müslüman (Rohingya) ve Kaman Müslümanını keyfi ve süresiz olarak alıkoyduğunu bildirdi.

Merkezi New York'ta bulunan HRW, "Özgürlük Diye Bir şey Yok: Rohingyaların Myanmar'ın Arakan eyaletindeki 10 yıllık alıkonuluşu" başlıklı rapor yayımladı.

Raporda Myanmarlı yetkililerin, son 10 yılda 135 binin üzerinde Rohingya ve Kaman Müslümanını keyfi ve süresiz olarak alıkoyduğu ifade edildi.

"BM 142 çocuğa işkence yapıldığını belgeledi"

Ordunun, 1 Şubat 2021'de yönetime el koymasının ardından, 142 çocuğun hayatını kaybettiğini, pek çoğunun yaralandığını ve 250 bin çocuğun yerinden edildiğini aktaran Andrews, 1400'den fazla çocuğun da keyfi olarak gözaltına alındığını ifade etti.

Ayrıca 3 yaşın altında olmak üzere en az 61 çocuğun rehin tutulduğunu, BM'nin de darbeden bu yana 142 çocuğa işkence yapıldığını belgelediğini kaydediliyor. 

Cunta yönetiminin uygulamalarından dolayı ülkede tahmini 7,8 milyon çocuğun okullara gidemediğini, sağlık ve eğitim gibi temel haklardan mahrum bırakıldığını belirten yetkililer, Dünya Sağlık Örgütünün rutin aşı yaptırmadıkları için 2022'de 33 bin çocuğun öleceğini tahmin ettiğini aktarıyor. 

Mülteciler silahlı gruplarca hedef alınıyor

Birleşmiş Milletler (BM), Myanmar'daki darbenin ardından ülkede 600'e yakın silahlı grup oluştuğunu ve Arakanlı mültecilerin bunlara katılmaya zorlandığını bildirdi.

Ülkede orduya direnen 600'e yakın silahlı grup oluştuğuna dikkati çeken Heyzer, Arakan'da yerinden edilen ve kamplarda yaşayan 140 binden fazla Rohingyalı (Arakanlı) mültecinin, özellikle de gençlerin kamplardaki silahlı gruplarca hedef alındığını ve bu silahlı gruplara katılmaya zorlandığını söyledi.

AB'den Myanmar'a "silah akıyor" uyarısı

Avrupa Birliği'nin (AB) BM Daimi Temsilcisi Olof Skoog ise isim vermeden bazı ülkelerin Myanmar'daki askeri rejime silah sağlamaya devam ederek, şiddet ve baskıya imkan tanıdığını aktardı.

Skoog, Myanmar ordusuna silah satışına, silah transferine ve teknik desteğe derhal son verilmesi ve ordunun değil Myanmar halkının desteklenmesi çağrısı yaptı.

Arakanlı Müslümanlara etnik temizlik

BM verilerine göre, 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'dan kaçmak zorunda kalan ve Bangladeş'e sığınan 700 binden fazla mülteci bulunuyor. Kamplardaki mültecilerin yarısını ise çocuklar oluşturuyor.

Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntüleriyle Arakan'da yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Arakanlıların topraklarına dönüşü için Myanmar ile Bangladeş hükümetleri arasında imzalanan anlaşma, yerinden edilenlerin durumlarını belgelendirmeleri mümkün olmadığı için uygulama da işlevsiz kalıyor.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

Uluslararası medya ve kuruluşların Arakan eyaletine girişini ciddi oranda kısıtlayan Myanmar hükümeti, bugüne kadar Arakanlı Müslümanların geri dönüşlerine ilişkin verdiği sözleri de yerine getirmedi.

Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanlar ve insan hakları örgütleri, gerekli güvenli ortam sağlanmadan bu kişilerin Myanmar'a dönmelerinin, yeni bir etnik temizliğe yol açacağı endişesini taşıyor.

Myanmar'daki askeri darbe

Myanmar ordusu, 2020'deki genel seçimlerde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi gerilim yaşanmasının ardından 1 Şubat 2021'de yönetime el koymuştu. Ordu, ülkenin fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii başta olmak üzere pek çok yetkili ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına almış ve bir yıllığına olağanüstü hal ilan etmişti.

Myanmar ordusunun darbe karşıtı protestocu ve isyancı gruplara silahlı müdahalesi sonucu bugüne kadar yaklaşık 1900 kişi hayatını kaybetti. Darbeden bu yana yaklaşık 13 bin kişi gözaltına alınırken 10 binin üzerinde kişi ise halen içeride tutuluyor.

Askeri mahkemeler, tutuklulardan 2'si çocuk 114 siyasi mahkum hakkında idam kararı verdi.

  • Kaynak: AA