Buğday ihtiyacının sadece yüzde 10'unu kendi ektiği tarım alanlarından üretebilen Lübnan, buğdayda neredeyse tamamen dışarıya bağımlı.

Aynı şekilde Mısır da buğdayın 80'ini, Libya da yüzde 40'ını başta Rusya ve Ukrayna olmak üzere çeşitli ülkelerden satın alıyor.

Ancak Rusya ve Ukrayna arasında 5 aydır devam eden savaş, Lübnan, Libya ve Mısır'da ekmek fiyatlarında artışa sebep olurken, gıda güvenliği endişesi ülke gündemine damgasını vurdu.

Söz konusu 3 ülkede halihazırdaki buğday stok durumu, ithalat rakamları ve ülke yetkilileriyle görüşerek savaşın buğday krizini nasıl etkilediğini ele aldı.

YÜZDE 90 İTHAL

Açık kaynaklara göre Lübnan, daha önce buğdayın yüzde 65'ini Ukrayna ve Rusya'dan ithal ediyordu. Ülkedeki buğday ithalatının tamamı Lübnan Merkez Bankası tarafından sübvanse ediliyor.

Devlet desteğiyle satın alınan buğday, ülkedeki özel şirketlere ait un fabrikaları veya değirmenlere dağıtılıyor. Ancak her iki ülke arasında patlak veren savaş nedeniyle nisandan bu yana Lübnan'da sürekli buğday temin krizi gündeme geliyor.

Lübnan genelinde nisan ayında fırınlar, artan masraflar, buğday temin krizi ve değişmeyen fiyatlar nedeniyle birkaç gün kepenk dahi kapattı. Ülke yetkililerine göre bir ay buğday satın alımının aksaması halinde ülkede ekmek krizi baş gösterecek.

Buğday alımından sorumlu ve gerekli bütçeyi çıkaran en yetkili makam olan Lübnan Ticaret Bakanı Emin Selam, konuya dair açıklamalarda bulundu.

Lübnanlı Bakan, şu ifadeleri kullandı:

"Rusya-Ukrayna krizinden bu yana Lübnan farklı ülkelerden buğday ithal etmeye devam ediyor ve şu anda 46 bin ton buğday ülkede mevcut. Ancak asıl sorun devlete ait buğday veya tahıl silosunun Beyrut liman patlaması nedeniyle yıkılması. Lübnan'a buğdayın her ay temin edilmesi için Dünya Bankası, Ukrayna ve diğer ülkelerle koordinasyon içerisindeyiz."

Ülkede buğday krizinin olduğu gerçeğini gizlemeyen ancak sorunun buğday alımında değil özel sektördeki stokçuluktan kaynaklandığını belirten Selam, "Buğday krizinin arkasındaki mesele ülkedeki özel sektörden kaynaklanıyor. Fırın ve un fabrika sahipleri, devletin sübvanse ettiği ithal buğdayı satın alıp işleyip piyasaya sürmek yerine depolarda saklıyor. Bu yasa dışı ve hükümet olarak bunların hakkında yasal işlemler yapılacaktır. Fırıncılara un vermeyen fabrikalar hakkında işlemler yapılacaktır." dedi.

Selam, "Lübnan'ın ortalama aylık buğdaya olan ihtiyacı 50 bin ton civarındadır. Ancak sadece ekmek için 36 bin ton yeterlidir." diye konuştu.

"Ortalama aylık buğdayın sübvanse edilmesi için de 20 milyon dolar harcıyoruz. Şu ana kadar bu para sadece Lübnan hükümeti tarafından ödeniyordu." diyen Selam, "Ancak önümüzdeki dönemde Dünya Bankasının sağlayacağı kredinin kullanıma açılması halinde satın alımlar bu bütçe üzerinden yapılacaktır." ifadelerini kullandı.

LÜBNAN ÜRETİM KAPASİTESİNİ ARTTIRMALI

Ülkedeki buğday krizi nasıl sona erebilir? şeklindeki soruya Selam, şu yanıtı verdi:

"Buğday krizinin çözümü, Lübnan'ın üretim kapasitesini artırması çünkü piyasa ihtiyacı olan buğdayın sadece yüzde 10'unu üretebiliyoruz. Üretimi artırmak, siloları yeniden inşa etmek ve çiftçilere destek sağlanması gerekiyor.

Buğday ve tahıl silolarının yeniden inşası için ulusal strateji planı kapsamında bazı planlarımız var. 3 farklı noktada silo inşa etmeyi planlıyoruz. Biri Beyrut'taki limanda olacak. Diğeri Trablusşam ve Bekaa'da. Toplamda 3 silo için 40 milyon dolarlık bir bütçe gerekiyor."

UN FABRİKALARI KAPANDI

Ülkede halihazırda fırın tezgahlarında ekmek yokluğunun yaşanmadığını belirten Lübnan Fırıncılar Sendikası Başkanı Ali İbrahim, Bakan Selam'ın aksine depolarda buğdayın bulunmadığını ve bu yüzden bazı değirmenlerin üretimi durdurduğunu söyledi.

İbrahim, "Devlet destekli buğdayın temin edilememesi nedeniyle ülke genelinde 12 un fabrikasından 5'i halihazırda kapalı." dedi.

"Şu anda piyasada ekmek krizi yok" diyen İbrahim, "Ancak 5 fabrikanın kapalı olması ve buğdayın temin edilmemesi halinde kriz çıkacak. Geriye kalan değirmenlerin daha fazla üretim yapması gerekiyor ancak bu da mümkün değil." ifadelerini kullandı.

Başkent Beyrut'un Hamra bölgesinde fırıncı olarak çalışan Hasan Musa da Rusya-Ukrayna krizinin kendilerini etkilediğini ancak asıl sorunlarının buğday değil doların artışı olduğunu söyledi.

Yılbaşından bu yana ekmek fiyatlarında aşamalı olarak zamların yaşandığını belirten Musa, "Lübnan'daki asıl sorun dolar mevzusudur. Ülkede dolar yok, eğer olursa tüm sorunlar çözülecek." görüşünü savundu.

LİBYA'DA YÜZDE 40 İTHAL

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Rusya-Ukrayna savaşından sonra yayınladığı "Rusya ve Ukrayna İşgali Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da Açlığı Artırıyor" başlıklı raporunda Libya'nın iki ülkeden toplamda yüzde 40 buğday ithal ettiğine yer vermişti.

Raporda, savaş nedeniyle Libya'da buğday ve un fiyatlarının yüzde 30 arttığı ifade edilmişti. Rusya ve Ukrayna savaşından sonra Libya’da hem ekmek fiyatları arttı hem gramaj azaltıldı.

Libya Fırıncılar Derneği Başkanı Muhammed bin Kasım söz konusu savaşın bütün dünyada ekmek fiyatlarını etkilediği gibi Libya’yı da etkilediğini söyledi.

Bin Kasım, sözlerine şöyle devam etti:

"Libya Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed Ali el-Huveyc’i bu krizden en az hasarla atlatmak için attıkları adımdan dolayı tebrik etmek istiyorum. Fırıncılar olarak Sayın Bakan'la istişare ederek vatandaşa krizin etkilerini en minimum oranda yansıtmanın yollarını aradık. Şu ana kadar ekmek fiyatlarında ciddi bir artış vatandaşa yansıtılmadı."

Bin Kasım, ekmek fiyatlarının sabitlenmesi hedefiyle 12 Haziran’da bakanla bir görüşme gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, ekmek fiyatlarında istikrar söz konusu olduğunu ve Libyalıların endişe etmelerine gerek olmadığını dile getirdi.

1 DİNARA ÜÇ EKMEK

Dr. Fevzi el-Mahmudi, Libya’da Rusya-Ukrayna savaşından önce una verilen devlet desteğinin kaldırılması yönünde karar alındığını, savaşın çıkmasının ardından söz konusu uygulamanın vatandaşı doğrudan etkilediğini aktardı.

"Savaştan önce 1 dinara dört ekmek alıyorduk, şimdi ise ancak üç ekmek alabiliyoruz ve ayrıca ekmeğin gramajı da düşürüldü." diye konuşan Mahmudi, savaşın uzamasının Libya’ya etkisinin daha fazla olacağını savundu.

Libyalı Rıda Ramazan ise buğdayın Ukrayna’dan ithal edildiği için fiyatların olumsuz etkilendiğini ve ekmek fiyatlarında artış yaşandığını ifade etti.

Ramazan, "Hem fiyat yükseldi hem de gramaj düştü. Ben ailem için günde bir buçuk dinarlık ekmek alıyordum. Şimdi en az 3 dinarlık ekmek alıyorum." dedi.

MISIR, YÜZDE 80 İTHAL EDİYOR

En büyük buğday tedarikçisi Rusya ve Ukrayna olan ve yıllık buğday ihtiyacının yüzde 80’ini ithal eden Mısır, dünya genelinde en çok buğday ithal eden ülke konumunda bulunuyor.

Mısır Seferberlik ve İstatistik Kurumunun resmi verilerine göre, 2020 yılında yaklaşık 12 buçuk milyon ton buğday ithal eden Mısır, dünya genelinde en çok buğday ithal eden ülke oldu.

Buğday fiyatları ve dolar kurunun yükselmesi, ülkenin 2022-2023 yılı bütçesinde 3 milyar dolar ek bütçe tahsis edilmesi sonucunu doğurdu.

Mısır Tarım Bakanlığının verilerine göre geçen yıl 13,3 milyon ton buğday ithal eden Mısır'ın en büyük tedarikçisi 8,96 milyon ton ile Rusya oldu.

Rusya ve Ukrayna arasında çıkan savaş nedeniyle tedarikte yaşanan sıkıntılar sonrası Mısır’da 3 Mart’ta buğday fiyatlarına ton bazlı olarak 1000 cüneyh (yaklaşık 53 dolar) zam gelmişti.

5 AYLIK STOK

Öte yandan Mısır merkezli "Sada el-Beled" haber sitesinde yer alan haberde, Mısır’da gelecek 5 ay boyunca yetecek kadar buğdayın stoklandığı bildirildi.

Haberde, nisan ayında ülkede buğday hasadının başlamasıyla yaklaşık 3 milyon ton buğdayın stoklandığı ve bu miktarın 5 milyon tona ulaşmasının beklendiği aktarıldı.

Yerli çiftçilerin yetiştirdiği buğdayın ülkeyi global bir krizden kurtardığı belirtilen haberde, söz konusu miktarın ülkenin 5 yıllık buğday ihtiyacına tekabül ettiği kaydedildi.

Hişam Haccac Zidan, her sabah 05.00’te fırını açtıklarını ve akşam 22.00'ye kadar çalıştıklarını söyledi.

Ekmek fiyatlarına da değinen fırıncı Zidan, "fiyatların uygun olduğunu, 1 cüneyhe de yarım cüneyhe de ekmek bulunduğunu" ifade etti.

Zidan ayrıca, Rusya-Ukrayna savaşının ülkede henüz ekmek fiyatlarına yansımadığını ve ekmek fiyatlarının böyle de devam etmesini temenni ettiğini kaydetti.