Libya seçimleri Türkiye ile ilişkileri nasıl etkileyecek?

Şubat ayında Libya’da yapılması planlanan seçimlerin Türkiye’nin Akdeniz’deki faaliyetlerini sekteye uğratmayacağını düşünen uzmanlar, Türk varlığının bölgede kalıcı barışı sağlamak için şart olduğunu ifade etti.
  • 05.01.2022, 14:24:07
  • Güncelleme: 2 hafta önce
Libya seçimleri Türkiye ile ilişkileri nasıl etkileyecek?

TRT Arabi’nin yayınladığı analize göre, Türkiye-Libya ilişkileri gelecekte nasıl bir şekil alacak olursa olsun, ilişkilerin şekli büyük ölçüde Ankara ile Trablus arasında imzalanan deniz anlaşmasına bağlı olduğundan, Ankara Doğu Akdeniz'deki varlığından ve buradaki haklarından vazgeçmeyecektir.

TÜRKİYE VE LİBYA ARASINDAKİ ANLAŞMA VE KÜRESEL YANSIMALARI

 Avrupa Birliği'nin sürekli değişen kıta sahanlığı ve Doğu Akdeniz Münhasır Ekonomik Bölgesi haritaları, Türkiye'yi kıyılarının büyüklüğü ve stratejik ağırlığı ile orantısız dar bir alana sıkıştırmayı amaçlıyor. Ayrıca Avrupa Birliği, petrol ve doğalgaz zengini bu bölgede gerçekleştirilen enerji operasyonlarında Ankara'nın söz sahibi olmasını istemiyor.

Bu kapsamda Türkiye ve Libya 27 Kasım 2019 tarihinde iki ülke arasındaki deniz sınırını gösteren bir mutabakat imzalamış ve Birleşmiş Milletler bu anlaşmayı 30 Eylül 2020 tarihinde onaylamıştır. Ankara'nın uluslararası kabul görmüş Libya Ulusal Hükümeti ile imzaladığı anlaşma, Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok örgütten tepkilere sebep olmuştu. Anlaşma, Doğu Akdeniz'in en uzun sahil şeridine sahip olan Türkiye'nin bu bölgedeki gelişmelerde aktif rol oynayacağının bir göstergesiydi. Ayrıca Ankara'nın bu hedefe ulaşmak için çok seviyeli bir politika izlediğini belirtmekte fayda var.


Öncelikle Türkiye'nin Libya'daki varlığı vurgulanırken, Birleşmiş Milletler tarafından tanınan meşru Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne verdiği destekle Libya’da barışı tesis eden bir ülke olduğunu önemle belirtmekte fayda var, bu destek Fransa gibi bazı kesimlerin tepkisini çekiyor. Batılı ülkeler yapılan bu anlaşmayı inkar ediyor ve karşılık olarak 'emekli general' Halife Hafter'i destekliyor.

TÜRKİYE’NİN DOĞRUDAN MÜDAHALESİNİN KAZANIMLARI

General Hafter ve güçlerinin başkente yönelik saldırılarını yoğunlaştırmasının ardından, Ulusal Mutabakat Hükümeti Trablus'u korumak ve darbeye karşı durmak için Türkiye'den destek istedi, Türkiye bu çağrıya göz yummadı ve hemen askeri ve lojistik olarak yanıt verdi.

Ancak Libya'da Trablus'taki meşru hükümet lehine Türk yardımı, olayların seyrini değiştirdi ve çatışma koşullarına bir tür denge getirdi. Bu, ülkedeki siyasi süreci saran boğulmanın üstesinden gelmek için bir fırsattı. Libya'da yıllardır iktidarı tehdit eden ve sonuçsuz kalan çatışmalar, Türkiye'nin desteğiyle yerini ateşkes ve seçim sürecinin canlanması fikirlerine bıraktı.


Sonunda Libya, yasama seçimleri yapma kararı almasını sağlayan göreli bir istikrara kavuştu ve siyasi sürecin ilerlemesinin önündeki engelleri kaldırmaya çalıştı. Türkiye'nin bu aşamaya gelmesindeki rolü inkar edilemez veya göz ardı edilemez.

Bahsettiğimiz gibi Libya seçimlere gitme kararı aldı ve bunun bir an önce gerçekleşmesi için gerekli önlemleri alıyor. Başlangıçta, Libya Temsilciler Meclisi, seçimlerin yapılması ve ülkenin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması için önemli adımlar atan Abdül Hamid Dibeybe başkanlığındaki ulusal birlik hükümetine güven verdi. Siyasi sürecin devamı ve ulusal birlik hükümetinin kurulması, Türkiye'nin garantör güç olarak Libya'daki yardım ve desteğiyle yakından bağlantılıdır.

SEÇİM SONUÇLARI İLİŞKİLERİ NASIL ETKİLEYECEK

Şu anda Türkiye'nin Libya ile diyaloğunun geniş olduğunu ve iki taraf arasındaki ilişkilerde olduğu gibi seçimlerden sonra kurulacak yeni rejimle iletişimin devamını sağlayacak tüm Libya partileriyle açık kapı politikası benimsediğini de belirtmek gerekir. Dostluk ve iş birliği temelinde iki ülkenin ilişkilerinin gelişmeye devam etmesi muhtemeldir.

 

Türkiye tarihsel olarak karşılıklı anlaşmalar ve sözleşmeler yoluyla ilişkileri geliştirmeyi ve olumlu iletişimi teşvik etmeyi her zaman tercih etmiş ve bu doğrultuda çeşitli adım ve faaliyetlerde bulunan bir ülkedir. Bu nedenle gelecekte Libya ile ilişkilerde herhangi bir kesinti veya askıya alma olması olası değildir.

Ancak Libya hükümetinin değişmesi veya bu hükümetle ilişkileri etkileyecek herhangi bir senaryo, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'den tamamen veya kısmen çekilmesine veya buradaki haklarından feragat etmesine asla yansımayacaktır. Türkiye, Doğu Akdeniz'de önemli bir oyuncu ve bölgedeki gelişmelere kesinlikle kayıtsız kalmaması bekleniyor.


Bölgede barışın sağlanması da Türk varlığını zorunlu kılan önemli bir faktördür. Bu nedenle Doğu Akdeniz, sadece enerji kaynaklarında önemli kazanımlar sağlayacak bir bölge olarak değil, bölgenin istikrarında önemli bir aşama olarak görülmelidir. Bölgenin genişliği ve birçok ülkeyi kapsadığı göz önüne alındığında, bu bölgede uygulanacak tüm faaliyetler ve girişimler geniş halklar üzerinde uzun vadeli bir etkiye sahip olacaktır. Tüm bunların bilincinde olan Türkiye, Doğu Akdeniz'de sağladığı destekler ve yaptığı anlaşmalarla bölgede barışı, refahı ve iş birliğini koruma yolunda adımlar atmaktadır.


Bu bağlamda Libya ile imzalanan deniz sınırı belirleme anlaşması, Türkiye'nin sınırlarını ve haklarını koruması açısından her şeyden önce çok önemli bir anlaşma olup, aynı zamanda tüm bölgede barış ve huzurun korunmasını amaçlamaktadır. Başta Yunanistan olmak üzere birçok ülkenin anlaşmaya itirazları ve iptal taleplerine gelince, gerçek ve makul beklentiler düzeyine ulaşamayan bir konu olarak kaldı.