Kırımsız! Birleşik Krallık merkezli nakliye şirketinden dikkat çeken Ukrayna haritası

Nakliye kamyonlarında yer alan Avrupa haritasında Kırım Yarımadası’nın yer almadığı Ukrayna haritasını kullanan Birleşik Krallık merkezli nakliye şirketi Came-Ro’ya Ukrayna yönetimi tepki gösterdi.

  • 03.08.2021, 11:50:12
  • Güncelleme: 1 saniye önce
Kırımsız! Birleşik Krallık merkezli nakliye şirketinden dikkat çeken Ukrayna haritası

Avrupa’nın çeşitli ülkelerine yük taşıyan nakliye şirketi Came-Ro’ya ait kamyonlarda basılan haritada, Rusya işgal altına alınan Kırım Yarımadası’nın yer almadığı Ukrayna haritası kullanıldı. Şirketin Facebook sayfasında kullanılan kapak resminde yer alan şirket kamyonunun üstünde Kırım’sız Ukrayna haritası tepkilere neden oldu.

UKRAYNA: DURUMU İNCELİYORUZ

Şirketin yanlış Ukrayna haritasını kullanmasına Ukrayna’nın Birleşik Krallık Büyükelçiliği tepki gösterdi. Büyükelçiliğin açıklamasında, “Ukrayna sınırlarının uluslararası hukuka aykırı gösterildiği her türlü kışkırtıcı sunumuna dikkat ediyoruz. Ukrayna’nın Birleşik Krallık Büyükelçiliği bu konuyu inceleyerek bundan sonra atılacak adımları belirleyecek.” ifadelerine yer verildi.

KIRIM’IN İŞGALİ

İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. 7 yıl önce Mart ayında sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.
Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.
16 Mart 2014 tarihinde kamuflajlı Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında göstermelik bir referandum düzenlendi. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği ve ABD, yasa dışı yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatarları boykot etti.
İşgalciler, sözde referanduma katılım oranının yüzde 84,17 olduğunu ileri sürerken, seçmenlerin yüzde 96,57’sinin “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması için” oy kullandığın, yüzde 2,66’sının ise yarımadanın Ukrayna’ya bağlı özerklik statüsü için oy verdiği iddia edildi.
Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, kendi kaynaklarına atıfla, sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 30-50 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirmişti.

18 MART 2014’TE KIRIM RUSYA TARAFINDAN İŞGAL EDİLDİ

Ardından, 18 Mart 2014 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırım sözde Parlamentosu Başkanı Vladimir Konstantinov, dönemin sözde Kırım Başbakanı Sergey Aksyonov ve sözde Sivastopol Belediye Başkanı Aleksey Çalıy, Kırım ve Sivastopol’ün iki ayrı birim olarak “Rusya’ya bağlanmasına” ilişkin anlaşma imzaladılar.
Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.

  • Kaynak: QHA